Bu gün Diyojen Olmayan Var Mı?

Bu haber 07 Ocak 2014 - 0:00 'de eklendi ve 2.054 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Sinoplu Diyojen’i bilmeyen yoktur. Sinop’a gitmiş olanlar elinde feneri ile heykelini mutlaka görmüşlerdir. Diyojen M.Ö. 300’lerde Sinop sokaklarında elinde güpegündüz feneri ile dolaşırken bunun nedenini soranlara “Adam arıyorum.” yanıtı verirmiş.

Bu günlerde hangimiz Diyojen değiliz?

“Adam” aramayan var mı?

xx        xx        xx

İlahiyatçı-Yazar İhsan Eliaçık da adam arayanlardan…

Bir tarafta bu soğuk kış günlerinde ayağına giyecek ayakkabı bulamayan insanlar, diğer tarafta evindeki onlarca ayakkabı kutularından bazılarında milyon dolarlar çıkanlar var. İşte size kapitalist düzenin acımasızlığı” diyen Eliaçık Kuran’a göre Devlet Adamı nasıl olmalı?” sorusuna da yanıt aramış.

İşte Eliaçık’ın yanıtı:

İster AKP’li, ister CHP’li, ister MHP’li, yani hangi partili olursa olsun, hangi göreve talip olursa olsun, eğer şu iki şey onda varsa ondan kamu adamı olmaz. Birincisi kamu görevini zenginleşme fırsatı olarak görüyorsa, Peygamberimiz gibi ceketi ile gelip ceketi ile gitmeyi değil de buradan servet oluşturmayı düşünüyorsa bundan Başbakan olmaz, Bakan olmaz, Belediye Başkanı olmaz, memur olmaz. İkincisi milletin gözünün içine baka baka yalan söylüyorsa, milleti aldatıyorsa, kandırıyorsa ondan da kamu adamı olmaz.

Olur mu?

xx        xx        xx

İlahiyatçı-Yazar İhsan Eliaçık ortaya koyduğu kriterler için “Bunlar Kuran’i kriterlerdir.” demiş.

Kuran’a inanmayan Allahsız, kitapsızlar bu kriterlerin kendilerini ilgilendirmediğini söyleyip, kurtulabilirler mi?

Bu kriterler “İnsan’i” kriterlerdir de… Zaten Kuran da “insan olmanın” rehberidir. Adam olmanın da…

Eğer Diyojen bu gün yaşıyor olsaydı, Sinop sokaklarında elinde feneri dolaşırken kendisine sorulan o malum soru sorulduğunda yanıtı bu sefer “Devlet adamı arıyorum” olurdu.

xx        xx        xx

Ben de belediye başkanı olacak adam arıyorum.

Olmaz olur mu? Var elbette… Ama koca Muğla’da bir elin parmağı kadar ya var ya yok…

Mesela Behçet Saatçı…

İnsanlaşma yolunda epey ilerlemiş, “insanlaşmış” kadınlarımız için “Hökümet gibi kadın” derler. Behçet Saatçı da insanlaşma yolunda mesafe kat etmiş adam gibi adam… Devlet adamı gibi adam… Ama bir adamlık daha yapıp Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olmadı…! MHP Lideri Devlet Bahçeli adam gibi Saatçı’nın arkasında durmadı. Ama Saatçı da Bahçeli’nin “adamı” olmadı!

Biz Muğla’da belediye başkanı olacak “adamı” arıyoruz, partilerin liderleri kendilerinin “adamını” arıyor. Galiba buldular da… Hayırlı olsun.

İyi de Muğla’ya hayırlı olacak mı?

xx        xx        xx

Muğla kimin umurunda?

CHP, AK Parti, MHP… Farkları kalmadı. Tepeden bakıyorlar… Muğla’da partilerinin kahrını, cefasını, yükünü çeken parti üyelerine, teşkilatlarına “Siz seçmesini bilemezsiniz” diyorlar. Sonrada seçmenden partilerine oy vermelerini bekliyorlar.

Verirler mi?

Ya “Biz seçmesini bilmiyoruz.” derlerse!

