Bu Denli Yapılaşmaya Karşın

Bu haber 01 Eylül 2014 - 23:22 'de eklendi ve 1.002 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Yıllar boyu yapılaşma bağlamında kendi kapasitesinde gelişme gösteren Muğla’nın, belirli süreçten bu yana atağa kalktığı hepimizin malumu.

Özellikle 1999 yılından sonra.

Sanırım neden bu tarih? demeye gerek yok.

Zira Muğla Üniversitesinin Eğitim ve Öğretime başladığı tarihtir.

Her ne kadar öncesinde İzmir Dokuz Eylül Üniversitesine bağlı İşletmecilik Yüksek Okulu konuşlansa da kentin eğitim bağlamında atağa kalkması 1999 yılından sonradır.

Aynı tarihte dönemin Başbakanı, 9.Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in tavsiyesi ve Yüksek Öğretim Kurulunun kararıyla yeni üniversiteler kurulması gündeme gelmişti.

Hatta, aynı yıl İmar ve İskan Bakanı hemşehrimiz Erman Şahin bakıp gördü, ilk planda kurulacak üniversiteler arasında Muğla yok.

Yeni üniversiteler için hazırlanan kararnamede Muğla Üniversitesi de yer almazsa imza atmam! diretmesinde bulununca, ister istemez üniversitenin temelleri atılmıştı.

Ne var ki istenen düzeyde gelişme göstermesi ilk planda mümkün olmadı.

Devletin ekonomik bağlamda imkanları buna müsait değildi.

Derken bir müstesna insan yardım elini uzatır.

O da rahmetli Sıtkı Davut Koçman’dan başkası değildi.

Bir taraftan hemşehrimiz, Koçman’ın manevi evladım dediği Alaaddin Arpat, diğer yandan üniversitenin kurucu Rektörü Prof.Dr. Ethem Ruhi Fığlalı el ele verince, Muğla Üniversitesi kısa süre içerisinde, emsallerini geride bırakan bir tesisleşmeye kavuşmuştu.

Üniversitemiz bugün belirli bir konuma sahip olmuşsa, bunun altında imzası olanlardan biri Sıtkı Koçman’dır.

Aksini düşünmek olası değildi.

Zira Koçman’ın maddi bağlamda desteği, günümüz koşullarında 90 milyon liranın çok üzerindeydi.

Eski parayla 100 trilyon.

Bu nedenle sadece üniversite değil tüm Muğla ve de Türkiye’nin rahmetli Sıtkı Davut Koçman’a minnet ve şükran borcu vardır.

Buna karşın, bir eğitim kurumuna bu denli maddi destek veren Koçman için üniversiteye isminin verilmesi, ancak geçtiğimiz yıl gerçekleştirildi.

Böylelikle, hak ettiği payeye çok sonralar kavuşmuş oldu.

Keşke sağlığında bu paye verilseydi!

***

Muğla, böylesine bir yükseköğretim kurumuna kavuşmuştu ama merkez ilçe adına bir takım sorunları da beraberinde getirmişti.

Bunun en belirgin göstergesi barınma oldu.

Bu kadar öğrenci, öğretim görevlisi ve de personel nasıl barınacaktı?

İlişkin olarak, kent nüfusuna bir andan tahminlerin üzerinde sayı eklenmişti.

Mevcut öğrenci yurdu, ardından ilave edilen yurtlarda yetersizdi.

Yanı sıra Muğla halkının geçmişten gelen tavrı!.

Bekara ev vermeyiz!

Nitekim ilk planda vermediler.

Ne zaman bakıp gördüler kira gelirleri tahminlerin üzerinde rant içeriyor.

İster istemez, evini kiralamakta tereddüt etmemeye başladılar.

Dolayısıyla o gün bugün Muğla halkı, eski tutumundan vazgeçtiği için öğrencilere evini kiralamakta, tabir yerinde ince eleyip sık dokumuyor.

Dokuyamazlardı.

Gerçekten Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, ekonomik bazda çok önemli katkı sağlamaktadır.

Sonuçta, kimler nasıl bir yaklaşım içerisinde olsa da, üniversitenin eğitim ve öğretim dışında ekonomik olarak Muğla’ya katkısı yadsınamaz.

***

Artık üniversite Muğla için çok şeyler ifade ediyordu.

Bu nedenle vatandaş bakıp gördü, üniversite Muğla ile bütünleşmişti.

Giyimden kuşama, barınmadan yiyip içmeye kadar bir atılım içerisine girildi.

Buna itiraz etmek mümkün değildi.

Yıllar boyu kendi halinde bir kent olan Muğla, özellikle son yıllarda her alanda atağa kalkmışsa, bunu yaratan üniversitedir.

Bugün merkez ilçenin her kesiminde konuşlanan ihtiyaç gideren işletmeler sayısı, geçmişle mukayese götürmeyecek sayıdadır.

Kaldı ki üniversitenin her alanda katkısı sadece merkez ilçeyle sınırlı kalmadı.

Bugün, kendi halinde küçük bir yerleşim merkezi olan Kötekli, aldı başını gitti.

Dense ki Kötekli, merkez ilçeyle yarışıyor.

Kesinlikle abartı olmaz.

Zira, üniversite öğrencilerine yönelik girişimler merkez ilçenin önüne geçmiş durumda.

***

Meselenin asıl boyutuna gelince.

Elbette üniversite Muğla’nın çehresini değiştirmişti.

Dedim ya aksi iddia edilemez.

Eğer bugün, kent merkezinde gerçekleştirilen yapılaşma yanında, etrafını saran diğer yerleşim merkezleri tahminlerin üzerinde iskan merkezlerine dönüşmüşse, bunu yaratan üniversitedir.

Bugün aynı üniversiteye her yıl en azından 5000 civarında yeni öğrencinin kaydını yaptırması, beraberinde bir takım yeni oluşumları öngörüyor.

Yeni konutlara ihtiyaç duyulduğu.

Bu yüzden kentin her kesiminde mantar biter gibi yeni konutlar yükseldiğini birlikte gözlüyoruz.

Ne var ki yetmiyor.

Evet yanlış değil.

Bu denli yeni konutlar yapılmasına karşın, kent ihtiyacı karşılamakta zorlanmaktadır.

Bir tarafta küçümsenmeyecek ölçüde yeni göçler, diğer yandan her yıl üniversiteye kaydını yaptıran yeni öğrenciler, beraberinde sıkıntı yaratmaktadır.

Bunun en belirgin göstergesi, ev kiralamakta çekilen sıkıntılar.

Belki halkımız şöyle düşünebilir.

Muğla’nın her kesiminde bu denli yeni evler yapılıyor.

Yine de kiralık ev bulmakta çekilen sıkıntılar neyin nesi?

Dedim ya bunu yaratan kentin aldığı göç ve de üniversiteye yeni kaydolan öğrencilerdir.

Peki sorunun çözümü ne? denirse.

Buda mevcut öğrenci yurtlarına yenilerinin yapılmasıyla mümkündür.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.