Bodrum’la Vedalaşalım Mı?

Bu haber 04 Kasım 2016 - 0:01 'de eklendi ve 1.062 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

 Birkaç yıl önce bir “oda başkanı” koruma alanlarından şikayet etmişti.

SİT alanları ve ÖÇKK kararları nedeniyle yeni oteller yapılamadığından ve bu yüzdende turizm gelirlerinde artış sağlanamadığından yakınmıştı.

Bu sene turizmde yer yer yüzde 30-40 kayıpla sezonu kapattık gibi…

Acaba o oda başkanının dediği yapılmış olsa; SİT alanlarında yapılaşma kolaylıkları sağlansaydı; hatta SİT ve ÖÇKK kararları kaldırılmış ve isteyen istediği yerde oteller, tesisler yapabilmiş olsaydı bu kayıplar yaşanmayabilir miydi?

O zaman o oda başkanını araştırdığımda “turizmci olmadığını” ve bir “inşaat malzemesi mağazası” sahibi olduğunu öğrenmiştim!

Kendisini bu köşeden eleştirmemiştim. Çünkü Fethiye’den onu eleştiren çıkmamıştı… (!)

 

xx           xx           xx

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanan ve onaylanmak için kurumların bilgisine sunulan planlama ile Bodrum’da 1’nci derece sit alanları 2’nci ve 3’ncü derece sit alanlarına dönüştürülüyor.

Yapılan planlama kabul edilirse, Bodrum Yarımadası ile Gökova Körfezi’nin kıyı kenar çizgisinde tam 200 hektarlık hazine ve orman arazisi yapılaşmaya açılıyor.

Fethiye’deki oda başkanı bu habere kesin bozulmuştur!

Bodrumlular da bozulmuş…

TMMOB’nin bu konudaki bildirisini açıklayan Bodrum İlçe Koordinasyon Kurulu Sekreteri Şehabettin DoğanPlanın üzerinde ‘Öneri Koruma Kategorisi’ yazıyor ama bu plan, Bodrum’un doğal sit alanlarını koruma değil katletme planıdır” dedi.

CHP Muğla Milletvekili Akın Üstündağ da konuyu TBMM’ne taşıdı.

 

xx           xx           xx

CHP Muğla Milletvekili Akın Üstündağ konuyu TBMM’ne taşırken, AK Parti Muğla Milletvekili Nihat Öztürk ve MHP Muğla Milletvekili Mehmet Erdoğan da bir şeyler yapmalılar…

Aslında bu konuda CHP Milletvekili Üstündağ’ı da eleştirmek lazım! Madem bu önemli sorunu meclise taşıyorsun, önergeni parti farkı gözetmeksizin Muğla Milletvekillerinin imzasına açman gerekmez mi?

Böylesine önemli konularda bencil olmamalı!

AK Parti Muğla Milletvekili Öztürk’ün seçildiği günden beri en çok Bodrum’a gittiğini; yaptığı açıklamalarda sık sık “Koruma alanları, Hazine arazileri ve 2B arazileri ile ilgili sorunları çözecek çalışma yaptığını” vurguladığını biliyoruz.

Ancak çalışmasının içeriğini bilmiyoruz. Muhtemelen kamu yararına bir çalışmadır. Açıklarsa aydınlanırız…

 

xx           xx           xx

CHP Muğla Milletvekili Akın Üstündağ, Muğla’da 2015 yılında SİT alanlarında yürütüldüğü belirtilen proje hakkında Çevre ve Şehircilik Bakanı Fatma Güldemet Sarı’nın yanıtlaması istemiyle verdiği yazılı soru önergesinde “TOKİ veya diğer yatırımcılar tarafından projelendirilmiş olan ve uygulama aşamasına gelen projeler hakkında tarafınıza iletilmiş bir talep bulunmakta mıdır?” sorusuna yer vermiş.

Sayın Bakan bu soruya nasıl yanıt verir bilemeyiz, ama bildiğimiz bir şey varsa onun da Bodrum’da “betonlaşma” denilen imar kanserinin seneler önce “ikinci konutlarla” başladığıdır.

Umarız Bodrum’un kalan bir avuç “yeşili” bu defa TOKİ eliyle gelecek “İkinci konut” dalgasına kurban edilmez…

 

xx           xx           xx

TMMOB Bodrum İlçe Koordinasyon Kurulu Sekreteri Şehabettin Doğan da CHP Muğla Milletvekili Akın Üstündağ gibi söyleyerek “Planın üzerinde Öneri Koruma Kategorisi yazıyor ama bu plan, Bodrum’un doğal sit alanlarını koruma değil katletme planıdır” diyor. Doğan şöyle anlatmış:

Uygulama özellikle denizcilik ve yat sektörüne mavi yolculuğa büyük darbe vuracak, yarımadanın bakir kalmış koyları ile adalarını yapılaşmaya açacak olan bu plana acil olarak ‘dur’ denmeli. Muğla Büyükşehir Belediyesi’ndeki meclis üyelerine bu plana karşı çıkmaları içinde görüşlerimizi ileteceğiz. Planın onaylanmasını önlemek için TMMOB olarak her türlü eylem ve yasal girişimde bulunmayı taahhüt ediyoruz

İyi de taahhüt kime yapılıyor?

