BODRUM MU, SİYASET Mİ?

Bu haber 27 Şubat 2013 - 0:02 'de eklendi ve 1.525 kez görüntülendi.
CIZ
CIZ cizciz@hamlegazetesi.com.tr

Bir teknokrat ve bir proje adamı olarak Muğla Milletvekili Sayın Ali Boğa’nın fikir öncülüğünü yaptığı ve fitilini ateşlediği “Muğla’nın vilayet oluşunun 100. yılında 100 proje” çalışması il genelinde büyük bir heyecan yarattı. Sayın Yüksel Özdenle birlikte omuz omuza yürütülen bu proje tutacağa benziyor. Şimdiden söyleyebilirim ki, özellikle büyükşehir olarak Muğla bu süreçten çok karlı çıkacak. Sebebine gelince; her şeyden önce yerelin ihtiyaçları ile iktidarın gücünü bir türlü örtüştüremeyen Muğla’nın böyle bir ortak hedefe ihtiyacı vardı.
Ayrıca Ali Boğa üst düzey bürokrasi ve mega proje deneyimleri olan bir siyasetçi. Kimsenin inanmadığı Türkiye’nin 100 Milyar dolarlık ihracat hedefinin gerçekleşmesinde onun emeği göz ardı edilemez. Yüksel Özden de iki dönemdir milletvekili, bölgenin ihtiyaç ve beklentilerini iyi biliyor. Bu iki birikimin oluşturduğu sinerjinin Muğla’da yaratacağı etkiyi şimdiden görmek mümkün.
Muğla’nın beklediği, 50 yıldır ihmal edilmiş, ötelenmiş ve siyasi hesaplara kurban edilmiş o kadar çok yatırım var ki, işte onların birer birer filizlenmeye başlayacak olması, peşinden de pek alışık olmadığımız “MUĞLA DAYANIŞMASI”nı da beraberinde getirecek. Hatta diyebilirim ki, Muğla’nın yerel çıkarları ilk defa siyasi önyargıların önüne geçecek ve birlik ruhu ortak akılla harmanlanıp hizmete dönüşecek. Bu bağlamda ilk adım olarak yapılması gereken şey; Muğla büyükşehir adına layık üslup ve argümanlarla “dengeli ve adil kalkınma” hedef ve yöntemleri şimdiden belirlemektir. İlimizde turizm, tarım-hayvancılık, balıkçılık, ihracat, madencilik vd… biri diğerlerine feda edilemeyecek kadar önemli, Muğla ile özdeşleşmiş ve birbirini tamamlayan sektörler.
O nedenle asıl mesele; Muğla’nın tamamına şamil bütüncül ve dengeli kalkınmadır, taşıma kapasiteleri de hesaplanarak tek merkez üssünden yönetilmesidir. İşte bunun adı “BÜYÜKŞEHİR”. O da oldu. Geriye tek şey kalıyor; gelecek 100 yıllık süreçte yaşanabilir bir Muğla ve sürdürülebilir, çevreye duyarlı bir ekonomik yapılanma için şimdiden “büyükşehir stratejik planı” üzerinde çalışmak.
Demem o ki; 100 projenin Muğla’nın tamamına adilane bir şekilde nasıl dağıtılacağı hususu mutlaka bir marka danışmanı nezaretinde ve bir stratejik plan çatısı altında yapılmadıkça bu çalışma Muğla’ya telafisi mümkün olmayan zararlar da verebilir. Sayın Valimizin, vekillerimizin ve ilgili bakanlıkların bu hususu dikkate alacaklarını umuyorum.
“100. Yılda 100 proje” ile Muğla sekiz şiddetinde sarsılırken siz hiç Bodrum’dan bir ses, bir kıpırtı veya bir talep duydunuz mu? Ben söyleyeyim, bildiğim kadarıyla kocaman bir HAYIR! Böyle bir emare şimdilik yok. Niçin? Bu sorunun cevabı Bodrum’un şimdiye kadar kaçırdığı fırsatlarda gizli. Siyasi refleksler, ideolojik prangalar, duyarsızlıklar, rant hesapları vs.
Ne ideolojisi, hizmetin, yatırımın siyaseti mi olurmuş demeyin. Maalesef Bodrum’da oluyor. “İktidar tarafından getirilecekse gelmesin daha iyi” anlayışını bir türlü kıramadık. Bu dayatma ne yazık ki Bodrum’da hala prim yapıyor. Çünkü birileri hala Bodrum’u siyaseten kurtarılmış bölge olarak görmek istiyor. Yatırım gelirse alanının daralacağını düşünüyor. İşte ayağımızdaki ve beynimizdeki pranga bu, adı da; kör (veya körü körüne) siyaset.
Zaman durmuyor, beklentiler değişerek artıyor. Bilmiyorlar ki bu devinime ayak uyduramayanlar siyaseten de saf dışı kalacak. Ama birileri deve kuşu misali hala başını kuma gömmeye devam ederken diğer bölgeler yatırımları kapıyor, kaybeden yine Bodrum oluyor.
O halde izan ve insaf sahibi, demokrasiye inanmış, hoşgörüyü tarihi bir miras olarak yaşam tarzı haline getirmiş Bodrumlular prangaları ne zaman kıracak? Biz 2023’te nasıl bir Bodrumla karşılaşmak istiyoruz veya istemiyoruz? Bu hayati soruların cevabını şimdiden bulmazsak 2023 vizyonumuzu peşinen kaybetmiş oluruz.
Şayet şu 100 projeden en az 20sini Bodrum’a kazandıramazsak çok yazık olacak. Belediye imkânları zaten belli, iktidar desteği şimdi değil de ne zaman? Artık bilmeliyiz ki deve kuşu yumurtasından proje ve yatırım çıkmıyor. Projeleri ortak akılla ve Bodrumluluk bilinciyle birlikte hazırlamalıyız. Ancak eşyanın tabiatına aykırı bir beklenti içine de girmemeliyiz. Yani, biz diyalog kapılarını açık tutmazsak kimse bize “al yatırımı” demez. Biz bir adım yaklaşacağız, iktidardan da 10 adım yaklaşmasını bekleyeceğiz.
Samimiysek ve Bodrum’u gerçekten seviyorsak yapacağımız şey çok basit, tabii ki gurur-kibir meselesi yapmazsak. Eğer küstüğümüz dağın odununu yakmayız dersek ve önyargılarımızın esiri olursak işimiz çok zor.
Yarından itibaren tüm kurum ve kuruluşlarımız, siyasi partilerimizin ilçe temsilcileri, STK’lar, meslek odalarımız ve belediyelerimiz Bodrum ortak paydasında bir masa etrafında toplanırlar da bir proje grubu oluşturabilirlerse, Kaymakamımız öncülüğünde biz en az 20 projeyi rahatlıkla Bodrum’a kazandırırız.
Bu fırsat kaçarsa vebalinden hiç birimiz kurtulamayız. Gelin, siyasi hesaplarımızı bir süreliğine donduralım ve önceliğimiz Bodrum olsun.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.