Bu Görev Hepimizin

Bu haber 30 Haziran 2014 - 0:19 'de eklendi ve 909 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Bir süre önce Muğla Orman Bölge Müdürlüğüne atanan Mustafa Kara, geçtiğimiz hafta içerisinde basın mensuplarıyla bir aradaydı.

Henüz göreve geleli dün bir bugün iki olmasına karşın önceliği basın mensuplarına vermesi, bir önemli olay adına idi.

Muğla, Türkiye genelinde konuşlanan yerleşim birimleri içerisinde en fazla ormanlık alana sahip kentlerden olması yanında, bir o kadar yangına hassas eğilim gösteren bir ildi.

Özellikle, sıcaklığın kendini gösterdiği Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül ayları, orman yangınlarının en fazla görüldüğü günleri içeriyordu.

Bu durumu göz önüne alan Kara, teşkilat olarak nasıl bir hazırlık içerisinde olduklarını vurguladıktan sonra, önemli bir çağrıda bulunuyor.

Hem de tüm kişi, kurum ve kuruluşlar bazında.

İlk planda basın mensuplarıyla bir arada olması, orman yangınları bağlamında nasıl bir hazırlık içerisinde oldukları, eldeki mevcut imkanların neler olduğunun belirtmekle birlikte, aynı süreçte basının yardımcı olması.

İşte bu yüzden önceliği basın camiasına vermişti.

Bölge Müdürü Kara açıklıyor.

Muğla Orman Bölge Müdürlüğü Aydın ve Muğla illerini kapsamakta olup, 1 milyon 150 bin hektar ormanlık alanı sahiptir.

Buna karşın yangınlara birinci derece hassas ormanlardır.

Muğla Orman Bölge Müdürü Mustafa Kara’nın yangınlar bağlamındaki hassasiyeti yerli yerindeydi.

Değil mi ki Muğla, bu hektarda ormanlık alana sahipti.

Bunların korunup, kollanıp gelecek kuşaklara aktarılması, olmazsa olmaz koşuldu.

Bu bilinçle hareket ettiklerinin altını çizen Kara;

Muğla Orman Bölge Müdürlüğü, orman yangınlarına karşı hem havadan ham de karadan teknolojinin son imkanlarını kullanarak mücadele etmektedir.

Bu bağlamda 1400 işçi, 89 Arazöz, 38 su tankeri, 50 ilk müdahale aracı, 11 dozer, 11 greyder ve 9 treyler kara gücümüzü oluşturmaktadır.

Fethiye, Marmaris, Milas ve Nazilli’de konuşlanan 4 su atma özelliği taşıyan ve Ula’da konuşlanan genel amaçlı olmak üzere 5 helikopter ile Bodrum Hava limanında bulunan 2 Amfibik uçak, bölge müdürlüğümüzün yangınlarla mücadelede hava gücünü oluşturmaktadır.

Bunun yanında yaz ayları boyunca 107 Sincap Motorize ekibi, riskli bölgelerde devriye görevi yapmaktadır.

***

Yangınlara karşı, Muğla Orman Bölge Müdürlüğü bünyesinde konuşlanan bu sayıda personel, araç ve gereçleri küçümsemek olası değil.

Özellikle yıllar öncesine göre.

Bir zamanlar eldeki imkanlar, neredeyse bunların yarısı kadar bile değildi.

Zaten bu yüzden değil mi, 1990- 2000 yılları arasında meydana gelen yangınlarda 20 bin hektarın üzerinde orman sahasının yangınlara maruz kalması.

Şayet, o yıllardaki imkanlar bugünkü gibi olsaydı, şüphe yok ki yanan saha miktarı bu sayının çok altında olurdu.

Ama bugün, yangınlarla mücadelede olmazsa olmaz araçlar fazlasıyla var.

Buna karşın yine de beklentimiz, hiç yangınların olmaması.

Bu sayıda personel ve materyallere ihtiyaç duyulmaması.

İşte bu yüzden her kim olursa olsun, en önemli doğal varlıklarımız arasında olan ormanlarımızı korumak ve kollamakla yükümlüdür.

Hiç kimsenin bana ne! deme şansı yoktur.

***

Muğla Orman Bölge Müdürü Mustafa Kara, bir önemli noktanın daha altını çiziyor.

Bölge Müdürlüğümüz sınırları içerisinde son 10 yıllık verilere göre yılda ortalama 317 adet yangın çıkmakta ve bu yangınlarda ortalama 863 hektarlık ormanlık alan zarar görmektedir.

Bu yangınların çıkış nedenleri konusunda yapılan istatistiki çalışmalar sonucu % 56 oranında ihmal ve dikkatsizlik, % 17 kasıt, % 27 yıldırımlardan meydana geldiği anlaşılmıştır.

2013 yılında çıkan 395 adet orman yangınında 971 hektarlık alan zarar görmüştür.

Yapılan araştırmalara göre yangınların çıkış nedenleri arasında % 27 ihmal ve dikkatsizlik, % 18 kasıt, % 12 yıldırım, % 38 meçhul ve % 5 kaza olarak gerçekleşmiş.

Orman Bölge Müdürü Mustafa Kara, yangınlarla mücadelede nasıl bir izlendiğini vurgularken anlaşılan o ki, hiçbir ayrıntı gözden kaçırılmamış.

Hem personel hem de teknik anlamda yeterli donanıma sahip olunduğu gibi, değişik kurum ve kuruluşlarla işbirliği gözardı edilmemiş.

Bu durumda geriye kalan tek nokta, ormanların korunması adına her birimize görevler düştüğüdür.

Ancak bu takdirde, bugün bize miras kalan ormanları gelecek kuşaklara aktarabiliriz.

Değilse, doğal şartlar yanında bilinçli bilinçsiz girişimler, orman alanlarının daha da daralmasına neden olur.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.