Bodrum Kalesi Camii İbadete Açılmalıdır

Bu haber 25 Ekim 2016 - 0:03 'de eklendi ve 814 kez görüntülendi.
Namık Açıkgöznamikacikgoz@gmail.com

Prof. Dr. Namık Açıkgöz

 Millet İstanbul’daki Ayasofya camiine takılıp kalınca, bizim gariban Bodrum kalesi camii hiç gündeme gelmiyor.

Tamam… Ayasofya ile ilgilenelim ve onun ibadete açılması için gayret sarf edelim ama Bodrum kalesi camii de arada gümbürtüye gitmesin.

Birkaç yerde söyledim ve birkaç defa da yazdım: Bodrum kalesi, Anadolu’da Osmanlı imparatorluğuna katılan son topraktır. Kanuni Sultan Süleyman 27 Aralık 1522 günü Rodos adasını feth ettikten sonra, 3 Ocak 1523 günü geri dönmeye başlamış. O arada Bodrum’un şövalyelerin elinde olduğunu öğrenince “Gelmişken burayı da alalım bizim oğlan” demiş ki, almışlar.

Kale teslim olunca ilk iş, şapelin camiye tebdili olmuş ve orada ilk ezan okunup ilk namaz kılınmış. Muhtemelen daha sonra minare ve mihrap-minber de yapılmıştır…

Ama gel zaman git zaman bu cami terk edilmiş ve 27 Mayıs 1960 darbecileri caminin kapısına kilit vurmuş ve müze haline getirilmiş. Eski fotoğraflarında görülen minare bile yıkılmış bir zaman sonra.

1996-1997 arasında 54. Hükûmette Kültür Bakanlığı yapan İsmail Kahraman (Şimdi TBMM başkanımız), devr-i iktidarında, bu camiin yıkılan minaresini tekrar yaptırdı. O zaman biraz gürültü kopmuştu ama minare dikilmişti artık.

Ben camiin o günden beri faal olduğunu zannediyordum. Meğer değilmiş!… Minare göstermelik dikilmiş ama gereği yerine getirilmemiş maalesef.

Mehmet Emin Orman, bir dernek kurarak bu camiyi faal hale getirmeye uğraşıyor. Evet uğraşıyor ama bütün uğraşmaları hep boşa gitmiş. Bugüne kadar baş vurmadığı makam kalmamış ama hiç birinden camiyi açtıracak irade sadır olmamış.

Bir yandan Diyanet İşleri Başkanlığı, öbür taraftan Kültür ve Turizm Bakanlığı… Eh… Buna bir de yerel yönetimler eklenince, iş iyice çatallaşmış ve kimse camiyi ibadete açmayı becerememiş.

Vaktiyle camiye minareyi yaptıran ve şimdi meclis başkanı göreviyle ikinci adam olarak siyasetimizde yer alan İsmail Kahraman ve Kültür ve Turizm Bakanımız Prof. Dr. Nabi Avcı ve Bakan Yardımcımız sevgili kardeşim Prof. Dr. Hüseyin Yayman, Diyanet İşleri Başkanlığı ile el ele verip kalede ilk ezanın okunup ilk namazın kıloındığı bu camiyi ibadete açsalar iyi olmaz mı? Hem burada konuya büyük bir şevkle el atacak hazır valimiz sayın Amir Çiçek ve sevgili il Müftümüz Abdurrahman Koçak varken, bu işi çözelim sevgili Muğlalılar. Un var, şeker var, su var ama bi helva yapmamız kalmış. Şuna el atıverelim de bu helvayı yapalım gari.

***

Hazır kaleye el atmışken, kalenin bahçesinde orada burada atılı duran eski yazılı “YA HÂFIZ” levhalarını da uygun yerlere yerleştirsek çok iyi olur. Binaların korunması için dış cephelere yerleştirilen bu taş levhalar, eski mimarimizin önemli bir unsurudur. Bütün şövalye armalarının asılı olduğu duvarlarda bizim “YA HÂFIZ” levhamızın olmasından kimse gocunmaz her halde.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.