Bu Kavga Karakolda Sonuçlanmaz

Bu haber 30 Kasım 2017 - 1:40 'de eklendi ve 1.460 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Muğla’da adam olsaydı, ben il başkanı olmazdım

Sözün sahibi AK Parti İl Başkanı Kadem Mete

AK Parti’nin önde gelen isimlerinden Vet. Hekim Yusuf Kayacık, bu sözün kendisinin de bulunduğu bir ortamda söylendiğini belirtiyor.

Şu ana kadar da Kadem Mete çıkıp, “Ben böyle bir şey demedim” demedi…

Dediyse de ben duymadım. Derse de şaşırmam..

Çünkü geçtiğimiz Haziran ayında Muğla Basını için “densiz basın” demiş ve gelen tepkiler üzerine de “demedim” demişti!

Kendisinin “gaf yaptığı” söyleniyor. Ben de “Gaf yapmıyor, çam deviriyor” diyeceğim, ama arada bir gaf yapmayanımız, çam devirmeyenimiz var mı?

Huylu huyundan da vazgeçmiyor. Kadem Mete zaten böyleymiş de sanki haberimiz yokmuş…

 

xx        xx        xx

Doğrusu ben Kadem Mete’den umutluydum. Rize doğumlu olması beni hiç rahatsız etmedi!

Güler yüzü, diksiyonu, karizmatik görünümü, beyefendiliği, turizmci kimliği ve yabancı dil bilirliği yanında son il kongresinde Genel Merkez’in adayına karşı liste çıkarmış ekibin kurmaylarına yönetiminde yer veren bir siyasetçi olarak hem partisini ve hem de Muğla’yı “eşikten atlatacak kişi olabilir” diye düşünmüştüm…

Ne var ki o kadar önemli özelliğe sahipken “siyasetçi” çıkmadı. Beni hüsrana uğrattı…!

Bizleri ve kamuoyunu ilk Ortaca’da kullandığı ifade ile şaşırttı.

16 Nisan‘da yapılan anayasa değişikliği referandumunu anlatırken bir şekilde konuyu “kıllı bacaklarına” getiren Kadem MeteAğda yaptırmıyoruz. Biz ne yapalım bacaklarımız kıllı. Türk milletinin bacağı kıllı olur. Türkün, erkeğinin kıllısı Hz. Ali’ye benzermiş. Kadının kıllısı da ayıya benzermiş.” demişti.

Unutmadık…

 

xx        xx        xx

AK Parti İl Başkanı Kadem Mete’nin ya kendisini uyaran yok veya gaz vereni çok…

Oysa sadece sussa yeterdi… Ama O önceki gün basın toplantısı yaptı, ardından bir basın toplantısı da Kayacık’tan geldi… Kayacık’ın gaz verene de ihtiyacı yok. Karşılıklı açıklamaları yarın ele alırız…

İl Başkanı Mete’nin, kendisine bahşedilen hiçbir özelliği kimine göre gaf, kimine göre çam devirme, kimine göre de hakaret etme yeteneğinin önüne geçemiyor.

Son zamanlarda AK Parti Muğla teşkilatlarında yaşanan veya yaşanıyor gibi “görünen” değişim ve aslında “kadrolaşma” üzerine Nejat Altınsoy’un kaleme aldığı yazılar Kadem Mete ile Yusuf Kayacık arasındaki “rekabeti” sözlü sataşmaya ve giderek “kapışmaya” neden oldu.

Ben Nejat Altınsoy’un Mete ve Kayacık’ın kapışmalarını istediğini, böyle bir amacının olduğunu da sanmıyorum.

Galiba ikisi bahane arıyorlarmış!

 

xx        xx        xx

İlçe başkanlıklarına yapılan atamalarla ilgili Altınsoy’un “Ak Parti Kadroları Yenileniyor” başlıklı yazısının altına Yusuf Kayacık şu ifadeyi bırakmıştı:

Kimse köpeksiz köy sanmasın Muğla’mızı ve değneksiz gezmeye kalkmasın, yoksa sonuçlarına katlanır, katlanacak

Altınsoy’un Menteşe İlçe Başkanlığı’na İl Yönetimi’nden Tamer Topal’ın atanmış olmasına dikkat çekilen yazısından İl Başkanı Mete’nin “işlem tamam” imasında bulunduğu anlamı çıkıyordu.

Kayacık’ın notu üzerine Altınsoy arkadaşımız, “Yusuf Kayacık’tan Gelen İleti, Neye İşaret Ediyor” başlığı taşıyan yeni bir yazı ile AK Parti yazılarına devam etti.

Altınsoy bu yazısında da “Bize göre bu tepkinin altında bir şey yatıyor. Zira Ak Parti merkez teşkilatının içindeki bir grup yerli muhalifin ‘Tamer Topal’ ismine karşı çıktıları biliniyor.” ifadesinde bulunup, Menteşe İlçe Kongresi’nin iki liste ile yapılabileceğine işaret ederken, “Yusuf Kayacık’ın emir kipli tespitinin ‘anlık bir tezahür mü, yoksa bir meydan okuma mı olduğu?’ o gün belli olacak” diye devam etmişti.

Ben de o yazının altına “İl kongresi de iki liste ile yapılacaktır.” yorumunda bulunmuştum.

 

xx        xx        xx

Nejat Altınsoy’un o yazısına AK Parti İl Başkanı Kadem Mete de sosyal medya üzerinden yanıt vermiş. “Nejat bey, bizim ‘it ürür kervan yürür’ sözüne alınanlar kendileri ‘Muğla’yı köpeksiz köy sanıp değneksiz dolaşmasınlar’ diyebiliyormuş. Teşbih de bulunmayı öğrenmişler demek. Bu arada kimse merak etmesin köpekler içinde, onların sahipleri içinde değnekten alasına sahibiz” demiş.

