“Bu Şenliğe Ne Gerek Var?”

Bu haber 06 Ekim 2017 - 0:49 'de eklendi ve 1.424 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Başlık hoşuna gidip, yazıya dalanlar hüsrana uğrayabilirler…

Çünkü bu yazı “Menteşe Kültür ve Sanat Şenliği” yapılmasın, gerek yok yazısı değil…

Bu yazı, şenliği kel alaka bir şekilde “Rio Karnavalı”na benzetip, Muğla’nın sosyal-kültürel yaşamına dil uzatanlara, şenlik kortejinden ayıklanmış bir kare dansçı fotoğrafı ile şenliği ve dolayısıyla Muğla’yı linç etmeye kalkanlara inat ve rağmen şenlikler devam etmeli yazısıdır…

Şenlik bir kare fotoğraftan ibaret olmadığı gibi, izleyenlerin ifadesine göre şenlik korteji de o farklı anlamlar yüklenen fotoğraftan ibaret değil… Kortej müthişmiş… Kapanış konseri de öyle…

Gazeteci arkadaşlarım “Muğla Sıla konseri ile sallandı.” diyorlar. Eski Garaj Alanı’nın havadan çekilmiş fotoğrafları gerçekten muhteşem… Orada toplananların 30 bin kişi olduğu söyleniyor.

O meydanda bugüne kadar hiçbir siyasi böyle bir kalabalığı toplayamadı.

Üstelik şenliğin son gecesi o alanda CHP’lilerin ağırlığı olsa da AK Partili de varış, MHP’li de… Üniversite gençliği de oradaymış.

Menteşe Kültür ve Sanat Şenliği’nin sadece bunun için bile yapılması gerekir…

 

xx           xx           xx

Bu şenliğe gerek var.

Ancak Menteşe Belediyesi tarafından düzenlenen bu şenliğin ilkinin gerisine düştüğü söyleniyor.

Bana sorulacak olursa Orhan Çakır’ın, Erman Şahin’in dönemlerindeki şenliklerin çok gerisinde olduğunu söyleyebilirim.

O yıllarda “Muğla Kültür Şenliği” en görkemli şenlik olarak gösterilen Dikili Şenliği ile yarıştırılan bir şenlikti… Akyol Kahvelerinde, Saburhane Kahvelerinde, Orgeneral Mustafa Muğlalı İşhanı avlusunda paneller, söyleşiler yapılırdı. Çocuklar için Workshoplar (Taşınabilir) Tiyatro, Resim Atölyeleri kurulurdu.

Bugün Menteşe Belediyesi’ni yönetenler o günleri yaşamadılar mı?

Bu şehirde “Tiyatro Günleri” ve “Sinema Günleri” yapılırdı, Türkan Şoray, Fatma Girik, Tarık Akan gibi isimler halkla söyleşi yaparlardı…

Menteşe Belediyesi’nin “teknik direktörü” Erol Kutlay bunları bilir…

 

xx           xx           xx

Nejat Altınsoy, “Arasta’nın Yüzü Belgeseli” başlıklı yazısında “Menteşe Belediyesi 3. Kültür ve Sanat Şenliği 3. gün sürdü ve şenlikte çok sayıda etkinlik gerçekleştirildi.” demiş.

Çok sayıda etkinlik değil, az sayıda nitelikli etkinlik yapılmalı. Kavun Yarışması bağımsız bir etkinlik haline getirilmeli…

Nejat Altınsoy şöyle devam etmiş:

Konserler, söyleşiler, yarışmaların yer aldığı şenlikte bize göre diğerlerine göre öne çıkan bir etkinlik vardı. Menteşe Belediyesi Basın Hakla İlişkiler biriminden Hakan Özaydınlık’ın hazırladığı Arasta’nın Yüzü Belgeseli, doğrusunu söylemek gerekirse, kent olarak neleri yitirdiğimizi ortaya koyan nitelikteydi. Arasta’nın Yüzü bir belgesel olmasının ötesinde kentin vizyon ve misyonunun ortaya konması açısından önemliydi.

Nejat Altınsoy arkadaşımızın yazısından anladığımız, “Helvacı Tahsin’den Marangoz Mustafa Bağcıoğlu’na, Berber Ali Kamar’dan Radyocu Metin’e arastanın birçok müdaviminin ve iş sahiplerinin açıklamalarıİnsan Hakları Parkı’nda izleyenleri kendine getirmiş…

 

xx           xx           xx

Arasta’nın Yüzü Belgeseli”nde Araştırmacı-Yazar Y. Mimar Ertuğrul Aladağ ile rahmetli Ünal Türkeş de konuşmuş. Özellikle rahmetli Türkeş’in konuşması isabetli olmuş.

