BU AYIP BİZE YETER

Bu haber 28 Kasım 2013 - 8:52 'de eklendi ve 1.161 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Ülkemizde kabul edilemez öyle yüz kızartıcı eylemler gözlenmekte ki, bunun izahı yok.
Ne yapsanız, ne etseniz de dünyaya anlatamazsınız.
Zira geçerli hiçbir sebebiniz, mazeretiniz yok.
Olamaz da.
Bunun adı düpedüz vahşettir.
İnsanlıktan nasibini alamayanların işlediği cürümden başkası değildir.
Oysa bir canlı varlığı eziyet etmek ve de canını almak sadece Yüce Yaratana aittir.
Değil mi ki yeryüzünde konuşlanan tüm canlıları o yarattı.
Onların varlığını ancak Yaratan ortadan kaldırabilir.
***
Bilmem ne demek istediğim kestirildi mi?
Bir vahşetten dem vuruyorum.
Tüm dünyaya rezil olduğumuz kadın cinayetleri söz konusu olan.
Eğer, dünyada konuşlanan ülkeler arasında kadın cinayetleri bağlamında ilk sırada bulunuyorsak!
Sadece 8 aylık süreçte 400’e yakın kadınımız kıskançlık ve töre cinayetlerine kurban gitmişse!
İlişkin olarak, tüm medya organları bu tür vahşetleri her gece ekranlara yansıtıyorsa!
Bunu nasıl izah edersiniz?
Dahası, hangi gerekçe ülkemizi aklayabilir?
Aklayamaz.
Bunu izah edecek geçerli hiçbir mücbir sebep yok.
***
Peki nedendi?
Neden, böylesine vahşetler işleniyor?
Neden ülkemiz, bu bağlamda ülkeler arasında ilk sırada?
Kabul edelim ki bunun bir değil çok sebebi var.
En önemlisi cehalet.
Buna yetiştiği çevrenin katı ve de anlamsız kuralları da eklenince, birileri karşısındakinin canını almaktan hiç çekinmedi, çekinmiyor.
Hem de yıllar boyu.
Üstelik, kadınların Yüce Yaratanın yarattığı bir varlık olduğu bilincinden uzak olunca.
Oysa Yunus Emre dizelerinde bunun ne demek olduğunu ne güzel anlatmış.
Yaratılanı severim Yaratandan dolayı.
Hal böyle iken aklı baliğ bir kimse, böylesine bir vahşetin müsebbibi olabilir mi?
Ne yaparsın ki oluyor.
Hem de ardı arkası kesilmeksizin.
En belirgin göstergesi rakamlar.
Rakamlar yalan söylemeyeceğine göre.
***
Cahilliğin yarattığı kabul edilemez eylemden ayrı olarak bir başka neden daha var.
Kıskançlık.
Yıllar boyu, ülke genelinde bu tür bir eğilimin etkisinde kalan niceleri, gözünü kırpmadan karşısındaki kadınları öldürmekten çekinmediler.
Kimi zaman sözlüsü ve nişanlısını, çoğu kez de eşini katletmekte beis görmediler.
Üstelik bu ülkede, annelerini çocuklarının gözü önünde acımasızca öldüren niceleri çıktı.
Ve çocuklar, yaşamları boyunca o psikolojiyle yaşamak zorunda bırakıldılar.
***
Ne acıdır ki bütün bu vahşetler bizim ülkemizde işlendi.
Hal böyle olunca, kabul edilsin edilmesin başkalarının ülkemize bakış açıcı hiç değişmedi.
Bugün girmeğe can atılan AB’nin öne sürdüğü gerekçeler içerisinde “insan hakları ihlali” ilk sırada yer alıyorsa, daha başka ne söylenir?
Kaldı ki, sizin ülkenizde şu veya bu nedenden sadece bir senede bu sayıda kadın cinayeti işleniyorsa, kendinizi savunamazsınız.
Daha bir önemlisi, Uluslararası platformlarda yer almak istediğinizde bu ve benzer gerekçeler karşınıza dikilir.
Dikiliyor da.
Artık ne denli çabalasanız da beyhudedir.
Zira ortada, sizin ülkenize yapıştırılan bir yafta vardır.
Türkiye kadın cinayetleri bağlamında ilk sırada yer almaktadır.
Bu durumda tek bir şey söylenebilir.
Ve bu ayıp bize yeter de artar.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.