Reste rest…

Elbette “Köpekler içinde, onların sahipleri içinde” sözü biraz ağır olmuş, ama meşrep meselesi!

Doğrusu “Değnekten alasına sahip olmak” da manidar bir ifade…

Değnekten alası ne olabilir ki?

Yok, hayır sorunun yanıtını aramayacağım.

Hem bize ne?

Muhatabı düşünsün diyeceğim, ama muhatabı Kayacık da “Gaf Ebesi” başlıklı haftalık yazısına “Yüce Allah bizi sınıyor…” diye nokta koymuş…

İyi de Muğla’nın, Muğlalının kabahati ne?

 

xx        xx        xx

İster gaf, ister çam devirme, ister rest çekme deyin, İl Başkanı Mete’nin zihni sinir incileri meğer yukarıdakilerle sınırlı değilmiş. “İnciler” diyorum, çünkü inciler genellikle siyaset yaptığını sanan “siyasilerden” dökülür…

İl Başkanı Mete bilir mi bilmem, bir söz vardır; “Açtırma kutuyu, söyletme deliyi” derler… Sakın Kayacık’a “deli” dediğim anlaşılmasın. Lafın gelişi… Kayacık kutuyu açtı, inciler dökülmekle kalmayıp etrafa saçıldı.

Meğer AK Parti İl Başkanı Kadem Mete’nin bize ulaşmayan incileri de varmış. KayacıkGaf Ebesi” başlıklı yazısında anlatıyor…

Kendisinin yazılarından birinin ardından Kadem Mete sosyal medyada şu paylaşımda bulunmuş:

Havlayan bir köpeğe durup taş atarsan, hedefine asla ulaşamazsın…

Winston Churchill’e ait bir sözmüş. Hiç duymamıştım.

Kayacık yanıt verirken “Arkadaşımız bu paylaşımında engin entelektüel birikimini (!) gözler önüne sererek Winston Churchill’in bu ünlü sözünü kullanmış… Olduk mu şimdi de havlayan bir köpek?” demiş.

Muğla siyasi kültürü kirleniyor mu, zenginleşiyor mu ona da siz karar verin…

 

xx        xx        xx

Yine Kayacık’tan öğreniyoruz.

Kayacık’ın da içinde bulunduğu bir ortamda, Kayacık’a göre, İl Başkanı Mete parti içi muhalif Muğlalı isimleri kastederek “şer odaklarının gazına gelmeyin” derken, 21 Kasım’da Menteşe İlçe Başkanlığında yaptığı konuşmada da şöyle demiş:

2.500 lira para verip Milletvekili Aday Adayı olmuş ve sıralamaya dahi girememiş kişiler…

Kayacık sadece kendisinin değil, 44 kişinin aday adayı olduğunu ve bazılarının şu anda Mete’nin yönetiminde görev yaptıklarını anımsatıp, bir il başkanının partisinin aday adayı insanları, yönetimdeki arkadaşlarını nasıl aşağılayabildiğini sormuş…

Kendi partilileri için “şer odağı” ifadesinde bulunabildiğine dikkat çekmiş.

 

xx        xx        xx

İl Başkanı Mete ile Yusuf Kayacık arasına etrafa saçılmış durumda olan inciler daha çok kendilerini ilgilendiriyor. Bizimle ilgili değil… Ancak Kayacık’ın kutudan en son çıkardığı inci ise AK Partilileri de ilgilendiriyor, Muğlalıları da…

Kayacık’ın anlattığına göre, yine kendisinin bulunduğu bir ortamda, AK Parti Muğla İl Başkanı Kadem Mete Muğla’da adam olsaydı ben il başkanı olmazdım” demiş.

Bu söze çok kızan var… Sosyal medya kaç gündür bu söz nedeniyle yıkılıyor. Ben kızmadım…

Çünkü Kadem Mete, “Adam yokluğunda adam oldum” demek istemiş de olabilir…

Ayrıca Kadem Mete Muğla’nın İl Başkanı değil, AK Parti’nin Muğla İl Başkanı… Yani kendisini o makama Muğlalılar değil, AK Partililer getirdi veya atadı…

Eğer bu söz hakaretse, hakaretin hesabı AK Partililer tarafından sorulmalıdır.

Peki bu kavga nerede sonuçlanır derseniz, karakolda sonuçlanmaz. Kongrede sonuçlanır…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

3 ADET YORUM YAPILDI
kota sever 30 Kasım 2017 / 11:45

Yusuf Kayacık İYİ partiye hazırlanıyor galiba, AK Partiyi yıpratmak için gayet iyi taktikler, fakat siyaset dilini biraz yükseltmesinde fayda var.Bu kadar agresif ve düşük seviyeden politika ile başka partilere de sığamaz, devlet büyüklerinin adını münakaşasına refere etmesi de cabası

serdar yazar 30 Kasım 2017 / 20:20

Siyasete bu seviye hic yakismiyor.

Hüseyin Kamil Akarsu 30 Kasım 2017 / 21:44

Asılsız Fetö. iftiralarına karşı, Ak Partinin, Milletin ve Devletin Onuru ve İtibarını korumaktan aciz bir siyasetçi’ nin, İl başkanlığı için 3-5 isme mavi boncuk dağıtarak, 1.5 yıl öncesinde söylendiği iddia edilen bir söz üzerin den, tüm Muğlalıları da kapsayacak şekilde bir Algı Operasyonu düzenleyebilmesine şaşıyoruz..