Böyle bir belgeselde Orhan Çakır ve Erman Şahin’in ve hatta Hüseyin Ülkü’nün, Amele Bayram’ın (Kalay) bulunmamaları ise büyük eksiklik…

Ben belgeseli izlemedim. Bir şekilde izlemek isterim. Muhtemelen elimizden kayıp giden, Arasta’dan gözlerimizin önünde kaybettiğimiz değerleri, “Burası Muğla” dememizi sağlayan mühürlerin yok oluşunu anlatmışlardır.

Bu şenlikten Kavun Yarışması’nı ve “Arasta’nın Yüzü Belgeseli”ni çıkarın Muğla Kültürü’ne dair geriye ne kalıyor?

Bakarsınız Hakan Özaydınlık kardeşimiz, hala Erman Şahin ve Orhan Çakır da yaşarken, Muğla Kültür Şenlikleri üzerine bir belgesel yapar da “şenlik komitesi”ni de kendine getirir…

Şenliğin açış konuşmalarında Belediye Başkanı Bahattin Gümüş, şenliğin 3 gün çeşitli etkinlik ve konserler ile süreceğini belirterek, “Her kesimden vatandaşımızı bir araya getiren şenliğimizle temel amacımız; en büyük değerimiz olan yaşam kültürümüzü gelecek kuşaklara aktarmak, değerlerimize sahip çıkmaktır” demiş.

İşte bu… Bu şenliğin derdi dün buydu… Bugün de bu mu?

 

xx           xx           xx

Menteşe Belediyesi’nin bu yıl 3’ncüsünü düzenlediği Menteşe Kültür ve Sanat Şenliği geçen Cuma günü baca yakma töreni ile başladı.

Çok şükür Muğla’nın bacası hala tütüyor… Bacamıza henüz incir ağacı dikilmedi…

Törene CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba ve İstanbul Milletvekili, Gazeteci Yazar Barış Yarkadaş ile CHP’li belediye başkanları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Nedense Vali Esengül Civelek şenlik açılışına değilde Kavun Yarışması’na katılabilmiş.

Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün’ün bu şenlikte de “kavun”a “kelek” dediği Kavun Yarışmasında hanım Vali Civelek yaptığı konuşmada, şenliğin Karabağlar Yaylası Kavunu’nun tanıtılmasına katkı koyduğunu belirterek “Bu ürünün tanınmasına, korunmasına, yeni nesillere aktarılmasına, pazarının arttırılmasına, aynı zamanda yayla kültürünün güzelliklerinin tanıtılmasına imkan sunanlara teşekkür ediyorum” demiş…

AhhhVali hanım ahhh… O Pazar hala yaratılmış değil…

 

xx           xx           xx

Şenlikte Sıla Konseri kadar yankı uyandıran iki etkinlik daha vardı.

Birisi Yeşilyurt Panayırı, birisi de üç gün süren “Kitap Günleri” olmuş…

Yeşilyurt (Pisi) Mahallesinde kurulan panayır ve yöresel ürünler sergisi büyük ilgi görmüş.

Yeşilyurt Maşat Alanında düzenlenen etkinlikte sahne alan Uygar Karaca ve Grup Zamansız panayıra gelenlere ve Yeşilyurtlulara keyifli anlar yaşatırken, herkes gönlünce eğlenmiş ve Pisililer ürünlerini değerlendirme olanağı bulmuşlar…

Arayan okurlarım oldu. “Şenlik olmasa da Yeşilyurt’ta, Yerkesik’te hafta sonları panayırlar düzenlense, yoğurdumuzu, peynirimizi, organik yumurta ve tavuğumuzu, zeytinimizi, yağımızı, balımızı, dokumamızı, köy ekmeğimizi, salçamızı, pekmezimizi, bestelimizi, cevizli sucuğumuzu gidip oradan alsak olmaz mı?”  dediler.

Neden olmasın?

 

xx           xx           xx

Kitap Günleri etkinlikleri büyük ilgi görmüş. Okurun yazarla buluşması çok önemli…

Muğla’da halen kitap okurlarının olduğunu görmek insana mutluluk veriyor.

Türk Toplum Bilimci, Gazeteci-Yazar, Prof. Dr. Emre Kongar, Sınırsızlık Meydanında okurlarıyla buluşarak kitaplarını imzalamış.

Keşke bir gazeteci Kongar’a “Türk toplumu nereye gidiyor?” diye sorsaydı.

Kongar’ın kitaplarını imzalarken bir de Muğlalılarla söyleşi yapması sağlanamaz mıydı?

Hatta Emre Kongar ile CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba ve İstanbul Milletvekili, Gazeteci Yazar Barış Yarkadaş yan yana getirilebilir ve kendilerinden “Türkiye nereye gidiyor?” sorusunun yanıtı alınabilirdi…

 

xx           xx           xx

Sanıyorum şenlikte en çok yazarlar ilgi görmüş.

