Bu pazar Menteşe’ de olacağım….

Bu haber 10 Temmuz 2009 - 0:00 'de eklendi ve 1.099 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Muğla bu günlerde pek şenlikli.
Belediyelerin önemli bölümü şenlik veya daha çok festival yapıyor.
Halkımız eğleniyor.
Belediye Başkanları, etkinlik duyurularında ve açılışlarında, “Amacımız tanıtım…” diyorlar.
Halkımız gerçekten yılda bir eğleniyor…
Peki gerçekten “tanıtım” yapılıyor mu?
 
xx           xx           xx
Yakın zamanda yapılan etkinliklerden biri Güllük Belediyesi’nin “Güllük 17. Hermias Deniz Şenlikleri ve Balıkçılık Festivali” oldu.
Bu festivali duyuran haberlerde Güllük Belediye Başkanı Aytunç Kayrakçı şöyle diyordu:
“Bu yıl 17. sini düzenleyeceğimiz festivalde amacımız Güllük’ü balığı ile dünyaya tanıtmak olacaktır.”
Bu söz, 17 yıldır tekrarlanıyor.
Peki Güllük Türkiye’de ve Dünya’da ne kadar tanınıyor?!!
Oysa Hermias söylencesi hemen bütün dünyada biliniyor!
 
xx           xx           xx
Şenlik, festival ve benzeri etkinlikler elbette “tanıtıma” katkı yapar.
Bu yöntem dünyanın hemen her yerinde kullanılıyor.
Ama bizde, genel olarak “tanıtım bahane, halkımız eğlensin şahane…” den öteye geçilebilmiş değil.
Her yaz “konser kumpanyalarına” para kazandırılıyor, o kadar…
 
xx           xx           xx
Halkımız eğlenmesin mi?
Elbette eğlensin.
Şenlikler bölgemizde antik dönemlerde bile yapılmış. Ama “tanıtım”dan çok, halk eğlensin diye… Elbette antik dönemin insanları eğlenceyi ne kadar hak ediyorlarsa, günümüz insanları da o kadar hak ediyor.
Ama ortaya adını, ‘niyeti’ doğru koymak lazım…
 
xx           xx           xx
“Eğlenmek” kadar, bir kültürü, geleneği yaşatıp, sürdürmek, ortaya konulan ‘ürünlerle’ tanıtım yapmak da önemli.
Muğla’da bunun örnekleri de var.
Bunlardan birisi Muğla merkeze bağlı Yeşilyurt’ta belediye tarafından gerçekleştirilen “Rahvan At Yarışları” idi. Dönemin Belediye Başkanı Mehmet Güner bu alanda çok özverili çabalar gerçekleştirildi. Yeşilyurt, Ege Bölgesi’nde ve rahvan at meraklılarının bulunduğu yerlerde tanınır hale gelmişti.
Mehmet Güner’in ardından gelenler o yarışları sürdüremediler! Sürdürülebilmiş ve o yarışların yanına Yeşilyurt’un ipekçiliği, dokumacılığı, bağcılığı ve hatta şarapçılığı konulabilmiş olsaydı, düne kadar “Pisi” derken, bu gün “Yeşilyurt” dediğimiz geçmişin antik “Psia Kenti” bütün Türkiye’de tanınan, yurt dışında tanınmaya başlamış, Muğla Turizmi’nde yeni bir çekim merkezi haline gelmiş olabilirdi…
 
xx           xx           xx
Bir diğer örnek Ölüdeniz ve Köyceğiz…
Ölüdeniz Belediyesi “Hava sporları” başta türlü etkinliklerle turist çekmeye devam ediyor.
Köyceğiz Belediyesi bu sene Üniversitelerarası Plaj Hentbolü Turnuvası’nın 12’ncisini yapıyor. Bu spor ve turizm aktivitesini Belediye Başkanı Salih Erbay ile birlikte yaratan Prof. Dr. Yaşar Sevim’i geçen Şubat ayında yitirdik. Etkinliğe O’nun adı verildi. Turnuvaya katılım her yıl artıyor. Bu sene Yunanistan’dan da katılım oldu.
En önemlisi Köyceğiz’den Muğla’yı temsil eden amatör hentbol şampiyonları çıkıyor…
 
xx           xx           xx
Bir diğer örnek Menteşe…
Kavaklıdere’nin Menteşe Belediyesi “Menteşe Yerküpe/Beşpınar Yağlı Pehlivan Güreşleri” nin bu sene 17’ncisini yapıyor.
Menteşe etkinlikleri Güllük’te yapılan etkinlikle aynı yaşta.
Ama…
Güllük’e etkinlikleri yabancı kanalların ilgisini çekmese de neredeyse “Kırkpınar” ile birlikte anılır, çekişir hale gelen Menteşe etkinlikleri çekiyor!
 
xx           xx           xx
Sanıyorum Muğla’da artık şenliklere, festivallere ve bu tür etkinliklere bir çeki düzen vermek; amacı ortaya doğru koymak lazım.
Her sene Yatağan Belediyesi’de şenlik yapıyor. Şenliğin yanında deve güreşleri… Sanıyorum deve güreşleri daha çok ses getiriyor!
Yatağan Belediyesi, belde belediyeleri ile işbirliğinde burunlarının dibindeki antik Stratonikeia ve Lagina kentleri arasında Dionisos (*) Şenliklerini “canlandırabilseler” nasıl olur dersiniz…
 
xx           xx           xx
Menteşe Belediyesi’nin Yağlı Pehlivan Güreşleri de farklı bir şekilde ortaya konabilir. Güreşler bir güne sığdırılacağına, üç gün yapılabilir. O zaman Muğla’nın her yerinden turlar buraya akın edebilir. Belediye Başkanı Mesut Karataş, “O kadar turisti nerede yatıracağız?” dedi.
İşte bu soruyu sorar hale gelmiş olmak çok önemli…
Menteşelilerin evleri bir hafta pansiyona dönüşebilir. Sonra küçük butik oteller ve arkası gelecektir. Bu yazının sahibine “Yine hayal kuruyor” diyenler olacaktır, ama büyük düşünmek, büyük hayaller kurmak lazım.
Turizmin, tanıtımın önemli malzemelerinden biri de hayallerimiz ve öykülerimiz değil mi…
Bu Pazar Menteşe’deyim. Siz de gelin…
 
xx           xx           xx
(*) DİONİSOS, Yunan mitolojisinde şarap, bereket ve bitki tanrısı. Zeus ile Semele’nin oğludur. Semele, gebe kaldığı Zeus’u görmek ister, ancak yıldırım tanrısı biçiminde gözüken Zeus, Semele’nin ölümüne yol açar. Karnındaki yedi aylık çocuğu da Zeus alıp baldırına koyar ve ikinci bir doğumla meydana çıkarır. Bir adı da Bakkhos olan tanrının simgesi çam ve kutsal sunaklardaki simgesel sütunlara dolanan sarmaşıktır. Dionisos üzüm, incir ekimini de yönetirdi. Kimi özellikleri onu, su ile birleştirir. Aynı zamanda bir üreme tanrısı olarak da bilinir. Dionisos onuruna düzenlenen “Dionisos Şenlikleri”nden Yunan tiyatrosu ve “Dithirambos” denilen, Dionisos ile başka tanrıları ve kahramanları konu alan kült şarkıları doğmuştur.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.