Bodrum Kalesi Yıkılıyor!

Bu haber 19 Temmuz 2017 - 0:33 'de eklendi ve 1.547 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne Türkiye tarafından önerilen 10 yeni alan arasında yer alan Bodrum Kalesi Sualtı Arkeoloji Müzesi’ne hiç ziyarette bulundunuz mu?

Veya en son ne zaman ziyaret ettiniz?

Ben çok ziyaret ettim… Her ziyaretimde ilk kez geliyormuşum gibi hissetmişimdir.

Gaziantep’in müzesi çoktur. “Mutfak Müzesi”, “Oyun ve Oyuncak Müzesi” bile var. Gerek yapısal kompleksi ve gerekse içinde yer alan eserleri açısından Dünya Müzeleri içinde önemli bir yere sahip olan “Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi”ni gördüm.

Dünya Müzeleri arasında yer almayı hak ediyor. Çok güzeldi. Hele “Çingene kızı mozaiği” müthişti. Ancak bir fotoğraf veya heykel sergisi gezer gibi girdim, çıktım.

Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi öyle mi? Girip hemen çıkılamıyordu…

xx           xx           xx

AA’nın Muğla Temsilcisi Durmuş Genç geçen sene Ekim ayında, şu anda rüşvet iddiasıyla tutuklu olan Muğla İl Kültür ve Turizm Müdürü Veli Çelik ile Bodrum Kalesi’ni konuşmuş. Genç söyleşi sonunda yaptığı habere “Bodrum Kalesi UNESCO’da ‘kalıcı’ olmak istiyor” başlığı atmış.

Ahh istemekle olsa… Emek vermek gerekiyor.

Haberde Çelik, kalenin Saint Jean Şövalyeleri tarafından kurulduğunu ve Bodrum Yarımadası‘na katma değer anlamında çok büyük hizmet sunan bir yapı olduğunu anlatırken, 1964‘te müze olarak hizmete girdiğini, 1984‘ten itibaren de sualtı arkeoloji müzesi niteliği kazandığını ifade etmiş.

Peki o “niteliği” kim kazandırmış?

xx           xx           xx

Sorunun yanıtını ben vereyim: Sualtı Arkeoloğu Oğuz Alpözen…

Neden bilmiyorum, son 10-15 yılda sanki adı unutturulmaya çalışıldı!

Çelik, arkadaşımız Genç’in sorularını yanıtlarken “Muğla’ya gelen 3 milyon yabancının yaklaşık 1 milyonu Bodrum’a turistik amaçlı gezi gerçekleştiriyor.” diyerek şöyle devam etmiş:

Bodrum’a gelen ziyaretçilerin yaklaşık yüzde 35-40’ı Bodrum Kalesi’ni ziyaret ediyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 2014’ten bu yana Bodrum Kalesi’nin rölöve, restorasyon ve restüriksiyon  çalışmaları devam etmekte. Bu yıl ve 2017’de de çalışmalar sürdürülecek. Bu çalışmalar tamamlandıktan sonra, UNESCO’nun kalıcı listesine girdiğimiz zaman bir kültürel varlık olarak Bodrum Kalesi uluslararası bir meşruiyete sahip olacak. Bundan sonra bu kültürel mirasın korunması noktasında uluslararası fonları da kullanabileceğiz.

Şimdi gel de “Yıkılacak kale neden restore ediliyor?” diye sorma…

xx           xx           xx

Oğuz Alpözen’ı bilen varmı?

Çoğunuzun da bilmediğini biliyorum. Bilmeyenlerin de kabahati değil… Bodrum Belediyesi Oğuz Alpözen’in adını hala bir cadde veya sokağa vermedi. Neden, anlayabilmiş değilim…

Elbette Bodrum’a Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın kattığını katmamıştır, ama Bodrum Kalesi’nin Balıkçı’dan sonraki ikinci mahkumu olmaya hep özen göstermiştir. Anılmayı, unutulmamayı hak etmiştir.

Bodrum Kalesi’ni ayağa kaldırıp, bugün dünyaca ünlü Sualtı Arkeoloji Müzesi’ni yaratan o adam, bu ülkede Sualtı Müzeciliğini başlatan adamdır… Bu ülkede “Yaşayan Müzeciliğin” babasıdır.

Yıllar önce Bodrum Kalesi’ne haber yapmak için gittiğimde gözlerime inanamamıştım. Çünkü daha önce Marmaris Kalesi’ni görmüştüm! Marmaris Kalesi ve Müzesi “Devlet Dairesi” gibiydi! Fethiye Müzesi de öyle…

Bodrum öyle mi? Bodrum’u gördüğümde “Demek ki müze böyle bir şey” demiştim kendi kendime.

xx           xx           xx

Yaşayan Müzecilik” nedir, ilk kez Bodrum Kalesi’nde gördüm. Müzeyi gezmem saatler sürmüştü.

