Bizden Olmasına Olur Da…

Bu haber 18 Ocak 2017 - 0:00 'de eklendi ve 1.117 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Özcan Özgür

Vet. Hekim Yusuf KayacıkHer seferinde ‘Muğlalı Siyasetçi’, ‘Muğlalı İl Müdürü’, ‘Muğlalı Vali’, ‘Muğlalı Genel Müdür’, ‘Muğlalı Bakan’ olmadığından yakınırım” diyor.

Son 20 yıldır yakınmayan var mı?

Elbette yok… Ama bana sokaktaki insanın “AK Parti’nin Muğla’daki yerel kurmaylarından” gördüğü birinin yakınması garip geliyor.

KayacıkMuğla Gençlik Hizmetleri İl Müdürlüğünde Spor Şube Müdürü yapmak istedik… Vay vay vay vay vay…” diye yakınıyor.

Söz konusu kişi Devrim Karakuş

Muğla Gençlik Hizmetleri ve Spor Müdürlüğü Spor Şube Müdürü Devrim Karakuş…

Kadrolu olduğunu sanıyordum. İşini vekaleten görevlendirme ile yaptığını bilmiyordum.

Bir gazeteci olarak bildiğim ise işini iyi yapıyordu…

O makamı hak ediyordu. Hatta daha üst düzey makamları…

xx           xx           xx

Devrim Karakuş’tan bu köşede 30.12.2016 tarihli ve “Ortaca İşitme Engelliler:4 Antalya Döşemealtı:0” başlıklı yazımda söz etmiştim. “Muğla Gençlik Hizmetleri ve Spor Müdürlüğü Spor Şube Müdürü Devrim Karakuş’un verdiği bilgiye göre kulüp hem kadın hem de erkek futbol takımına sahipmiş. Üstelik her ikisi de Türkiye 1. Ligi’nde top koşturuyormuş.” diye paylaşımda bulunduğum o yazımı şöyle noktalamıştım;

Karakuş takımla ilgili bilgi verirken, ‘Kulüp Başkanı Mesut Yıldırım ve ekibi ile yaptığımız çalışmalar sonunda forma sponsorluğunu da yaptık. Ayrıca AK Parti Menteşe İlçe Yönetim Kurulu Üyesi Şebnem Ateş’de takımın ilimizde ve deplasmandaki maçlarında konaklama, yemek sponsoru oldu.’ deyince ‘Muğlalılardan bir isteğiniz var mı?’ diye sordum. Yanıtı şöyle oldu:

‘Elbette Muğlaspor’u yalnız bırakmasınlar, ama Kötekli’deki maçlara da gelsinler. İnanın çok zevkli maçlar oluyor. Üstelik bunlar 1. Lig takım maçları…’

Meğer ben Karakuş’tan bahsederken, O’nun görevlendirmesi sona ermekte imiş…

xx           xx           xx

Yusuf Kayacık 07.01.2017 tarihli yazısına, Karakuş’u ‘Şube Müdürü’ yapmakla ilgili “Sen misin yapmak isteyen? Arkadaşımızın solcu olduğundan tutun da, kılık kıyafetine, hatta bıyığına varana kadar gelmeyen eleştiri kalmadı…” diyerek şöyle devam etmiş:

Her neyse, dönemin İl Başkanı şimdinin Milletvekili Nihat Öztürk kardeşimle Valimiz Amir Çiçek’in olurunu alarak vekaleten de olsa Şube Müdürlüğüne bakmaya başlayan kardeşimiz, İl Müdürümüz Serkan Öçalmaz ile uyum içerisinde çalışarak yaklaşık 1,5 yıldır başarıyla görev yapıyor…

Bu arada Haziran ayında görevlendirme süresi bitince bir veryansın daha, yine dedikodu, yine iftira derken bu kez yeni İl Başkanımız Kadem Mete kardeşimin devreye girmesiyle görev süresi 31 Aralık 2016¨ya kadar uzatılıyor…

Anladığım kadarıyla görevlendirme sonra uzatılamamış!

xx           xx           xx

İlin Valisinin, iktidar milletvekilinin, iktidar il başkanının müdahalesine rağmen bir vekaleten görevlendirmenin süresi uzatılamıyor!

Aklım almıyor…

Ellerin memleketlerinde iktidarın milletvekili ile il başkanı yan yana geldi mi adamı genel müdür yapıyorlar.