 

xx           xx           xx

Eskiden TMMOB ve özellikle Mimarlar Odası taahhütte filan bulunmaz, çıkar ne gerekiyorsa yapardı…

Demek ki gelinen noktada “taahhütte bulunuluyor” ve “toplumsal görev ve sorumluluk” yerine getirilmiş oluyor!

Türkiye’nin gözbebeği Bodrum’un Değirmenburnu, Kara Ada, Küdür Yarımadası, Pedasa Antik Kenti gibi önemli noktalarının 1’inci derece doğal sit alanından 2 veya 3’üncü sit alanına dönüştürülerek yapılaşmaya açılacağını anlatan TMMOB üyeleri bu planı engellemek için yasal çerçeve içinde mücadele edeceklerini de söylemişler.

İnşallah ve umarım Bodrum Yarımadası talan ve yağma imarına açıldıktan sonra ayağa kalkmazlar!

 

xx           xx           xx

Mimarlar Odası Bodrum Temsilcisi Cevat Kalfa da Bakanlığın hazırladığı yeni doğal sit alanları haritası incelediğinde, Bodrum Yarımadası ve Gökova Körfezi kıyılarına çok ciddi müdahaleler yapıldığının görüldüğünü söylüyor.

Kalfa’ya göre facianın boyutu o kadar büyük ki, Bodrum‘un karşısındaki Kara Ada, 1’inci dereceden 2’inci dereceye dönüştürülürken, 1’inci derece doğal sit alanları olan Kisebükü, Yalıkavak Küdür Yarımadası, Haremtan Tepesi, Değirmenler Burnu, Pedasa Antik Kenti‘nin bulunduğu Konacık Mahallesi ormanlık alanı, Bodrum‘un girişindeki Yokuşbaşı Mahallesi sağlı sollu olarak, mavi yolculuğun başladığı İçmeler’den Kisebüküne kadar olan koylar; Göltürkbükü, Cennet Yalı Mahallesi koyları 2’inci ve 3’üncü derecelere çıkarılarak buralarda yapılaşmanın önü açılmış oluyor.

Üstelik bu, mevcut Bodrum’un üç katı daha yapılaşma demek…

Bunu Kalfa söylüyor. “Şimdiki Bodrum’un tam üç katı yapılaşma olacak. Buna ne altyapı, ne yol dayanır. Bakanlığın acil olarak bu sevdadan vazgeçmesini istiyoruz.” diyor.

 

xx           xx           xx

CHP Milletvekili Üstündağ’ın Çevre ve Şehircilik Bakanı Fatma Güldemet Sarı‘nın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na verdiği önergede yer alan sorulardan TOKİ veya diğer yatırımcılar tarafından projelendirilmiş olan ve uygulama aşamasına gelen projeler ile ilgili “Bu projeler açıklanan ‘Muğla Doğal SİT Alanlarının Ekolojik Temelli Bilimsel Araştırma’ projesi ile çelişki oluşturduğu takdirde uygulamanız ne yönde olacaktır?” sorusunun yanıtı çok önemli…

Bakanlığın projesinin adı “Muğla Doğal Sit Alanlarının Ekolojik Temelli Bilimsel Araştırma Projesi” şeklinde… Milletvekili Üstündağ ile TMMOB ve Mimarlar Odası Bodrum Şubesi değerlendirmelerinden de anlaşılacağı gibi, adı geçen alanlar “Ekolojik Temelli Bilimsel Araştırma” yapıldıktan sonra yapılaşmaya açılacağına göre daha önce oraları SİT ilan edenler “Bilime aykırı” kararlar mı almışlar?

Ben ayrıca Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bu çalışmayı yaparken acaba Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın Muğla Valiliği marifetiyle yaptırdığı ve 2013 yılında tamamlanan “Muğla İçin Doğa Master Planı”ndan haberi var mı?

CHP Milletvekili Üstündağ’ın önergesinde göremedim. Keşke “Bodrum hallolduktan sonra sıra nereye gelecek?” diye de sorsaydı…

 

xx           xx           xx

Şimdi burada Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün’ün değerlendirmesi çok önemli… Bakanlık kendisinin görüşünü sormuş. Bakalım o görüş kamuoyu ile paylaşılır mı?

