“Bu Hastane Muğla’ya Yetmez”

Bu haber 09 Ekim 2017 - 1:06 'de eklendi ve 1.631 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Gündem oldukça yoğun…

Nereye el atsan sorun, nereye el atsan haber…

Muğla 2’ici Ağır Ceza Mahkemesi’nde 20 Şubat 2017 tarihinde başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik suikast girişimi davası 4 Ekim Çarşamba günü sona erdi. FETÖ Suikast Timi’ne ceza yağdı.

Aynı gün Seydikemer’de 3’ü işbirlikçi olmak üzere PKK’lı 7 terörist canlı yakalanırken, ertesi gün Emniyet ve Jandarma güçleri Köyceğiz’de bir başka PKK terör örgütü gurubu ile çatışmaya girdi. 5 terörist ölü ele geçirildi.

Niyetimse geçen Cumartesi günü FETÖ Suikast Timi ile ilgili mahkeme kararını ele almaktı.

Dağlarımızda gezen, burnumuzun dibine kadar gelmiş olan PKK’lı teröristlere karşı düzenlenen başarılı operasyonlar öne geçti.

FETÖ Suikast Timi ile ilgili yazımı bugüne bıraktım, ama Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mansur Harmandar da çok önemli bir basın toplantısı yaptı.

 

xx        xx        xx

Hafta sonunda Cuma günü üniversite yerleşkesinde, Türkevi’nde kahvaltıda buluştuk.

Rektör Harmandar beraberinde Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bayram Akça ile birlikte üniversitedeki gelişmelerle ilgili bilgilendirmede bulundu.

Rektör Harmandar üniversitedeki FETÖ soruşturması ile ilgili bu güne kadar 183 personel hakkında soruşturma açıldığını ve 169 kişinin soruşturmasının tamamlandığını, 39 kişinin de işten çıkarıldığını belirterek, yaptıkları soruşturmanın öteki üniversitelere model olduğunu söyledi. “En temiz üniversite bizim üniversitemiz” ifadesinde bulundu.

Bu konuyu da ayrıca ele alırız.

Bu arada şehir merkezi gibi üniversitede de su sorunu yaşandığını öğrendik. Rektör Harmandar önümüzdeki günlerde hizmete girmesi beklenen Tıp Fakültesi Hastanesi’nin susuz kalacağı iddiaları ile ilgili, “Susuz kalırsa hastaneye suyumuzun yarısını veririz, gerekirse bizde susuz kalırız. Çünkü bu bizim hastanemiz. Hastaneyi susuz bırakmayız” dedi.

Rektör Harmandar uyarılarda da bulundu. “Yer altı suyu mecbur kalınca kullanılır. Yer altı suları tükeniyor. Çöküntüler olabilir” derken, bu ay içinde hizmete girecek yeni hastanenin Muğla’nın ihtiyacını karşılamayacağını söyledi.

Bugün Rektör Harmandar’ın yeni hastane ile ilgili uyarısını ele alalım…

 

xx        xx        xx

Rektör Prof. Dr. Harmandar’a “afiliasyonu” sormaya kalktım, o başka şey anlattı.

Meğer bu konuda çok dertliymiş.

Hastane ile ilgili bütün şikayetler bize geliyor. Bu hastanenin adı ‘T.C. Sağlık Bakanlığı Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim Ve Araştırma Hastanesi’dir” dedi.

Doğrusu hala “Devlet Hastanesi” diyenler bile var.

Hastanenin adı muhtelif… “Muğla Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi”, “Tıp Fakültesi Hastanesi”, “Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi”, “Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi”…

Doğrusu ben de sonuncusunu kullananlardanım. Rektör Harmandar şöyle devam etti:

Hastane ile ilgili şikayetlerin muhatabı biz değiliz. Sağlık Bakanlığı… Hastane Sağlık Bakanlığı’nın. Biz Tıp Fakültesi öğrencilerinin eğitiminden ve hastanede görev yapan hocalardan sorumluyuz. Gerisi hastane idaresinin ve İl Sağlık Müdürlüğü’nün alanı.

 

xx        xx        xx

Ben sorumu yineledim:

Hocam Tıp Fakültesi’nin öğrenci kabul edebilmesi için hastaneniz olması gerekiyordu. Bunun için afiliasyona başvurulmuş ve Devlet Hastanesi’ni kullanabilmeniz için Rektörlük ile Muğla Valiliği arasında protokol yapılmıştı. Şimdi fakültenin yanında hastaneniz olduğuna göre afiliasyonu sonlandıracak mısınız?