Ne de olsa Muğla, “Kültür Şenliği”nin içeriğinde kültür, özellikle Muğla Kültürü ağırlığı kokusu hissedilemese de Muğla hala “Kültür Kenti”…

Sınırsızlık Meydanı’nda açılan kitap fuarı yağmurlu günde de ilgi görürken, İnci Aral ve Gülşah Elikbank okurlarıyla buluşmuş. Kitaplarını imzalamışlar. Emre GülNar”, Dilara KeskinDüşman Okullar”, Koray YersürenGözlük” adlı yapıtlarıyla başarı elde etmiş yazarlar… Başarılarını, dünya genelinde en büyük hikaye paylaşma ve keşfetme platformu olan Wattpad yazarlığı ile devam ettirirken Muğla’da okurlarının sevgi seline uğramışlar.

Muğla’da şenliğe gerek var… Yeter ki adının hakkı verilsin…

Dünkü yazıma okurlarımızdan Muhlis Karakaya’nın yorumu müthişti. O yorumla noktalayalım:

Ordövr tabağını bilirsiniz, her şeyden bir kaşık ana yemekten önce gelen atıştırmalık… Muğla festivali ordövr tabağı gibi oldu, her şeyden bir parça ortaya karışık… Ancak maalesef arkasından ana yemek gelemiyor, üretemiyorlar…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

6 ADET YORUM YAPILDI
Ali Akçay 06 Ekim 2017 / 13:32

Şenlikler festivaller o kentin yaşam organıdır. Hayat akışıdır. Varoluş biçimidir. Kenti yönetenlerin halkaverdiği sözlü ve yazılı sınavıdır. Olmaması kırsallıktır akarsuyu kurutmaktır . Yerinde bir yazı olmuş kutlarım özgür bey.

Reşat Öztepe 06 Ekim 2017 / 14:20

Gocuman; yazınzın İlk parağrafına katılmadığımı söylersen kızmamalısınız. Zira bende Muğlalıyım ve “o” korteji kınıyorum. ve Kültür nereseinde diye arıyorum. Hani derler ya Ayna. Kortej AYNA mızıdr. orada ne görürseniz yada ne gösterirseniz o konuşulur. Benim gözüme mi? Senin Sözüne mi? derler ya. o hesap.sevgi ve saygı.

Nabide Kılınç 06 Ekim 2017 / 15:20

Muğla Menteşe Kültür Şenlikleri’nde görmek istediklerim kentin kültürel ve mimari, tarihsel dokusuna uygun sokaklarından kesitlerle dilegelen programlar , kentin kültürel dokusunun ve karakterinin korunmasına yönelik yapılanların, yapılacakların dile geleceği programlar. Şehrin yaşam kesitlerinden günlük canlı çekimlerle içlerine gidiş, Muğla halkını içine katan bir program çeşitlemesi , Muğla’nın büyümesinde etkili olan unsurların neler olduğu , ayrıca civar mahalle olan yöresel köylerimizin gerek köylerini gerekse insanını içine alan programlar la donatılması, kentin geçmişten geleceğe dokusunu taşıyacak tanımlayacak panel ve programlarla buluşması bir daha yapılacak kültür (şenliğine )festivaline önerilerimdir.
Bu seneki şenlik daha çok kitap tanıtım şiir vb etkinlikler ile yer almıştır.
Dolu dolu yaşanacak Muğla günleri için Festival.

Nabide Kılınç 06 Ekim 2017 / 15:31

Kültür Şenliği çok oldu Muğla’da yapılalı neden o günlerdekinin devamı olarak değilde 3. 4 cüsü dendi Menteşe’de. Gelecek yıl bunu da düzeltelim çünkü Kültür Şenlikleri Muğla’da Menteşe belediyesi tarafından yeni başlatılmış değildir.

Hüseyin Akar 06 Ekim 2017 / 17:24

Sayın Özcan bey, yazılarını okuyorum, şimdiye kadar yazılarınla ilgili herhangi bir yorum yapmadım. Esasında yapmamız gerektiğini biliyorum. Çünkü yazılara yapılan yorumlar yazarın kendisine çeki düzen vermesine yaradığı gibi, yazma hevesini artırmaya, düzenli ve araştırıcı yazmaya sebep olur. Gerçi sizin buna ihtiyacınız yok, yılların verdiği tecrübeyle konuları iyi işliyorsunuz. Kültür şenliğine gelince, bence biraz yerellikte olmalıydı. Yerel sanatçılar yerel yemekler, yerel el sanatları bölgeye ait ürünler, biraz çocuklara yönelik programlar olmalıydı. Keşke bu tür programlar yapılırken yereldeki STK lardan ve özel yada kamu sektöründe çalışanlardan fikir alınsaydı daha güzel olurdu ve toplumun tamamına hitap ederdi diye düşünüyorum.

salihdemir 06 Ekim 2017 / 23:00

Erman Şahin ve Orhan Çakır Muğla’da iz bırakmış dürüst, değerli, halkın sevgisini kazanmış siyasetçilerdir. Hiçbir zaman unutulmaması gerekir. Her ikisine Allah uzun ömür versin.