Bizim İlimiz Bu Kadar Yağış Alsa!.. « Hamle Gazetesi

Bizim İlimiz Bu Kadar Yağış Alsa!..

Bu haber 15 Ocak 2015 - 0:32 'de eklendi ve 1.061 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Epeyce zaman öncesinde sohbet esnasında İç Anadolu Bölgesi kentlerinden bir arkadaşım şöyle demişti.

Bu denli yoğun yağmur bizim kentimizde yağsa, her tarafa sel basar!

Yollar yürünmez olur.

Kimi evlerin bodrum katları fazlasıyla etkilenir.

Oysa, Muğla’da bir hafta boyunca yağmur yağıyor.

En küçük bir tehlike yok.

Doğruydu.

Gerçekten yıllar içerisinde günler boyu yağışlar olmuştu.

Arkadaşım bu durum karşısında hayretler içerisindeydi.

Aslında Muğla merkez ilçe olarak, sadece bir defa tehlikeyle yüz yüze gelmiştik.

O da kişisel hatadan kaynaklıydı.

Sanırım, Muğla’da uzun yıllar ikamet edenler, tabakhane deresinin taşması üzerine bir kişinin dereye düşmesiyle hayatını kaybettiğini anımsar.

Zira aynı dereye atılan bir takım maddelerin suyun geçişini tıkaması üzerine asfalt dahi yer yer patlamıştı.

Bu durumu tereddüt ve şaşkınlık içerisinde izlemiştik.

***

Aslında, son yıllarda geçmiş dönemdeki aşırı yağışların olmadığı bir gerçek.

Her ne kadar özellikle ilkbahar ve kış mevsiminde Türkiye’nin Karadeniz Bölgesi kentlerinden sonra en fazla yağış alan ili olsa da aynı miktarda yağmurlar gözlenmiyor.

İster küresel ısınmaya bağlansın ve de başka nedene, uzun yıllar öncesi yağışların olmadığı bir realite.

Aksi olsaydı, bir takım tehlikelerle yüz yüze gelineceği kaçınılmazdır.

İlişkin olarak kentin yönetiminden sorumlu olanlar kabul etmeseler de, merkez ilçenin bugünkü durumu geçmişten çok farklı.

Buna neden, ara sokaklar dahil kent merkezinde yer alan yolların asfaltla kaplanmasıdır.

Bu da suyun derinliklere sızmasını engelliyor.

Oysa, geçmişte tüm yollar ve sokaklar Arnavut kaldırımı denen özellikli taşlarla döşenmişti.

Dolayısıyla ne kadar yağış olsa da sular anında yerin derinliklerine iner.

Her hangi bir tehlike söz konusu olmazdı.

Dedim ya bugün aynı durum yok.

***

İlişkin olarak bir başka soru daha var.

Muğla merkez için durum böyle de ya diğer yerleşim birimleri?

Özellikle turizmin ön plana çıkardığı, dolayısıyla nüfusun çok daha fazla arttığı süreçte Marmaris, Bodrum, Datça, Fethiye, Ortaca, Köyceğiz ve Dalaman’ın durumu nedir?

Kabul edelim ki farklı bir durum yok.

Ne zaman tahminlerin üzerinde yağışlar oldu.

Söz konusu ilçelerin tamamında aynı tehlikeler kendini gösteriyor.

Bu yüzden Marmaris’te sahil boyunca uzanan büfeler dahil birçok mekan sular altında kaldı.

Bu kadarda değil.

Birçok iş yeri ve mekanlar da aşırı yağışlardan nasibini aldılar.

Sonra bu durum sadece Marmaris için geçerli değildir.

Özellikle Gökova Körfezinden başlayıp Köyceğiz, Ortaca, Dalaman üzerinden Fethiye’ye uzanan çizgide tüm seraların zaman zaman sular altında kalmasının nedeni de başkası değil.

Buralar yine aşırı yağışların etkisinden kurtulamıyor.

Sonra sadece bir yıla özgü olsa!.

Her yıl benzer olayların kendini göstermesi, aynı bölgenin yağışlardan fazlasıyla etkilendiğinin işaretidir.

Zaten, özellikle seracılıkla uğraşan kesimin bir takım şikâyetlerde bulunması her şeyi açıklıyor.

***

Bu tür felaketlerden sonra temcit pilavı gibi gündeme gelen tek soru, önlemlerin alınması.

Üreticiler diyor ki;

Değil mi ki her yıl benzer olaylarla karşılaşıyoruz.

Sonrasında tahminlerin üzerinde zarar meydana geliyor.

Ne yapıp edip ilgili ve yetkililer bunun bir çaresini bakmalı.

Değilse bu olaylar sürüp gidecek.

Bizlerde emeğimizin karşılığını alamayacağız.

Şimdi…

Eğri oturup doğru konuşalım.

Ve bir gerçeği kabul edelim.

Kabul etmek durumundayız.

Şikâyetler yerli yerinde.

Bilindiği gibi Muğla ve çevresinin, özellikle kış mevsiminde aşırı yağışların görüldüğü bir il olduğuna şüphe yok.

Buna bağlı olarak, söz konusu yerlerde konuşlanan halkın temel uğraşları arasında yer alan turfanda sebzecilik, seracılık ve meyvecilik, sadece yöre halkının değil bizatihi devletin önemli gelir elde ettiği uğraşlardır.

Dolayısıyla asıl olan, söz konusu ürünlerin sağlıklı bir şekilde elde edilmesidir.

Bunun için yapılması gereken, ürünlere zarar veren tüm tehlikelerin ortadan kaldırılmasıdır.

İster devlet bazında olsun, isterse bireysel olarak gereği mutlaka yerine getirilmeli.

Getirilsin ki, bin bir emekle elde edilen ürünler bu tür afetlere maruz kalmasın.

***

Sonuçta değişmeyen realite Muğla ve çevresinin, özellikle kış aylarında tahminlerin üzerinde yağış aldığıdır.

Dolayısıyla önemli olan yağışlardan yeterince korunmak yanında yağmur sularından azami ölçüde istifade etmektir.

Bunun için her ne şekilde olursa olsun, aşırı yağışların etkisini azaltmak adına ne gerekiyorsa yapılmalı.

Yapılmalı ki rahmet, felakete dönüşmesin.

Sonra bu bağlamda bir realite daha var.

Muğla dolayları her ne kadar kış mevsiminde yeterli yağış alsa da diğer mevsimdeki yağışlar tahminlerin çok altında seyretmektedir.

Bu yüzden önemli olan, ilin susuzluk çekmemesi adına kış mevsimindeki yağışların yeterince değerlendirilmesidir.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.