BU KENE BAŞKA KENE

Bu haber 18 Haziran 2009 - 0:00 'de eklendi ve 836 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Son 3-4 yıldır dünya ülkeleri yanında Türkiye’yi de etkisi altına alan bir olay, “kene vakası.”
Yetmedi bu sene de bir “domuz gribi” aldı başını gidiyor.
Neyse ki halkımızın domuzlarla ilgisi olmadığı için bu hastalığa yakalanan bir vatandaşımız yok.
Ama bu ülkemizin soyutlanması anlamına gelmez.
Özellikle turizm sezonunun başladığı, dolayısıyla yabancı turistlerin akın ettiği şu sıra, bir iki domuz gribi vakasının yabancı menşeli olanlarda görülmesi, ne denli dikkatli olmamız gerektiğini işaret ediyor.
Gerçi başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere illerdeki tüm sağlık kuruluşları, bununla ilgili önlemleri almakla meşgul.
Dolayısıyla her kesimin titizlik göstermesi, sağlımız adına sevindirici bir gelişme.
Hani denir ya olmaz deme olmaz olmaz.
Bizler domuz eti yemediğimiz için bulaşmaz! gibi düşünceyle kulağımızın üzerine yatmamız gerçekten olmazdı.
Nitekim alınan tedbirler, bu tür bir kayıtsızlık içerisinde olmadığımızı gösteriyor.
***
Kene meselesine gelince.
Hemen belirtmek gerekirse, söz konusu edilen kenelerle bizim bildiğimiz keneler arasında, belli ki bir fark var.
İnsan sağlığını tehdit etmenin ötesinde ölümlere neden olan Kırım-Kongo Kenesi, daha değişik bir yaratık.
Mizahi bir yaklaşımla, bizim kenelerimiz daha iyi desek yerinde.
Zira çocukluğumuz sürecinde çoğu kez kenelerin vücudumuza yaptığını şahit olmuşuzdur.
Ya kendimiz ya da ailemiz o keneleri koparıp atardı.
Şimdi ise bu konuda uzmanların açıklaması, “kesin olarak vücudunuzun her hangi bir yerine yapışan keneleri, çıkarmaya çalışmayın.
En kısa yoldan bir sağlık kuruluşuna müracaat edin” uyarısı yapılıyor.
Hal böyle iken, gözlüyoruz ki bu keneler başka.
***
Dünyada ilk defa 1944 yılında Batı Kırım’da görülen bu vakanın ülkemizde ortaya çıktığı yıl 2002 senesidir.
Aslında menşei Batı ve Doğu Afrika olarak belirtilmesine karşın evcil ve yabani hayvanların barındığı tüm ülkelerde görüldüğü şeklinde açıklamalar, ne denli yaygın bir alana sirayet ettiğinin göstergesi.
Evcil hayvanlar başta olmak üzere yabani hayvanlar her ülke sınırları içerisinde mevcut olduğuna göre kırım-kongo kenesinden oluşan ateşli bir hastalığın etkisi, belli ki herkeste görülebilir.
Bu nedenle dikkat edilmesi gereken, ilgili kuruluşlar yanında uzmanların tavsiyelerine motomot uymaktır.
Hele çok dikkatle yapılan açıklamalar, bu tür bir kene ısırması söz konusu olduğunda kesinlikle, kendi çabanızla çıkarmaya çalışmayınız.
Sizin yapacağınız en yakın sağlık kurulmuşuna müracaat etmeniz.
İnsan tenine yapıştıktan sonra kanla beslenmeye çalışan kenelerden bulaşan virüsün yayılmaması, dolayısıyla enfeksiyon oluşmaması için başkaca alternatif yok.
Sonuçta bu keneler başka desek de, aklımıza takılan önemli bir ayrıntı var.
Neden her sene turizm mevsiminin başladığı şu günlerde bu tür olaylar kendini gösteriyor?
Acaba bunda başkaların etkisi mi var?
Her ne kadar ihtimal olarak görülse dahi aklımızın bir köşesine takılmıyor değil.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.