Bu bir bayram yazısı…

Bu haber 18 Eylül 2009 - 0:00 'de eklendi ve 794 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Mübarek Ramazan ayının son günlerine geldik.
Yarın arife.
Mezarlıklar ziyaret edilecek. Muhtemelen belediye mezarlıklara ücretsiz taşıma seferleri düzenleyecek.
Bu bir gelenek…
Mezarlıklara eskiden mersin dalları ile gidilirdi. Bu da gelenekti. Tıpkı davulun “gürültü yapıyor” diye yasaklandığı gibi, “pislik yaratıyor” diye belediye tarafından yasaklandı…
Şehir içinde o kadar çok gürültü ve pislik yaratan yer var ki “kapatın” diyemiyoruz. Ama “Taşıyın” diyebiliriz…. Bu bir başka yazı konusu…
Mezarlık ziyaretlerinin ardından, Pazar günü hep birlikte Ramazan Bayramı’nı idrak edeceğiz.
Ben hala oruç tutmamış olanların ve hatta inanmayanların Ramazan Bayramı’nı kutlamalarını anlayabilmiş değilim.
Ama gelenek işte…
xx           xx           xx
Ankaralının Kahvesi’nde sahuru beklemekte gelenek oldu… Her gün birileri bir şeyler alıyor, geceleri hep birlikte yeniliyor. Maçakızcılar ve özellikle Hasan Çakar, Av. Biray Demircan ikilisi sayesinde bu Ramazan kahve milleti fındık, fıstığa da doydu…

 
xx           xx           xx
Salıyı çarşambaya bağlayan gece Kadir Gecesi idi.
Muğla’da Ramazan’ın ilk günü ve ardından 15’inde duyduğumuz Ramazan Davulunu Kadir Gecesi de duyduk…
Ankaralının Kahvesi’nde sahuru bekliyorduk. Kahve milletinden biri, “Bayramda da çalınacakmış galiba. İlk gün, 15. gün çalındı. Bu gün de çalınıyor. Bu günlerin öteki günlerden farkı ne?” diye sordu.
Yanıt veremedim.
Belki de Ramazan’ın ilk günü, 15. günü, Kadir Gecesi ve Ramazan Bayramı’nda davulun sesi gürültü yapmıyor, uzaktan hoş geliyordur!
 
xx           xx           xx
Ramazan Davulu olayına fazla taktığımı söyleyenler oldu. Yalan değil. Taktım.
Keşke başkaları da taksa.
Oruç tutmuyor olabilirsiniz, inancınız da olmayabilir… Ama bu, bizi ‘biz’ yapan değerlerden; gelenek ve göreneklerimizden koparmamalı…
 
xx           xx           xx
Alzheimer çağımızın hastalıklarından biri.
İnsanlarda görülüyor.
Bu hastalığa yakalanan insan neredeyse hiçbir şey anımsamıyor. Adeta belleği, hard diksi boşalıyor. Çocuksulaşıyor…
Fırsatını bulup da evden dışarıya adımını attı mı bulun bulabilirseniz…
Alzheimer hastalığına mı yakalandınız?
Kayboldunuz, yoksunuz… Zavallısınız…
Bir de bir toplumun, milletin bu hastalığa yakalandığını düşünün!
 
xx           xx           xx
Bizi gerçekten ‘biz’ yapan, beleğimizde, o hard disk de biriktirdiklerimiz değil mi…
Kültürümüz; geleneklerimiz, göreneklerimiz, adetlerimiz…
Geçmişimiz…
Geçmişimiz yoksa, geleceğimizden söz etmek mümkün mü?
Hele geçmişimizin “insani” boyutunu yitirdi isek…
 
xx           xx           xx
Çocuklarımızla oturup, Ramazan üzerine, Ramazan Bayramı üzerine konuşurken onlara çok şey anlatıyoruz. Bizi, imrenerek, hayranlıkla dinliyorlar. İyice küçük olan çocuklarımız, “Bayram’da macuncuya gidelim. Biz de kader çekelim. Şam tatlı yiyelim. Sinemaya da gideriz değil mi?” demeye kalkıyorlar. Davulu, topu, davulcunun manilerini soruyorlar. Kandil simidini merak ediyorlar…
Reyhan Pastanesi, Kandil günü “Kandil simidi” çıkarmış. Pek satılmamış. Pastane çalışanları “Kandil simidini pek bilen kalmamış” olduğunu söylediler…
 
xx           xx           xx
Muğla’nın Asar Dağı’ndan Ramazan Topunun atıldığı top, bu gün Konakaltı Külttür Merkezi’nin avlusunda sergileniyor. Meraklı çocuğunuzun, torununuzun elinden tutup Konakaltı Kültür Merkezi’ne gidip, “Bak bu top. Ramazan da bu topun sesi ile iftar yapar, sahura kalkardık” diyeceksiniz. Ramazan Davulunu, davulcusunu nerede gösterirsiniz bilemiyorum. Macuncu yok. Şam Bali denilen şamtatlıyı pastaneler bile yapmıyor…
Ramazan Davulu bir iki kendini bilmez rahatsız oldu diye yasaklanıyor… Gerçekten Ramazan Davulu’nun sesi ile oruç tutmayan da uyanıyor olabilir. Ama nerede kaldı hoşgörürlüğümüz…
Geçenlerde bir gazetede okudum, filanca yerdeki yabancı, oruç tutanlara saygısından gündüzleri restorana gidip yemek yemiyormuş!
 
xx           xx           xx
Geçmişimizi bilerek veya bilmeyerek silip, yok edip geleceğe nasıl ulaşırız bilemiyorum.
Korkarım torunlarımız, Ramazan Bayramını da göremeyecekler!
Bayramda elinizi öpen çocuklara ne olur, az da olsa para verin…
Bayramınız kutlu olsun. Size ve tüm insanlığa güzellikler getirsin.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.