Sakın yanlış anlaşılmasın, bu ifademle “işin ehli olmasa da memleketin evladı genel müdür yapılır” savunusu içinde değilim! Kayacık’ın da böyle bir çabanın içinde olduğunu sanmıyorum…

Memleketimizin evlatları elbette işsiz kalmamalılar, elbette yönetim noktalarına gelmeliler, getirilmeliler, ama sadece memleketimizin evladı oldukları için değil… İşin ehli de oldukları için olmalı…

Devrim Karakuş ta o görevlendirmesinin uzatılamadığı işin ehli, ama…

Ki Karakuş, bir milletvekili ve bir il başkanının “olurunu” almış olan biri olarak başarıyla yaptığı müdürlüğün “kadrosunu” alabilmiş olmalıydı!

xx           xx           xx

Peki, kim engellemiş?

Yusuf Kayacık’ın yazısına bakılırsa, “Güzide Siyasetçi” dediği biri engellemiş. Kayacık’ın kastettiği Muğla Muhtarlar Federasyonu Başkanı Kadir Gümüş mü bilmiyoruz. Şu ana kadar kendisine Muhtar Gümüş’ten başka yanıt veren de olmadı!

Eğer kastedilen kişi Federasyon Başkanı Gümüş ise, işte buna şaşarım…

Gümüş önce köyünün (Kozağaç) muhtarıdır. Kendisiyle aynı köylüyüz. Köyün hala “Belediye Dolmuşu” yok… Kadir Gümüşsiyasetçi” olsa köyün dolmuşu olurdu… (!)

Bizim Muhtar Gümüş’ün iyi kötü piyasada hatırı sayılır insanlardan olduğunu bilirdim de İlin Valisini, İktidar Milletvekilini ve İktidar İl Başkanını da aşan bir “hatrın sahibi” olduğunu bilmezdim…

Kayacık’ın yazısına bakılırsa ve kastettiği O ise Muhtar Gümüş, Devrim Karakuş’un ve dolayısıyla Muğla’nın engelli sporcularının, amatör sporcularının geleceği ile oynamakla kalmamış, İçişleri Bakanlığı bünyesinde İl Sosyal Etüt ve Proje Müdürü olabilecek öz be öz Muğlalı bir kardeşimizi de engellemiş!

İşte bu noktada, ilin Valisi, ilin milletvekili, ilin il başkanı bir yana İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya bizim Muhtar Kadir Gümüş’ün mü veya Güzide Siyasetçi”nin mi yoksa Yusuf Kayacık kardeşimizin mi sözü geçer diye de düşünmedim değil…

xx           xx           xx

2. konumuz da yukarıdaki durumun hemen hemen aynısı…” diyen Kayacık özetle şu ifadelerde bulunmuş:

İçişleri Bakanlığı bünyesinde İl Sosyal Etüt ve Proje Müdürü olarak öz be öz Muğlalı

bir kardeşimizi önerdik. Adap gereği İl­İlçe Başkanlarımıza ve Milletvekillerimize konuyu açtık… Her şey olumlu giderken, hiç ummadığımız bir yerden hiç ummadığımız bir tepki geldi. Aslında tepki bilindik, arkadaşımızın babası Muğla’nın en büyük mahallesinin Muhtarı ve Muğla Muhtarlar Derneği Başkanı. Yıllar önce bu dernekte Başkan adayı olup kaybeden ve sonrasında Federasyon adı altında kendisine bir Büyükşehir Muhtarlar Derneği kuran bir muhtar feryat ediyor… Neymiş efendim, bu arkadaşımızın babası solcuymuş. Neymiş efendim babasının Bahattin Gümüş ile fotoğrafları varmış. İşte değerli dostlarım, biz Muğlalıların ortak hastalığı bu… Kendi çocuklarımıza bir şekilde bahaneler uydurup, önlerini keserek aslında Muğla”nın önünü kesmiş oluyoruz…

Zaten Muğla’nın önünü kesen kesene…

xx           xx           xx                                                                

Muğla Muhtarlar Federasyon Başkanı Kadir Gümüş, Kayacık’a hiç geciktirmeden yanıt verdi.

Kayacık’ın yazısı ile algı karışıklığı yarattığını belirten Gümüş, “Muğla’da kurulmuş tek Muhtarlar çatısı Muğla Muhtarlar Federasyonu’dur. Sayın Şükrü Arık’ta Türkiye Muhtarlar Birliği Federasyonu Muğla Şube Başkanı’dır. Bu noktada ifade etmek isteriz ki; Sayın Kayacık’ın yazısında yer alan kurumsal tanımlamalar şanssız ve özensiz tanımlamalardır. Elbette her birimizin siyasi görüşü mevcuttur. Ancak kamu hizmeti veren bu tür kurumlar siyaset yapma yeri değildir. Siyaset yapma yeri siyasi partilerdir.” demiş.

