BU SES KULAK TIKAYAMAZSINIZ

Bu haber 05 Haziran 2013 - 10:02 'de eklendi ve 1.025 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

İsmail Atasever
Dünyada konuşlanan onca ülke arasında Türkiye’nin ayrıcalıklı bir yere sahip olduğunu yadsımak olası değildir.
Özellikle sahip olunan nice değerler adına.
Onun için acaba diyorum
Acaba, halkımız kadar devletine gönülden bağlı kaç ülke insanı vardır?
Elbette, vatanı uğruna canını feda eden niceleri yok değildir.
Ama hiçbiri bizim halkımızın gösterdiği tahammül ve fedakarlık derecesine ulaşamaz.
Gün oldu, ülke ekonomisinin istenmeyen değerler içerdiği süreçte, yönetimde bulunan hükümetlerin getirdiği yaptırımları sessiz sedasız kabul etti.
Bir zamanlar enflasyonun tavan yaptığı süreçte dahi, zorunluluktan diyerek kabuğuna çekildi.
Kaldı ki bu tür uygulamalar sadece ekonomiye özgü olmadı.
Daha nice alanlar adına halk öylesine cendere içerisine girdi ki.
Buna rağmen yine kabullendi.
Tabi bunda devletine olan güven, bağlılık ve hoşgörü vardı.
Bu arada sanılmasın ki yönetim kademelerinin benzer yaptırımları birkaç seneyle sınırlı kaldı.
Hepimiz biliyoruz ki ülkemizde, halkımızın belini büken enflasyon çok uzun süre etkisini gösterdi.
Enflasyonun tavan yaptığı süreçte dahi, yine o duyarlılık vardı.
Dedim ya insanımız için asıl olan devletin bekasıydı.
Onlara göre, bugün için değişik alandaki gelişmeler olumsuzluklar içerebilir ama bir gün her şey yoluna girerdi.
İşte bizim halkımız buydu.
Onun için diyorum.
Dünyada hiçbir ülke vatandaşı, Türk insanı kadar hoşgörülü ve fedakar değildir.
***
Buna karşın hassas olduğu, dolayısıyla hoş göremeyeceği bazı temel kriterler vardı.
Her şeye kabullenebilir ama bazı değerler adına taviz vermezdi.
Bunun son örneğini İstanbul Taksim Gezi Parkında yapılmak istenen AVM’lerde gördük.
AK Parti Hükümetinin bilgileri doğrultusunda İstanbul Belediyesi, aynı yerde AVM yapılmasına karar verince olanlar oldu.
Zira burası halkın rahatlıkla gezebildiği, çoluk çocuğuyla nispeten eğlendiği bir açık hava müzesi niteliği taşıyordu.
Onun için buradaki bir kısım ağaçların kesilerek yerine ticari merkezlerin yapılmasına sessiz kalamazlardı.
Nitekim kalmadılar.
Yaklaşık 5 gün süreyle 7 den 70’e halk, böyle girişimin olmaması için olanca gücüyle direndi.
Üstelik aynı eylem İstanbul’la sınırlı kalmadı.
Yaşadığımız kent Muğla olmak üzere ülkemizin birçok ilinde benzer tepkiler oldu.
Yine de dikkat çeken bir ayrıntı, halisane düşünceyle ağaçların katledilmesine karşı çıkan gruplar arasına bir kısım provokatörlerin katılmasıydı.
Kim ne derse desin nasıl bir yaklaşım içerisinde olsa da, halkın haklı direnişi bu tür art niyetliler yüzünden zihinlerde bir takım istifamlar oluşturdu.
Keşke.
Keşke, bu halis düşüncenin sahipleri onların aralarına karışmasına fırsat vermeseydi.
Zaten onlar yüzünden değil mi İstanbul ile birlikte pek çok kentin alt üst edilmesi.
Onca yerin tahrip edilip, yüzlerce aracın kullanılamaz hale getirilmesi.
İşte halkın bu direnişine gölge düşüren tek ayrıntı buydu.
Bu yüzden keşke olmasaydı diyorum.
***
Bütün bunlara karşın bir gerçeğin altını tekrar çizmek istiyorum.
Bizim halkımız, dün olduğu gibi bugün de pek çok şeyi hoş görebilir.
Gördü de.
Yıllardır enflasyonun yarattığı sıkıntıya karşın hiç sesini çıkarmaması bunun en bariz göstergesi.
Ama tek taviz vermediği ve vermeyeceği, sahip olunan bir kısım değerlerin yok edilmesidir.
Bu yüzden hiç kimse, provokatif girişimde bulunanlar hariç, halkın bu eğilimini karşı çıkamaz.
Ve de çıkmamalı.
Dolayısıyla İstanbul Taksim Gezi Parkı adına girişilen eylemlere direniş, halkın haklı isyanından başkası değildir.
Kısaca bu sese kulak tıkanamaz.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.