Bu karanlığı ancak evet dağıtabilir… « Hamle Gazetesi

Bu karanlığı ancak evet dağıtabilir…

Bu haber 29 Ağustos 2010 - 0:00 'de eklendi ve 783 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

Beş ay
önce “Referanduma bekleriz” başlığı ile yazdığım yazıda; “O gün
bir gelsin, herhalde yerimde duramam ben de sahaya iner konuşurum”
demiştim.

Sözümü
tutuyorum. 20 gündür Yalova, Bursa, İstanbul, Lüleburgaz, Çerkezköy,
Kırklareli, Çorlu, Tekirdağ ve Edirne’de konuşuyorum. Keşanlı olmam hasebiyle
Trakya’ya ağırlık vermiş oldum. Kâh salonlarda, kâh geniş katılımlı iftarlarda
“evet”in, ülkemizin geleceği ve demokratikleşmenin devamı için
önemini anlatmaya çalışıyorum.

Muhterem
Fethullah Gülen Hoca-efendi’nin “evet” için yaptığı konuşmalar, onu
sevenler nezdinde çok tesirli olmuş. Seferberlik ruhu ile harıl harıl bir
çalışma var.

Sayın
Gülen, “evet” için neden bu kadar ısrarcı olduğunu, birkaç gün önce
yayınlanan sohbetinde bir daha izah etti. Referandumda çıkacak
“evet”in; ülkemizin ve demokrasimizin geleceği adına hayatî önem
taşıdığının altını çizdi. “Benim milletim, devletler muvazenesinde;
yönlendiren, gözünün içine baktıran bir muvazene unsuru olmayacaksa şayet, ne
Avrupa umurumda benim, ne Amerika, ne Çin ne de Maçin…” dedi. Ve ekledi:
“Bu açıdan da, milleti oraya götürebilecek her gayret
alkışlanmalı…”

Evet’in
önemine inanan bizler için 12 Eylül, yarınlarımız adına tam bir dar geçit.
Sıçrama rampasındaki bir ülkenin, diriliş için ayağa kalkan bir milletin,
ayağının tökezlenip tökezlenmemesi mevzubahis… Ya surda açılan gedikten
geçecek ve belimizi doğrultacağız, ya da gulyabaniler geri gelecek… Devletin
içinde çöreklenmiş, kendilerinden bugüne kadar hesap sorulamamış hukuk dışı
yapılar, bütün adamları ve güçleri ile gözlerini intikam bürümüş halde dört bir
yanı tutacaklar…

Biz bir
vesayet rejimi tarafından karanlıklar içerisinde bırakılmış ülkeyiz. Laik-laik
olmayanlar, Türk-Kürt ve Sünni-Alevi kavgaları için 70 seneden beri yapılan
provokasyonların, onların üzerine inşa edilen kanlı darbelerin hesabını hâlâ
sorabilmiş değiliz. Faili meçhul cinayetler karanlıklar içerisinde…
Aydınları, gazetecileri, yazarları, yargı mensuplarını, üniversite gençlerini,
17 bin Kürt vatandaşımızı hedef alan cinayetler, suikastlar karanlıklar
içerisinde… Sivas, Maraş, Çorum kışkırtmaları karanlıklar içerisinde…
Özal’ın, Ecevit’in, Eşref Bitlis’in ölümleri karanlıklar içerisinde… Hrant
Dink’in, devlet görevlilerinin bilgisi dâhilinde katledilmesi karanlıklar
içerisinde… Kanlı Pazarlar karanlıklar içerisinde… Önceden ihbar edildiği
halde defalarca baskına uğramış baraka karakollardaki Mehmetçiklerin
şahadetlerindeki ihmaller, gafletler karanlıklar içerisinde… 25 yıldır terör
denen belanın, silah tüccarlarıyla, uyuşturucu kaçakçılarıyla, insan
tacirleriyle ilgili ilişkileri karanlıklar içerisinde… Belgeleri kâğıt
parçasına, dolu LAW silahlarını boruya dönüştürmeye kalkan yaklaşımlar,
karanlıklar içerisinde. Darbe planları, şerefli bir mesleğin içine sızmış fuhuş
çeteleri karanlıklar içerisinde… Atatürk’ün Selanik’teki evine bomba koyan ve
6-7 Eylül olaylarına malzeme hazırlayan Batı Trakyalı gencin vali yapılması, karanlıklar
içerisinde… Dersim’de, çoluk çocuk, kadın ihtiyar binlerce Alevi Kürt
vatandaşın kendi savaş uçaklarımızla bombalanması, Sabiha Gökçen’e bu
katliamdaki görevinden dolayı madalya takılması hâlâ karanlıklar içerisinde…
Koyu, kopkoyu bir karanlığın içinde yaşıyoruz.

Kan
kokan sislerin koyulaştırdığı bu karanlıkta, bir ülke, hiçbir şey olmamış gibi
yaşamaya devam edemez. Bu karanlığı, ancak darbe anayasalarının özüne ilk defa
dokunan bir demokratikleşme hamlesi dağıtabilir.

Tamam,
atılan adım istediğimiz gibi değil. Yetmez. Ama bu yarım adım,
demokratikleşmenin kapısını aralıyor. Bize daha ileriye yürüme cesareti, ileri
bir demokrasi için umut aşılıyor. Asıl demokratikleşme hamlesi için heyecan ve
şevk veriyor.

Karanlığın
son bulması için evet… Aydınlığa çıkmak için evet… Yüz kere, bin kere
evet.. Evet…

Hüseyin
Gülerce/Zaman Gazetesi  27/08/2010

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.