Muğla’dan ortaya konan bütün görüşler paylaşılmalıdır. Görelim bakalım kimler “Bodrum’un ve turizmin katli vaciptir” demiş…

Aslında Muğla’daki tüm koruma kararları kaldırılıp, ormanlarda imara açılabilir. Herkes rahatlar. Tercih meselesi…

Turizm mi? Doğal ve tarihi çevre katliamı turları düzenlenir…

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

2 ADET YORUM YAPILDI
Celal Şakıyan 04 Kasım 2016 / 21:26

Tabi garip bir ülkede yaşıyoruz. Bakir bir alanı, doğal güzellikleri gören sessiz sakin bir kasabaya herkes önce gidip yerleşiyor, sonra,yolu asfalt olsun, yılanı, akrebi bahane edip , yöresel bitki ve tüm doğallığı yok edip çim.kayrak taş ile doğallık arayışına giren oteller, konutlar… Turist bu ortamı istemiyor ki…
1979 dan itibaren özellikle kentsel alanların korunması konusunda etkili olacak kentsel,doğal ve arkeolojik sit alanları ve derecelendirmeler Kültür Bakanlığınca tespit edilmeye başlanmış olup : tek yapı,tek ağaç değil çevresi ile korunan ve özelliği devam ettirilmek amacıyla çalışmalar yürütülmüştür. Türkiye’de sadece bir Koruma Kurulu vasıtası ile koruma kararları veriliyordu. Kurulların çoğaltılması ile koruma kriterleri ve kurallar devamlı olarak bozuldu. Muğla da bile örnek kararlar var.
1982 yılında asker döneminde bile İmar ve iskan bakanlığı- Turizm bakanlığı- iller bankası-Kültür bakanlığı turizm potansiyeli olan İzmir çeşme ve bodrum yarım adalarına 2. konut izinlerinin kaldırılarak konut sayısının artışını durdurmak için üçlü protokol imzalamışlardır. Ancak, öyle bir güç var ki konut yapımı hızı dahada artmış, tarım bakanlığı da tarımsal alanları koruyamamıştır. Dogal sit alanı olan Eski Foça’da Simdi Soytaş Sitesinin yapılaşma talebinde ormanlık alan olduğu gerekçesi ile Nazım plan Bürosunca olumsuz görüş verildiği için, o alandaki ağaçların yoğunluğu ve gövdelerinin çaplarını belirleyen röleve sinin çıkarılması bakanlıkça istenmiş, ve Soytaş site yatırımcısına vermiştir. siyasetin kamu yararına karar üretmediği bu ülkede turizmi geliştirmek adına yeni villaların yapılması hırsına kapılmış yatırımcı ejderhalara kimsenin dur diyemiyeceğine inananlar sınıfına girdim. Görüşlerinize ve kararlı dokunuşlarınızı hayranlıkla takip ediyorum. Muğla için teşekkürler.

Celal Şakıyan 04 Kasım 2016 / 21:27

Tabi garip bir ülkede yaşıyoruz. Bakir bir alanı, doğal güzellikleri gören sessiz sakin bir kasabaya herkes önce gidip yerleşiyor, sonra,yolu asfalt olsun, yılanı, akrebi bahane edip , yöresel bitki ve tüm doğallığı yok edip çim.kayrak taş ile doğallık arayışına giren oteller, konutlar…
1979 dan itibaren özellikle kentsel alanların korunması konusunda etkili olacak kentsel,doğal ve arkeolojik sit alanları ve derecelendirmeler Kültür Bakanlığınca tespit edilmeye başlanmış olup : tek yapı,tek ağaç değil çevresi ile korunan ve özelliği devam ettirilmek amacıyla çalışmalar yürütülmüştür. Türkiye’de sadece bir Koruma Kurulu vasıtası ile koruma kararları veriliyordu. Kurulların çoğaltılması ile koruma kriterleri ve kurallar devamlı olarak bozuldu. Muğla da bile örnek kararlar var.
1982 yılında asker döneminde bile İmar ve iskan bakanlığı- Turizm bakanlığı- iller bankası-Kültür bakanlığı turizm potansiyeli olan İzmir çeşme ve bodrum yarım adalarına 2. konut izinlerinin kaldırılarak konut sayısının artışını durdurmak için üçlü protokol imzalamışlardır. Ancak, öyle bir güç var ki konut yapımı hızı dahada artmış, tarım bakanlığı da tarımsal alanları koruyamamıştır. Dogal sit alanı olan Eski Foça’da Simdi Soytaş Sitesinin yapılaşma talebinde ormanlık alan olduğu gerekçesi ile Nazım plan Bürosunca olumsuz görüş verildiği için, o alandaki ağaçların yoğunluğu ve gövdelerinin çaplarını belirleyen röleve sinin çıkarılması bakanlıkça istenmiş, ve Soytaş site yatırımcısına vermiştir. siyasetin kamu yararına karar üretmediği bu ülkede turizmi geliştirmek adına yeni villaların yapılması hırsına kapılmış yatırımcı ejderhalara kimsenin dur diyemiyeceğine inananlar sınıfına girdim. Görüşlerinize ve kararlı dokunuşlarınızı hayranlıkla takip ediyorum. Muğla için teşekkürler.