Bu Şeffaflık Bize Pek Uymadı

Bu haber 10 Aralık 2015 - 0:46 'de eklendi ve 1.154 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

Bu yazı 1998 yılında Hamle ’de çıkmıştı? O tarihteki halimizi de anlatan bu yazıyı okuyunca, nerelerden nerelere gelmişiz görülecektir. Ülke de değişmeyen yalnız ihtilâl ruhlular kaldı.

Bugün, sanayimiz ilerleniş, ihracatımız ve turizm faaliyetimiz birçok ülkeden daha iyidir. Her şeye rağmen, bu koalisyon gösterdi ki, bizim ülkemizde demokrasinin başkanlık sisteminden başkası cırtlak olmaktadır. Başkanlık sistemi ile yönetilen ülkeler daha istikrarlıdır. Ülkenin en kalite insanlarının parlamentoya girmesi sağlanıyor, mesela valiler seçimle iş başına gelir. Bir kaç vilayet birleşerek eyalet olur. Belediyeler için kendi geliri ile hizmet etmek esas olmak üzere normal bütçe yaparlar.
Başkan seçilen en üstün seviyedeki kumandan da olmaktadır. Parlamento dışından da hükümet üyelerini tercih edebilmektedir. Böyle bir icra kendi seçim kaygısı olmayan, zaten özel yaşantısında dünya ile tanışıklı olacağından, kırmızı telefonla birçok meseleyi oturduğu yerden halledecektir.
Bugünkü gibi eski sokak yürüyücüleri, devlete rejime hafa tutanlar, meclise giremezlerdi. Bu kadar açıkça bilinen rüşvetten, sahtekarlıktan berat edemezlerdi.
Çünkü böyle bir adalet olamazdı. Yasası da mahkemesi ile bugünkü olayların mahkemesinin farkı ne ki? Bir Hafız Esat, diktatör ama sözü tek o söylediği için, inanılır yönü olduğunu Amerika bile kabul etmiştir. Bizim sistem çok daha gelişmiş ülkelerde iyi olabilmektedir. Amerika ve Fransa gibi çok sesli ve büyük ülkelerde başkanlık sistemini imrenerek bakıyoruz. Merhum Turgut Özal, bu fikri çok savunuyordu. O tarihlerde muhalefette iken Sayın Demirel de bazen başkanlık sistemine sıcak bakıyordu. Elbette her zaman olduğu gibi, kendisine Çankaya yolu açılınca o fikirler ortadan tümden kalktı. 1989 yılında Riyat’ta Milletlerarası jeton bir Riyal idi Bugün gidenler gene aynı olduğunu söylüyor. Ancak, o zaman Türk parası ile yedi lira idi. (1990’lı yıllar)
Şimdi dört bin beş yüz lira, ediyor. Biz de maalesef, bir günde dolar beş yüz lira birden yükselebiliyor. İlgililer özellikle şapkasını önüne koyup ülkenin geleceğini düşünmek zorundadır. Bir curcunadır gidiyor. Günde elli ölüm için bir yetkilinin baş sağlığı bile dilemediğini görüyoruz. Üstelik de aynı gün bir büyük sarayda, vergisini ödemeyen iş adamının milyarlık düğününe Devlet topluca gidebiliyor. Politika rekabeti, kepazeliği ve sorumsuzluğu ile yarış ediyor. Her nasılsa parlamentomuza girebilen tekrar seçilmese de, bu garip millettin kesesinden ömür boyu validen de ve yüksek aylık alıyor. Belediyeler, özellikle; reisler sözünün geçtiği ölçüde yüksek maaş alabiliyor. Ama o bir yanda SSK primlerini ödemeyip, kendi siyasetinin devamı için, belediye gelirlerini etkileyen, masraflardan çekinmiyorlar. Bunları başkanlık sisteminde kendiliğinden oluşacak olan hakimler önleyecektir. Bu ne biçim yönetimdir ki, işçi yürüdükçe veriyor. Ondan daha kültürlü ve devletin adeta iskeleti olan memurlar coplanıyor.
Hayal ettiğimiz sistemde bunlar olamaz olmuyor.
Bugün tartışılan başkanlık sistemi, 17 sene evvel bizim gibi taşra yazarlarının köşelerinde bile özleniyormuş. Demek ki bu görüşler havadan gelmemiş!

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.