Bir yerde, döneminin kıyafetleri ve aletleri ile çömlek üretenler, bir yerde Fenikeliler dekoru ve kostümleriyle cam üfleyenler…

İçi cam eşyalarla dolu ünlü batığın su üzerine çıkarılması ve “Cam Batığı Sergisi” dünyada olay olmuştu. Karyalı Prenses Ada da canlandırılmış; büyük sansasyon yaratmış, Dünya çapında ses getirmişti… Keza kaç kat yerin dibindeki ölüm zindanları da… O zindanlar yüzünden Alpözen’in başına gelmedik te kalmamıştı… Doğu Roma Batığı açılışını 9. Cmhurbaşkanı Süleyman Demirel rahmetli yapmış, yer yerinden oynamıştı…

Kalenin içinde ortama uygun dinlenme ve yorgunluk kahvesi içme yerleri, hatıra eşya satış sergileri vardı… Yani tarihi, içinde yaşayarak geziyordunuz…

Bütün bunların mimarı ise 2005’te emekli olmak zorunda bırakılan Oğuz Alpözen’di…

xx           xx           xx

Ülkemizde klişe bir söz vardır; “Hiçbir başarı cezasız kalmaz.” diye… Oğuz Alpözen için de öyle oldu. Hakkında yapılan ihbarlarla 130 soruşturma geçirdi. Bunlardan 24‘ünde dava açıldı. Bu davaların hepsinden berat etti.

Zorunlu emekliliğinden sonrada da peşini bırakmadılar.

39 yılını verdiği Kale ve Müzeden bir tarihi çeşme taşını alıp, evinin bahçesine götürmekle suçlandı. Oysa o taş, müzenin değil, Sabah Gazetesi’nin genel yayın müdürlerinden Cihat Baban’ın kardeşi Nusret Baban’ın hediyesiydi!

Kültür Bakanlığı bu taş için üç kez soruşturma açtırdı. Üçünde de, taşın her yerde satılanlardan, tarihi değeri bulunmayan bir eser olduğu bilirkişi raporlarıyla belirlendiği halde, dava uzadı ve tam yedi yıl sonra, bu ülkenin değerli insanlarından biri aklandı.

xx           xx           xx

Yukarıda “Bodrum Kalesi yıkılıyor. Yıkılmadan gidin görün” dedim, ama görülecek bir şey var mı bilmiyorum. Alpözen’den sonra ben kaleye hiç gitmedim…

Gazeteci olarak bildiğim, Oğuz Alpözen’in emekliliğinden sonra bir daha ne yeni bir salon açıldı, ne de yeni bir sergileme yapıldı…

Ne yazık ki, dönemin Kültür Bakanlarının düşmanca tutumları sonucu, Bodrum Kalesi yaşayan müze olmaktan alıkondu. O efsane, o gezenlerin anlata anlata bitiremedikleri masalsı müze, sıradanlaştı ve şimdi “yaşayan müze” olmaktan çıkarılmakla karşı karşıya…

Alpözen’den sonra kale neredeyse bir kere gündeme geldi ve gündeme gelmiş olmasının nedeni kalenin girişindeki tarihi topların boyanmış olmasıydı…

Yukarıda Veli ÇelikBodrum’a gelen ziyaretçilerin yaklaşık yüzde 35-40’ı Bodrum Kalesi’ni ziyaret ediyor.” diyordu. Keşke görevinin başında olsaydı da sorsaydık;

Bu ziyaret oranı devam ediyor mu? 20 yıl öncede böyle miydi? Geçen yıl ziyaretçi sayısı kaçtı? 20 yıl önce kaçtı?

xx           xx           xx

Reyhan Bayındır Gönenç’in iddiası Bodrum’u ayağa kaldırdı!

Gönenç, “Bodrum Kalesi ve Bodrum Sualtı Arkeloji Müzesi Yıkılıyor” diyerek Bodrum‘a “Ses ver” çağrısında bulundu. Aslında bütün Türkiye ses vermeli…

Sanatçı, Gazeteci Gönenç Bodrum Kalesi‘nin ve Sualtı Arkeoloji Müzesi‘nin restore edilen tüm binaları için yıkım kararı çıktığını yazmış. İşte o yazı:

UNESCO’nun ‘Korunması Gerekli Kültür Varlıkları’ aday listesinde yer alan, 1995 yılında ‘Avrupa’da Yılın Müzesi’ yarışmasında Özel Ödül alan Bodrum Kalesi ve Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi Yıkılıyor. Kültür Bakanlığınca hazırlanan Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu ile Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurullarınca onaylanan restorasyon projelerine uygun olarak restore edilen bütün binalar yıkılıyor.

Yıkılacaklar arasında kuzey hendeği gösteri alanı, kafeterya, satış dükkanı, İç kalede Cam Batığı Salonu, Laboratuar, Müdür Odası, Sikke ve Mücevher Deposu, yönetime ait yapılar, ihtisas elemanlarının odaları, Amfora Sergilemesi, Bronz Çağı Batıkları salonu, Karyalı Prenses salonu, Komutan Kulesi gibi mekanlar bulunmaktadır.

Ben Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesinin eski bir çalışanı ve yöneticisi olarak, Türk Müzeciliğinin yüz akı olan bu kalenin tahribatına karşıyım ve protesto ediyorum. Sağduyu sahiplerini de bu yıkıma karşı çıkmaya çağırıyorum.

Tabi şimdi “Bodrum Kalesi yıkılmıyormuş ki..” diyenler olacaktır.

Yukarıda adı geçen restore edilmiş yapıların, salon ve sergiler ile kuzey hendeği gösteri alanı ve kafeterya yıkıldıktan sonra geriye ne kalır?

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.