Bu Sese Kulak Tıkanamaz

Bu haber 18 Mart 2014 - 22:59 'de eklendi ve 762 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

İSMAİL ATASEVER

Örnek teşkil eden kuruluştan bir çağrı var ki, sadece seni beni değil her kesimi ilgilendiriyor.

Üstelik bu çağrı, bireysel olmaktan çok uzak.

Dolayısıyla tüm kurum ve kuruluşlar da, dikkat kesilmek zorunda.

Aksi halde sadece günü değil geleceğimizi de risk etmiş oluruz.

***

Her kesimi yakından ilgilendiren çağrının sahibi TEMA Vakfı.

Bir yerde doğanın korunması, ilişkin olarak tüm canlıların çok daha sağlıklı koşullarda yaşamlarını sürdürmeleri gerektiğinin kaçınılmaz olduğunun mücadelesini veren kurum.

Şayet, aynı vakfın çağrısı dikkate alınmaz.

Yine bildiğimizi okursak, bugünü kaybettiğimiz gibi geleceğimizi de risk altına alırız.

Bu yüzden her kim olursa olsun çevre bilinciyle hareket etmek durumundadır.

***

Peki TEMA Vakfı, hangi gerekçeleri baz alarak bir çağrıda bulunuyor? diye baktığımızda, öne sürülen kriterlerin aksini düşünmek olası değil.

Düşünemezsiniz.

Dedim ya seni beni değil herkesi yakından ilgilendiriyor.

Dolayısıyla kulak tıkanamaz.

Bakınız TEMA Vakfı nasıl bir açıklamada bulunuyor.

6360 sayılı kanun gereği, yerel seçimlerden sonra 14 ilde büyükşehir belediyesi kurulacağı anımsatılırken, bu illerdeki köy ve belde belediyelerinin mahalleye dönüştürülecek olmasıyla, kırsal alandaki kentleşmenin önünü açacağı savunuldu.

Kentleşme ile birlikte yeşil alanların daha da daralması ve doğal çevrenin kirletilmesi endişeleri dile getirildi.

Belli ki Türkiye genelinde kentleşme oluşumları beraberinde bir takım sorunlar getiriyor.

İlişkin olarak şu ayrıntıya yer veriliyor.

Türkiye genelinde toplanan belediye atıklarının %c 43.5’i insan sağlığını tehdit eden çöplüklere dökülüyor.

Yanlış atık yöntemi, kuraklık sorunuyla birlikte su varlığını da tehdit ediyor.

Atık suların % 24’ü arıtma işlemine tabi tutulmadan deniz, göl, akarsu vb. alıcı ortamlara deşarj ediliyor.

Belli ki insanlığın hizmetine diyerek sürdürülen girişimlerdeki bilinçsizlik, beraberinde telafisi çok zor sorunlar doğuruyor.

TEMA Vakfının öne sürdüğü 2 önemli ayrıntı daha var ki, aksini düşünemezsiniz. Zira ülke genelinde yer eden tüm belediyelerin öncelikli sorunu olduğunda şüphe yok.

Deniyor ki;

Su şebeke kayıplarının % 40-45 arasında olduğu tahmin ediliyor. Elektrik şebekelerindeki kayıplar ise % 14.6 arasında hesaplandı.

Sanırım buna kimsenin itirazı olamaz.

Zira belediye başkanları da aynı dertten muzdarip.

İnsanımızdan kaynaklı bir açmazın nelere mal olduğu vurgulanırken;

Türkiye’de insan kaynaklı iklim değişikliğine bağlı olarak sadece büyük kentlerimizde meydana gelen sel hasarları, verimli üst toprak kaybının yanı sıra, depremlerin neden olduğu maddi kayıplara yaklaşıyor.

Bunun sebebinin bilinçli veya bilinçsiz orman yangınları olduğu açık.

Zira aynı yangınlar zamanla iklim değişikliğine neden olmakla kalmıyor, beraberinde oluşan toprak kayıpları sel hasarlarına sebep oluyor.

Hal böyle olunca bir örnek veriliyor.

Türkiye’de mevzuat gereği yerleşmelerde kişi başına düşen aktif yeşil alan miktarı 10 m2 olmalıyken, İstanbul’da 6 m2.

Oysa bu miktar dünya kentlerinden Stokholm’de 87.5, Roma’da 45.3 m2, Londra’da 26.9 m2, Amsterdam’da 45.5 m2.

Sanırım bu oranlar her şeyi açıklıyor.

Oysa asıl olan;

Tarım arazilerinin doğal ve kültürel kimliklerin, yeşil alanların korunması, doğru atık yönetiminin sağlanması, sürdürülebilir ulaşımın ve kentsel alt yapının geliştirilmesi, kentlerin sağlıklı gelişmesi, iklim değişikliğine uyum sağlayan modellerin uygulanması, ekolojik okuryazar belediyelerin oluşturulması ve paydaşların karar süreçlerine aktif katılımının sağlanmasıdır.

Anlaşılan o ki, söz konusu kriterlerin yerine getirilmesiyle daha sağlıklı kentler oluşur. Dolayısıyla aynı kentlerde yaşayanların benzer konularda hiçbir endişesi olmazdı.

Her yerleşim biriminden birinci derece sorumlu her belediye başkanının öncelikli görevi bunlar olmasına karşın, ne yazık ki her birinin aynı yaklaşımlar içerisinde olduğu düşünmek mümkün değil.

Bu arada acaba diyorum!

Önümüzdeki süreçte gerçekleştirilecek yerel yönetim seçimlerinde başkan seçilenler, hiç değilse bundan sonrasında TEMA Vakfının altını çizdiği kriterlerin yerine getirilmesi noktasında duyarlı davranırlar mı?

Kısaca, aynı vakfın öne sürdüğü, bir yerde olmazsa olmaz koşulların sağlanması adına titizlik gösterirler mi?

Bekleyip göreceğiz…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.