Bu da “Muğla açılımı” işte!…

Bu haber 06 Ekim 2009 - 0:00 'de eklendi ve 1.297 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

“Kürt açımı” kafama basmıyor.
Sizin basıyor mu?
Ülkemizde büyük bir kesimin kafasının bastığını da sanmıyorum.
“Muğla açılımı”na ne dersiniz?
 
xx           xx           xx
“Kürt açılımı” ile Kürt kardeşlerimiz “kimliklerine” kavuşacaklarmış.
Kürt kardeşlerimiz kimliksiz miydi?
Benim çocukluğumda Saburhane semtinde “Kürt Hasan” vardı.
1950’li yıllardı. Öyle çağırılır, anılırdı:
“Kürt Hasan”
Bu gün SHP İl Başkanı olan Hasan Balı’nın dedesi…
 
xx           xx           xx
Hamdi Baş, Muğla’nın ünlü muhtarlarındandır.
“Kürt Hasan”, “Hamdi Baş”… Muğla’nın “marka” isimleri…
Hani Muğla merkeze bağlı (Muğla-Aydın kara yolu üzerinde) Bayır Beldesi varya, orada yol üzerinde eskiden tandırı meşhur olan, şimdiler de çöp şişle yeniden tanınan restoranın sahibiydi Hamdi Baş. Kendisini yakın zamanda o restoranın önünde yaşanan trafik kazası sonucu yitirdik.
Hamdi Baş, Demokrat Partililiği, sonra Adalet Partililiği ve Doğru Yol Partililiği ile ünlüdür. Bayır’da Salihpaşalar Muhtarı idi. Uzun zamandır büyük oğlu İsmail Baş Salihpaşalar Muhtarı…
İsmail Baş, MHP’li bilinir. Oğlu ve Hamdi Baş’ın torunu Hayati Baş hangi partili bilmiyorum. Hafta sonunda düğünü vardı. Damla adında bir kızımız ile evlendi. Hayati&Damla çiftine mutluluklar diliyorum.
 
xx           xx           xx
Geleneklerimizi sürdürenlere buradan selam olsun.
Yeni çift Pazar günü balo denilen günümüz düğün töreni ile evlendi, ama cumartesi günü kız evinde ‘kız düğünü’, oğlan evinde “oğlan evi düğünü” vardı. Ben oğlan evi düğünündeydim.
Ne düğündü?..
Masaların hepsi ayrı ayrı ‘protokol’dü. Bir yanda Muhtarlar Derneği’nin yöneticileri ve muhtarlar, bir yanda CHP’liler, öbür yanda DP’liler, AKP’liler, MHP’liler…
20 yıl önce köylerimizde böyle düğünler olmazdı. Düğün sahibi hangi partili ise, orada o partililerin ağırlığı olurdu. Ötekilerden olan olsa da kendini gösteren davranışlar sergileyemezdi.
Köy düğünlerinde türküler çalınıp, söylenir de; sağcıların baskın olduğu yerde “Karlı kayın”, “Aldırma gönül”, “Leylim ley” gibi ‘sol’, solcuların baskın olduğu yerde “Çırpınırdı Karadeniz” ve “Türkiye’m” gibi türküler söylenemezdi. Olay çıkardı…
Oysa hepsi de Türkiye’min türküleri…
 
xx           xx           xx
Ben CHP Üyesi, solcu bir gazeteciyim. 20 yıl önce sağcı bir ailenin düğününe davet edilmezdim. Edilsem de gitmezdim… Meslektaşlarım Mustafa İnci ÖDP’liydi, sonra Genç Partili oldu. Ama solcudur… Bekir Tosun DP’li (DYP) de olabilir, AKP’li de, ama sağcıdır. Düğüne birlikte gittik. Bize masa yapmaya kalktılar. Yapılsaydı, düğünde bir de “gazeteciler masası” olacaktı. DP İl Başkanı Erol Kapiz arkadaşımız. O’nun masasına oturduk. Ne tesadüf, Muğla’nın solcu gazetecilerinden Hüseyin Kocabıyık da oradaydı.
Biz oturduktan sonra CHP’liler geldi. Beni DP’lilerin arasında gördüklerinde “Bunun orada ne işi var?” diye sorup tepki gösterecekleri aklıma gelmediği gibi, “Beni burada görünce ne düşündüler?” diye de bir rahatsızlık duymadım…
 
xx           xx           xx
Düğünde, MHP’liler Milletvekili Prof. Dr. Metin Ergün tarafından temsil edilirken, CHP’liler İl Genel Meclisi Başkanı Zeki Köylü, il genel meclisi üyeleri Salih Ercan ve İbrahim Şimşek, Merkez İlçe Başkanı Bahattin Gümüş, Bayır Belediye Başkanı Cumhur Çoban tarafından; AKP’liler İl Genel Meclisi Üyesi Av. Çağrı Alper, DP’liler İl Başkanı Erol Kapiz, eski il başkanlarından Enver Kansu ve arkadaşları tarafından temsil ediliyorlardı.
Davul-zurna ekibi her telden çalıyordu. Nedense çıkıp oynayan yoktu. Ben “Nerede geleneklerimiz” diye üzülürken, davul-zurna ekibi de oynayan olmaması nedeniyle ‘para çevrilmemesinden’ üzüntü duymuş olmalı!
Ama karşılıklı türküler söylendi. Böylece davul-zurna ekibi “orta parası” denilen bahşişlerle yolunu buldu…
 
xx           xx           xx
Bir değil, birkaç protokol masa olunca, düğün gecesi bizim Perşembe pazarına döndü. Kim kime, dum duma… Davul-Zurna ekibinden iki ekip çıktı.  Biri CHP’lilerin masasında, biri DP’lilerin… CHP’lilerin masasından “Burası Muştur, yolu yokuştur…” nağmeleri yükselirken, benim ve meslektaşlarımın da oturmakta olduğu DP’lilerin masasından “Türkiyem” türküsü yükseldi.
Kıyamet kopmadı…
Ben DP’lilerin arasında davul-zurnaya “Karlı Kayın Ormanı”nı söyletip, “Leylim Ley…” dedirtirken, DP eski il başkanlarından Enver Kansu benim için “Aldırma Gönül…” çaldırıyordu!
 
xx           xx           xx
O gece, Baş Ailesi’nin “oğlan evi” düğününde, her parti temsil edilirken, o partililerin içinde; Kürdüyle, Türküyle, Lazıyla, Alevisi-Sünnisiyle her kimlikten insan vardı…
Hep birlikte çaldık, çığırdık, eğlendik…
O gece orada “Türkiye’m” vardı.
Ne silahlar patladı, ne bir olay oldu…
Bayır Jandarması önlem almaya bile gerek duymamıştı.
İşte bu da “Muğla açılımı”…
Yeni çifte mutluluklar diliyorum.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.