Bize Yakışanı Yapalım

Bu haber 24 Mart 2014 - 19:20 'de eklendi ve 749 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

İSMAİL ATASEVER

Şunun şurasında 30 Mart Yerel Yönetim Seçimlerine 5 gün gibi bir süre kaldı.
Ümit edilir ki, demokrasinin olmazsa olmaz koşullarından seçimler, Türkiye genelinde insanımıza yakışan bir olgunluk içerisinde gerçekleştirilir.
Hiçbir şaibeye meydan vermediği gibi bir tek dahi olsun insanımızın burnu kanamadan sonuç alınır.
O takdirde, demokratikleşme yolunda ne denli mesafe aldığımız tescillenmiş olur.
Aksi halde, hiçte istenmeyen gelişmeler seçimin önüne geçerse!
Bunun anlamı, tekrar başa dönüldüğüdür.
Her halde hangi yıllar? demeye gerek yok.
Belirli bir yaş grubunda olan herkes bilir ki, bu bağlamda ülke olarak çok sıkıntılar çektik.
Demokrasinin kesintiye uğradığı yıllar, kahırla geçen süreçten başkası olmadı.
Bu yüzden hiç birimiz, geriye dönüp bakmak istemiyoruz.
Zira bunun ülkeye zarar vermenin ötesinde kimseye bir yararı olamaz.
***
Daha bir önemlisi ne biliyor musunuz?
Geride bıraktığımız yıllarda, konum itibariyle dünya genelinde tartışılan ülke olup çıktığımız.
Aksi olsaydı, yıllar öncesinde müracaat ettiğimiz AB bünyesinde yerimizi alırdık.
Bizden çok sonra başvuruda bulunan ülkeler birliğe dahil olduğuna göre Türkiye için ipe un sermeleri altında yatan temel kriterlerden biri, demokratikleşmedir.
Ardadaki dil ve din faktörü etken olsa da karşı çıkmalarındaki asıl neden başkası değildir.
Bu yüzden ne edip edip, uygar bir millet olduğumuzu dosta düşmana bir kez daha göstermek durumundayız.
Bunun en bariz göstergesi, halk iradesini egemen kılan seçimler olduğuna göre 30 Mart yerel yönetim seçimlerinde, bize yakışan olgunluk içerisinde görevimizi yerine getirmek zorundayız.
Tekrar vurgulamak istiyorum.
Başkaca hiçbir alternatif yok.
Aksi halde, gelecekte de bugün şikâyet ettiğimiz hususlar yine karşımıza çıkar.
Yine töhmet altında kalan bir ülke olarak sancılar çekeriz.
***
Yeri geldiğinde şahsen kaleme aldığım bu hususu bir kez daha dile getirmem, elbette boşuna değil.
Özellikle altını çizmek istediğim, 30 Mart seçimlerinin bize yakışan olgunluk ve vakar içerisinde geçmesi.
Hiçbir şaibeye meydan vermeyen olumsuzluklarla karşılaşılmaması.
Kısaca bize yakışan bir seçim sürecini geride bırakalım.
Ne var ki, halkın böylesine halis düşüncesini endişeye sevkeden gelişmeler gözleniyor.
Bunu yaratan da siyasi partilerin genel başkanları.
Daha ziyade birbirlerine hitapları!
Öyle ki hiç birinin diğerinden farkı yok.
Bir bakıyorsunuz, yurt genelinde seçim çalışmaları için giden bir parti genel başkanı, diğerlerini eleştirmekten geri kalmıyor.
Tabi, kendisine yöneltilen eleştirilerden nasibini alan diğer genel başkan boş durur mu?
O da, olanca gücüyle diğerlerine göndermelerde bulunuyor.
Velhasıl, hangi parti genel başkanı olursa olsun, sözüm ona seçimde bir adım öne geçebilmek için her şeyi mubah sayarak, ağzına ne gelirse söylüyor.
Bu arada şu denebilir.
Bunlar, seçimlerin doğasında olan ayrıntılar.
Hoş karşılamak gerekir.
Elbette…
Buna kimsenin itirazı olamaz.
Ne var ki, liderlerin birbirlerine göndermeleri edep dahilinde olursa!
Tabir yerindeyse belden aşağı vurmamak koşuluyla hoş görülebilir.
Ama öyle değil ki!
Bizatihi yerinde ve ulusal bazda yayın yapan medya organlarından izlediğimiz kadarıyla birbirlerine hitaplarını kabullenmek olası değil.
Zaten vatandaş ta hoş karşılamıyor.
Her birinin ortak görüşü, siyasetin ayaklar altına alındığı.
Ardından ekliyor.
Bir taraftan demokrasiden dem vuruluyor.
Ardından, asla bağdaşmayan fiillerin sahibi oluyorlar.
Bilmem halkın bu yaklaşımına karşı çıkmak mümkün mü?
Çıkamazsınız.
Genel başkanların izlediği politikayı tasvip etmek mümkün değil.
Bir kör düğüşüdür sürüp gidiyor.
Bu yüzden, kimler nasıl bir yaklaşım içerisinde olsa da bu defa sürdürülen seçim çalışmaları, liderlere yakışan tutum ve davranışlar olmaktan çok uzak.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.