BİZE NELER OLUYOR?

Bu haber 10 Ekim 2018 - 1:21 'de eklendi ve 1.003 kez görüntülendi.
İdris Koçidriskoc@hamlegazetesi.com.tr

İdris Koç

Yatalak hasta eşi için ilaç yazdırmak ve evde bakım hizmeti kararının uygulanmasını sağlamak amacıyla Aile Sağlığı Merkezi’ne giden 82 yaşındaki Yusuf Topal, Doktor Ö.Y. ile tartışır. Doktorun “beyaz kod” çağrısı üzerine sağlık merkezine gelen polisler Topal’ı gözaltına almak ister. Polislere direnince ters kelepçe takılan ve biber gazı sıkılan Topal, fenalaşır ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirir. Bu olay üzerine önce polisler, sonra da doktor açığa alınarak haklarında soruşturma başlatılır.

Anlaşılan adli ve idari soruşturma devam ediyor. Konunun o boyutuna girmem mümkün değil. Bu nedenle yaklaşık üç ay sonra bu konuyu kaleme aldım. Çünkü bir vatandaş olarak şu sorulara cevap arıyorum: Bize neler oluyor?

Olay sonrasında taraflar açıklama yaptı: Doktor, Tabipler Odası, polisler, hasta yakınları… Herkes masum. Polislerimiz mağdur olduklarını söyledi. Hatta doktorumuz daha da ileri gidip görevini yapmasını engellediği, odasını işgal ettiği ve kendisini tehdit ettiği iddiasıyla ölen 82 yaşındaki hastadan şikayetçi oldu.

Peki, suçlu kim? 82 yaşındaki vatandaş neden öldü? Doktorun şikayeti ne anlama geliyor?

Nereden bakarsanız bakın, olayın bu noktaya gelmesinin altında ciddi bir ahlâk ve iletişim problemi var.

Yasalardan aldığı yetkinin arkasına sığınarak insanların hassasiyetlerini görmezden gelen, yetkileri yanında sorumluğu da olduğunu unutan ve bu anlayışsızlığı ile hastasını tahrik eden doktorun yine yetkisi(!) dahilinde “beyaz kod” çağrısında bulunması özünde bir ahlâk ve iletişim sorunu değil midir?

Uğradığı anlayışsız tavır bir tarafa, 82 yaşına gelmiş, olumsuzluklar karşısında bize göre çok daha fazla sabretme deneyimi kazanmış olması gereken birinin; kendini öldürtme pahasına hayta bir genç gibi direnmesi, kendini yerlere atması hangi psikolojinin eseridir?

Beyaz kod çağrısı ve çığırından çıkmış 82 yaşında huysuz bir ihtiyar… Siz ki, üzerine kaldırım taşları atıldığında bile kendisine hakim olabilen, ağza alınmayacak küfürler karşısında bile meslekî duruşunu bozmayan, her türlü tahrike rağmen sabırlı olabilen polissiniz. 82 yaşındaki adamın yüzüne biber gazı sıkmak ve ters kelepçe takmak neyin nesi?

O sağlık merkezinde bu basit sorunu iletişimle çözebilecek bir kişi yok muydu? “Amca, hele sen gel şöyle…” diyecek biri yok muydu? Yoksa herkes “Bana ne?” mi dedi. 82 yaşındaki insanı “Gel amca, bir başka hastanede senin ilacı yazdırırız.” diye hekime götüremezler miydi? Kalp krizi sonrası hastaneye götürenler görevini yapmış mı oldu?

Herkesin birbirini suçladığı bu olay, toplum olarak ne halde olduğumuzun acı bir örneği. Bir ahlâki yozlaşma ve iletişimsizlik örneği…

Her şeye rağmen, aklı selim birilerinin küçük müdahalesi ve iletişim ile bu sorun çözülebilir; bu acı olayın yaşanmasına ve onca insanın mağdur olmasına engel olunabilirdi. Ne yazık ki, kolay yol seçildi ve herkes “Bana ne kardeşim!” demeyi tercih etti.

Birileri “Bana ne!” dedikçe toplum olarak “Bize neler oluyor?” diye irkiliyoruz.

Bu tür olayları daha sağlıklı değerlendirebilmek adına, şu soruların cevabı bulunmalı diye düşünüyorum: Bu ülkede hastasını görmeden ilaç yazan doktor hakkında soruşturma açılır mı? Polisler 82 yaşında biri diye esnek davransa ve hırçınlaşan şahıs daha acı olaylara neden olsa, polisleri bir adama sahip olamamakla suçlar mıydık?

Bu olayın bir başka boyutu da şu: Sistem personelini birbirine ezdiriyor. Birilerinin yetkisi(!) dahilindeki talepler, bir başka çalışanı zor durumda bırakabiliyor. Sorumluluklarının bilincinde olmadan, inisiyatif almadan, hoşgörü göstermeden “Bana ne kardeşim, ….” diyenler hem kendisini hem de başkalarını sıkıntıya sokuyor. Mağdur olduğunu söyleyen polisler bunun kurbanı.

Bitirirken on altı yıllık bir kamu çalışanı olarak şunu söyleyebilirim: Her işi mevzuat çerçevesinde başaramayız, her sorunu mevzuat çerçevesinde çözemeyiz. Çünkü insanız, makine değil…

Peki, nasıl başaracağız?

İletişim, iletişim, iletişim…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.