BU MANTIKSIZLIK DEĞİLSE NE!..

Bu haber 16 Temmuz 2010 - 0:00 'de eklendi ve 612 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Hafta başında Hamle
Medya Grubunun düzenlediği “kendi kategorisinde “EN” iyiler” ödül töreni için
Muğla’ya gelen TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, tören öncesinde öylesine
önemli konulara değindi ki, düşünmeden edemiyorsunuz.

Zira,
TOBB’ne bağlı Muğla Ticaret Borsası ve Ticaret ve Sanayi Odası temsilcileriyle
bir araya gelen başkanın, turizmden ticarete, tarımdan hayvancılığa uzanan
çizgide altını çizdiği ayrıntılar, adeta Türkiye gerçeğinin aynası.

***

Diyor
ki;

Muğla, her alanda
ayrıcalıklı bir kent.

Ne var ki verdiğinin
karşılığını almakta zorlanıyor.

Böyle bir mantıksızlık
olamaz.

Mantıksız
olarak dile getirdiği ilk ayrıntı, Muğla turizmine ait.

Turizm bağlamında
Türkiye’de 3.sırada bulunan Muğla, ne yazık ki markalaşma noktasında gereğini
yerine getiremedi.

Oysa şu aşamada en fazla
turist çeken ülkelerden biriyiz. Turizmde en önemli hususlardan biri kâr
artışıdır. Ancak çok ucuza malımızı sattığımız ortada. İspanya, Yunanistan ve
İtalya gibi aynı kuşak üzerinde bulunan ülkelere göre kalite, hizmet ve
tesisleşmede çok daha iyi olmamıza karşın, ortada bir yanlışlığın olduğu
kaçınılmazdır.

2009 yılında bir turist
664 dolar bırakırken,  2010 yılında 643
dolara düştü. Böyle mantıksızlık olamaz.

Eğer geliri artıramazsak
turizm yatırımları ve yenilemede sıkıntı çekeriz.

Hisarcıklıoğlu’nun
turizm adına vurguladıkları sadece bunlar değildi.

Özellikle turizm
sezonunda haddinden fazla turist çeken beldelerin, hazineden yeterince pay
alamamaları, onları çok büyük sıkıntılara sokmaktadır.

Bu düpedüz
adaletsizliktir. Zaten bu yüzden değil mi çoğu belediyelerin yasal olmayan
yollara başvurmaları.

Muğla
gerçeğini bilen hangimiz bunlara karşı çıkabilir.

Afaki
sözler der.

Turizm
adına ülke gerçeklerini dile getirmekten çekinmeyen Hisarcıklıoğlu, sözü tarım
ve hayvancılığa getiriyor.

Siz Türkiye olarak önce
kurumsal bir yapıya kavuşacak, ardından markalaşacaksınız. Aksi takdirde kâr
marjının düşük olur.

Oysa ülkemiz toprakları
çok zengin ve verimli.

Biz bu bağlamda Suudi
Arabistan’dan daha zenginiz.

Kastettiği
petrolün o ülkeyi zenginleştirmesiydi.

Allah bize öylesine
verimli ve zengin topraklar vermiş ki tarım, ticaret ve sanayide işi büyüterek,
çok alan, satan ve üreten ülke haline gelmeliyiz.

Ama bunu yaparken
güçlerimizi birleştirmek zorundayız.

Sonra biz çok büyük bir
servetin üzerinde oturuyoruz.

Bu nedenle tarım ve
hayvancılıkta ihracata yönelmeliyiz.

Bu
konuda görüşlerini vurgularken son aylarda ülke gündemine oturan et ürünlerine
değiniyor.

Hayvancılığın
girdilerini düşüremezsek, fiyatları kontrol edemeyiz.

***

Şahsen
yıllar boyu aynı noktaların altını çizdim.

Türkiye
sadece sanayileşme noktasında değil, tarım ve hayvancılık adına da gereğini
yerine getirmek durumunda olan bir ülke. Eğer siz tarım ve hayvancılığı 2.plana
atarsanız, gün gelir çok güç durumlarda kalırız dedim.

Hisarcıklıoğu’nun
değindiği ayrıntılar bundan başkası değildi.

TOBB
Başkanı, konuşmasının sonunda bir önemli konuya daha değiniyor.

Türkiye’nin 90 milyar
lira SSK ve vergi borcu var.

Ülkenin bütçe açığı ise
50 milyar lira.

Devlet vergi ve SSK
borçlarını tahsil edebilse, bütçe açığını fazlasıyla kapatacak.

Sonda devlet çıkardığı
yeni vergilerle, vatandaşı vergisini ödeyemez hale getiriyor.

Neticede,
Hisarcıklıoğlu belli ki Muğla’nın resmini iyi çekmiş.

Atladığı
hiçbir nokta yok.

Bilmem
devlet, hala “kaz gelecek yerden tavuk
esirgemeye” devam eder mi?

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.