Rektör Harmandar afiliasyonu anlattı, ama sonlandırıp sonlandırmayacaklarını anlatmadı. Şöyle:

Tıp Fakültesi Hastanesi için o zaman Kalkınma Bakanlığı’na başvurdu. Sağlık Bakanlığı’nın onayı gerekiyor dediler. O zaman Sağlık Bakanı Dr. Recep Akdağ’dı. Kendisiyle ahbaplığımız vardır. Hemen gittim. ‘Senin içinde olsa yapabileceğim bir şey yok. Biz artık afiliasyon yapıyoruz’ dedi. Yani var olan hastaneyi kullanacağız. YÖK ile Sağlık Bakanlığı arasında protokol yapıldı. Biz de burada Valilikle protokol yaptık. Devlet Hastanesini 3’ncü basamak olarak kullanmaya başladık. Yeni hastane yapımı içinde Sağlık Bakanlığı’na üniversite alanından 170 dönüm arazi devrettik. Hastane TOKİ marifetiyle 114 milyon TL’ye maledildi. Taşınma işlemleri başlıyor. Sadece J Blok’ta eksiğimiz var. Kardiyoloji ameliyatları, anjiyo ve nükleer tıp birimleri için ihale yapıldı. Bu hastanenin hizmete girmesine engel değil.

 

xx        xx        xx

Prof. Dr. Harmandar isterse rektör olarak afiliasyonu sona erdirebiliyor. Tek taraflı olarak protokolü bozabiliyor. Muradım rektör hocanın bunu yapıp yapmayacağını öğrenmek. Sorumu bir kere daha yineledim.

Yanıt gelmedi. Ancak derdimi anlamış olmalı, “Bu hastane Muğla’ya yetmez” deyiverdi.

Anlaşılan senelerce “fiziki şartları insani olmayan” bir yapıda, uzun kuyruklarda, görüntüleme için haftalar aylar sonrasına verilen randevularda, koğuşlarda 2-3 kişi, bazı odalarda 5 kişi tedavi gören Muğlalıların kaderi değişmeyecek…

Mevcut hastane 400 yataklı.

Bu ay içinde hizmete girmesi beklenen yeni hastane ise lütfetmişler, 475 yataklı…

Muğlalılara bu hastane müjdelenirken “Ama 600 yatağa çıkarılabilir” deniliyordu.

Nasıl?

Yanıtı cuma günü yapılan kahvaltıda Rektör Prof. Dr. Harmandar açıkladı:

Hasta odaları iki yataklı hale gelebilecek

 

xx        xx        xx

Her odasında bir hastanın kalacağı söylenen yeni hastanenin 475 yatağının 600’e çıkarılabileceğini Rektör Harmandar da söylediğine göre, demek ki bu olasılık var.

Peki bu ne demek?

Rektör Harmandar anlattı:

Bu hastanenin odalarının ikişer yataklıya dönüştürülmesi demek… İlçelerde de çok güzel hastanelerimiz olmasına rağmen herkes buraya gelecektir. Oysa üniversite hastaneleri Devlet Hastanelerinde hastalığına çare bulunamayanların kabul edildiği yerledir. Hacettepe öyledir. Yurdun her yerinden hasta kabul eder. O yüzden şehir merkezinde Devlet Hastanesi yeniden hizmet vermelidir. Bu yönde bizimde, milletvekillerimizin de çalışmaları var. Bu konuda basına ve STK’lara da görev düşüyor.

 

xx        xx        xx

Benim soru yanıtsız kaldı, ama Rektör Harmandar’dan duymak istediğimizi de duyduk.

Yerinde bir uyarıda bulundu: Bu hastane Muğla’ya yetmez…

Muğlalı senelerce şehir içindeki hastaneden Devlet Hastanesi olarak 2’nci Basamak, Üniversite Hastanesi olarak da 3’ncü basamak sağlık hizmeti alırken yaşadığı “eziyete” isyan etmedi, sustu, sabretti…

Benim çocukluğumdan beri… Yaşım 50’yi geçti.

Tamam işte, konforlu bir hastanemiz olacak… Tek kişilik duşu, tuvaleti olan odalarda tedavi göreceğiz diye umarken, yeniden eziyetle, sabretmekle karşı karşıyayız…

Boşuna mı sabrettik…

Muğla bu kadarını hak etmiyor.

Hem Muğla’da “sağlık turizmi” mevcut hastanenin koşul ve konforunda mı yapılacak?

 

xx        xx        xx

Yeri gelmişken sormak isterim. Kahvaltıda Rektör Harmandar’a “Bu hastane Sağlık Bakanlığı’nın” uyarısından sonra sormadım. Muhatabı açıklasın:

Hastanenin yeni binasına bu ay içinde taşınılıyor. Bu hastanenin taksi durağı nerede? Eczacılar, medikalciler nerede? Ya lokantalar, büfeler?

Gelin yol yakınken, taşınma işlemi bitip, “T.C. Sağlık Bakanlığı Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim Ve Araştırma Hastanesi” tabelası indirildiğinde yerine “Muğla Devlet Hastanesi” tabelasını asın…

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.