Açıklamasında ki altına imzamı atarım “Bürokrat atamak, birilerine ya da yakınlarına iş yaratmak gibi siyasi mühendislikler biz muhtarların ya da federasyonumuzun işi değil, siyasetçilerin ve yönetimlerin işidir.” diyerek şöyle devam etmiş;

Bu vesile ile bildirmek isteriz ki köşe yazısında yer alan kişi ve kurumlarla ilgili herhangi bir yaptırımımız olmamıştır. Sayın Kayacık’ın Muğla’ya Muğlalı bürokrat atanması konusundaki hassasiyeti hepimizce malumdur. Sayın Kayacık daha önceden de bu konuda görüşlerini kamuoyuyla paylaşmış bir isimdir. Geçtiğimiz yıllarda bir meslek örgütünün başkanlığını yaptığı sırada Muğla İl Tarım Müdürlüğü’ndeki bürokrat değişikliğini ‘Ak Parti’ye bürokrat dayanmıyor’ sözleriyle eleştirmiş, tepkisini de dile getirmiştir. Bugün hala aynı yerde durduğunu görmek bizleri ziyadesiyle sevindirmiştir.

Kim haklı, kim haksız, onun peşinde değilim.

Olan Muğla’nın çocuklarına, Muğlalılara, Muğla’ya oluyor!

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

6 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
TÜRKİYEM 18 Ocak 2017 / 09:09

Türkiye nelerle uğraşıyor, Cumhurbaşkanımız içeride ve dışarda büyük bir mücadelenin içine girmiş, Muğla nın en büyük sorunu sporrrrrr

asım demirel 18 Ocak 2017 / 09:44

Ak Parti Muğla’da iktidar olmayı kafaya koyar ve karar verirse bu işler düzelir. Ama “biz nasıl olsa Tayyip Erdoğan’ın rüzgarıyla iki milletvekili çıkartıyoruz” biz bunun sıra kavgasını yapalım derlerse CHP yerelde iktidar ama parti iktidarı olduğunu sanmıyoruz. Parti iktidarı olsa Muğlamız farklı olurdu. Muğla’da CHP nin değil şahısların iktidarı vardır 20 yıllık belediye başkanlarının olduğu yerde parti iktidarından değil ancak oligarşiden bahsedilir. Koskoca milyonluk nüfusa sahip Muğla’da bunlardan başka adam mı yok? Hani başarılı başkanlar olsa amenna. Büyükşehirin hali ortada Yatağan kan ağlıyor. Bodrum şov yapıyor icraat sıfır. Milaslı isyan halinde. Ula derin kış uykusunda. İnşallah bir gün uyanır. Datça Marmaris kendi halinde Muğla ile alakaları sanki yok gibi. Ortaca ve dalaman Allah bize verebileceği kadar zenginlik vermiş Muğla’ya ihtiyacımız yok diyor. Fethiye Allah’tan Behçet’imiz var Allah olmayanlara versin diyor. Zaten Bodrumlular Muğlalıyız demezler. Marmaris ve Datçalılarda demez. Fethiyeliler zaten demez. Dalaman başlı başına uluslararası hava alanından dolayı bizi dünya tanıyor diyor. İşte Muğlamıza on üç ilçesiyle birlikte hepimiz Muğlalıyız dedirtecek yöneticilere ihtiyacımız var. Görünürde var mı yok.

kübra yatkın 18 Ocak 2017 / 11:43

Sayın ; Özcan bey
Bende bir Muğla lı olarak Muğla lı idareci ve müdürülerimizin olmasını canı gönülden isteyen biriyim. Ama yazılarınızı okur iken bir gazeteci olarak konuları araştırmanızı ve gerçekleri görmenizi isterdim. Son zamanlarda yazdığınız yazılarda bazı gerçekleri göremediğinizi göremkteyim. Yapılan ve yapılmayanları da yazmanızı isterim hep yapılanları yazmışsınız peki ya yapılmayanlar benim amacım sizi eleştirmek değil sadece yapılmayanları da yazmanız. Muğla ilin de gençlik hizmetlerinde çalışan ve hiç bir neden gösterilmeden yer değişimi yapılan antrenör ve spor uzmanlarının neden ve kimin tarafından niçin yapıldığınıda yazabilirdiniz. Bu işte sağcısı solcusu olmaz hizmet ve çalışmalar tek bir amaç için yapılmaktadır Muğlamız için kaldı ki ilimizde Bu kadar mili sporcunun olması son 2 yıl içinde değil son 5 yıl içinde başlamıştır.