Muğla’da seçmen bu seçim öncesinde Diyojen gibi oldu… Ellerinde fener güpegündüz partilerin oligarşik karanlığında “aday” arıyorlar. Aday çok, ama adam yok!

xx        xx        xx

Okurlarımdan telefonlar alıyorum.

MHP’den Demokrat Parti’ye (DP) geçmek zorunda kalıp, o partinin Fethiye Belediye Başkanı Adayı olan Behçet Saatçı yeni partisinin Büyük Şehir Adayı olsa ne olur?” diye soruyorlar. Bazıları da “Musa Gökbel MHP’den veya DP’den aday olamaz mı?” diyorlar. Gökbel için “Bağımsız” olmasını isteyenler de var!

Aslında hepsi de sorularının yanıtını biliyorlar. Bana söyletmek istiyorlar. Hadi söyleyeyim:

Muğla’ya iyi gelir.

Bu gün Muğla’da sessizlik var, ama partilerin içi içten içe kaynıyor.

Biliyorsunuz AK Parti delegelerinin önüne sandık koydu. Üç aday yarıştı, ama AK Parti Genel Merkezi bildiğini okudu, üç yarışanın dışında akla gelmeyen bir ismi bulup getirdi. CHP ön seçim dedi, 7 aday adayı çıktı ortaya, ama CHP’nin kurmayları “Siz ne bilirsiniz?” deyip, 15 yıl “Muğla kasabasını” şehirleştireceğine “kocaman bir köye” dönüştüreni Muğla iline dayadı! MHP Muğla’ya sorma zahmetinde bile bulunmadı. Bırakın Muğlalıları, MHP’lilerin daha yeni tanımaya başladığı milletvekilini “Alın adayınız” dedi! Belki de bu MHP’nin çaresizliğiydi. Oysa çare Saatçı idi!!!

Ama şöyle bir bakın kimsenin de partisinin dayattığı adaya sahip çıkası yok!..

xx        xx        xx

Partilerden birinde bir belediye meclisi üyesi adayı “Beni birinci sıradan gösterin partiye 50 milyar bağış yapacağım. Üçte araba giydiririm.” diyormuş. Ben o partinin karar vericisi olsam, “Gel seni belediye başkanı adayı yapalım.” derim!  Ama olmaz… Adam partisinin seçim kazanacağına inanmıyor ki… Muradı birinci sıradan seçilip, Büyük Şehir Belediye Meclisi Üyesi olmak… (!)

Tevatür bu ya… Var sayalım söylenti doğru. Ve adam muradına erdi. Doğrusu o 50 milyarı nasıl geri döndürecek çok merak ediyorum…

Ah İhsan Eliaçık ah… Ah Diyojen ah… Ah benim Gadın Muğlam ah…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
elvan yunak 07 Ocak 2014 / 20:32

Sayın Musa Gökbel bağımsız aday olsa yada dsp den aday olsa dp dende olabilir. Ama hemen bölücü derler. Ama muğlaya çok katkısı olur. Büyük hizmeti olur. kendisi usta siyasetci muğlada adı geçenlerin hiçbirisi onun eline su dökemez. ama bunu arayan varmı? yok. insanlarımız adeta güdülüyor. İnsanlarımız bilinç ve akıl dahilinde oy kullansalar. Sayın Musa Gökbel’i direkt tercih ederler. Musa Gökbel siyasi yaşamında hiç kağıttan bir şey okumamıştır. Hep irticalen konuşmuştur. Nüktedandır,esprilidir. Mikrofonda halkın önünde her babayiğit bunu beceremez. o nede olsa Neyzen Tevfik’in hemşehrisi. Keşke bir şekilde aday olsa. Bu saatten sonra CHP den bir beklentisi olmamalı.Hele kılıçdaroğlu chp si onu bir yere getirmez. çıkmış çoban ateşi diyor. çıkmış parti içi demeokrasi diyor. Allah aşkına, pir aşkına chp genel yönetimi parti içi demeokrasiylemi oluştu.siz çoban ateşcileri kimden ne istiyorsunuz.