Mehmet Keza KUNDAKCI 18 Ocak 2017 / 14:02

merhabalar bizden her şey olur hem de öyle bi güzel olur ki,
olmaz diyenlerin file tepkili şaşar,
ama mesele,
özü ve sözü bir olmaktan geçer,
eylemi ve söylemi bir olmaktan geçer,
adaletin herkese sahip olmasından geçer,
hukukun herkese sahip olmasından ulaşmasında geçer,
saygı ve sevginin katıksız,kirsiz,pisliksiz,berrak,ak-pak,tertemiz içten,hesapsız,çıkarsız olmasından geçer,
zor değil mümkün,hatta kolay ama,
vatan millet sevdalı yürekten geçer hepsi…

bu yazıya ilintili dünki yazınıza yapılan yorumlara yaptığım yorumumu burada da paylaşmak isterim,selam ve saygılarımla,MKzK-Ortaca,

Merhabalar,
önce misafir rumuzu ile yazan arkadaşımıza iyi niyetinden dolayı teşekkürlerimi sunuyorum,ancak çene suyu çorbacılar hariç Muğla’ya hizmet eden yabancı atanmış ve seçilmiş,varsa da yerli atanmış ve seçilmişlerden bir kaç örnek ve mümkünse açık ismi ile çok memnun oluruz,kendisine selam ve saygılarımı gönderiyorum,

Ardından da, Sayın Bulut Adıvar beye yine aynı şekilde yorumu için çok teşekkürler ederim,
burada da bizler,
“iğneyi kendine,çuvaldızı başkasına batır” atasözünü içselleştiren,
kendi kendimizi eleştirebilen ve çözüm önerileri koyabilen bir kültüre göre yaşamaya çalışıyoruz,
bu sorunlar aynı şekilde AKP’de ve çok daha derin (kapalı kutu kültürlerinden pek bilinmese de…) bir şekilde var,
en yakın net bariz örnek Şadi PİRCİ kardeşimizin İl Başkanlığı meselesidir,

CHP için şu dönem fazla yazmak istemem çünki,
şu anda CHP çok büyük bir mücadele veriyor ÜLKEMİZİ GELECEĞİ için,
ancak yine de,usturuplu bir şekilde,fayda etmeyeceğini bile bile yazmak isterim,

CHP’de zafer sarhoşluğu seçimden sonra bir sonraki seçime kadar sürüyor…
en acısı da herkes gerçekte MUĞLA İNSANIMIZIN KENDİSİNDE OLAN ASALET,ONUR,GURUR,ŞEREF ve bütün manevi değerlerle sarmallaşmış,içiiçe geçmiş,çok kültürlü sağlam insan yapısından gelen bu başarıyı,

AK saçlı sırıtan emmi ve Türkçe’si zayıf yurdum iş insanı abiler ve ilçelerdeki şubeleri ile,
sen beni seç ben de seni modeli ile,
bu başarıları kendilerinde görmek,
kendileri ile yüzleşme cesareti olmamasıdır,
inşaallah önümüzdeki dönemlerde CHP özüne döner ilke ve değerlerine sıkı sıkıya sarılır,
o zaman, Ege’ye ve Batı’ya sıkışmış deniz dökülmeye RAMAK kalmış CHP Anadolu ile kucaklaşır ve;
Mehmet Akif ERSOY’un,
İstiklal Marşımızda yazdığı gibi,
………
Doğacaktır sana vaadettiği günler hakkın,
Kimbilir belki yarın, belki yarından da yakın….

güzel günler göreceğiz demişti ya Nazım,
inşaallah görürüz hep birlikte,
selam ve saygılarımla,

MKzK-Ortaca

Misafir 18 Ocak 2017 / 17:20

Muğlalıya, Ankaralıya, Muşluya ihtiyaç yok, liyakata ihtiyaç var birde insanlar bi yerlere önerilirken somut elle ve gözle görülür icraatlara bakmak lazım Fethiye de bir polis memurunun (POLİSİN İSMİNİ BİLEN VAR MI) yurtta kalan çocuklara spor yaptırdığını bilen var mı o çocukları sosyalleştirmek için çaba harcadığını ve bunu kendi çabalarıyla yaptığını bilen var mı böyle insanlar önerilir ve desteklenirse hem bu il gelişir hem de ülkemiz gelişir

Bulut Adıvar 18 Ocak 2017 / 21:12

Yorumcu Asım Demirel Büyükşehir yasası ile İlçe Belediyelerinin gelir kaynakları kesilmiştir. İlçe Belediyeleri gelirleri az olduğundan hizmet yapamamaktadırlar. İlçe Belediyelerinin sorunlarını defalarca Fethiye Belediye Başkanı dile getirmiştir. Büyükşehirin hali ortada sözü çok doğrudur. Seçimler geçeli 3 yıl oldu gözle görülür yatırım yok. Yatırım yapılamamasında Büyükşehir Meclis Üyelerinin de sorumluğu var. (başta CHP grubunun) Meclis yapılacak işleri Yatırım Programına alır. Yapılmazsa hesabını Başkandan sorar. Büyükşehir, Muski binaları şehrin her tarafına yayılmış. 3 Yılda Muğla’ya yakışır Büyükşehir ve Muski Hizmet Binaları yapılırdı.