BİZDE KABAHAT YOK MU?

Bu haber 19 Kasım 2011 - 0:00 'de eklendi ve 719 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Yaşadığımız dünyada, zaman zaman meydana gelen felaketleri algılama yöntemimiz öylesine kendimize yönlü ki.
Sanki hiç kabahatimiz yok.
Her şey bizim dışımızda gelişen olaylar.
Elbet, insanoğlu doğal afetlere karşı çoğu zaman çaresiz.
Özellikle büyük çaplı depremler.
Açık denizlerde kendini gösteren Tsunami.
Yağışlı, bir o kadar ormandan yoksun bölgelerde gözlenen heyelan.
Aşırı yağışlar sonrası oluşan sel.
Ne yazık ki insanoğlu, bu tür afetler karşısında çoğu kez çaresiz kaldı.
Dolayısıyla yitirilen insanlar.
Yerle bir olan köyler, kasabalar ve kentler.
Kısaca insanoğlu, dev adımlarla teknolojik gelişmeler yaratır, akla hayale gelmeyen mucizelerin sahibi olsa da, doğal afetler karşısında yapabileceğinin dışında güçsüz.
***
Yine de bu demek değildir ki, bütünüyle teslim olacak.
Ne yapalım Allah’tan gelen deyip geçecek.
Oysa bu tür büyük felaketler karşısında zararı en aza indirecek tedbirler almak elinde.
Eğer bugün, dünyanın depreme en hassas ülkelerinden Japonya, beşik gibi sallanmasına karşın, bizde olduğu gibi kayıplar vermiyorsa, bazı tedbirleri almış demektir.
Aynı ülkede gözlenen Richter ölçeğine göre 8 şiddetindeki depreme rağmen pek fazla kayıp vermiyor.
Buna karşın, son yaşadığımız 7.2 şiddetindeki depremde 700’e yakın insanımız hayatını kaybediyorsa, kendimizi sorgulamalıyız.
Neden depreme dayanıklı evler yapılmadığı irdelenmeli.
Demek ki, insanoğlu çok ta çaresiz değil.
Denirse ki, bir süre önce Japonya’da meydana gelen depremde önemli sayıda insan hayatını kaybetti.
Evet doğru.
Doğru ama kayıplar depremle değil açık denizde oluşan Tsunami dalgasının karaya vurması yüzünden.
Bu da gösteriyor ki, depreme dayanıklı yapılar inşa edilmesi halinde kayıplar daha aza indirgenir.
***
İnsanoğlunun çaresiz kaldığı bir başka doğa olayı Tsunami.
Her ne kadar tedbir alınsa da çoğu kez çaresiz kaldığımız bir afet.
Hele birden ortaya çıkmışsa, elinizden gelen pek fazla bir şey yoktur.
Japonya başta olmak üzere Uzakdoğu ülkelerinde gözlenen Tsunami bunun en çarpıcı örneği.
***
Heyelana gelince.
Halk arasında toprak kayması olarak bilinen doğal afet adına, tedbir almak elimizde.
Yağışların normalin çok üzerinde olduğu yerlerde gözlenen heyelandan zarar görmemek için yapılaşmayı bu bölgelerden uzak tutar,
Yanı sıra, aynı bölgelerde yeterince ağaçlandırma yaparsanız, büyük bir felaketin önünü alırsınız.
Yok eğer, tehlike içerdiği gözle görüldüğü halde yapılaşmaya giderseniz, zaman zaman Karadeniz Bölgemizde olduğu gibi felaketi davetiye çıkarıyorsunuz demektir,
***
Bir başka doğa olayı sel.
Aşırı yağışlar sonrası oluşan sel felaketine karşı koymak, çoğunlukla mümkün olmasa da bir takım tedbirler almak yine bizim elimizde.
Özellikle dere yataklarına inşaat yapmaz,
Su kanalları üzerine kapatmazsanız, nispeten sel sularından korunursunuz.
Yok eğer aksini yaparsanız, muhtemel bir tehlikeli davetiye çıkarıyorsunuz demektir.
Neticede, insanoğlunun doğal afetlere karşı çaresizliği söz konusu olsa da bir takım tedbirler almak koşuluyla zararı en aza indirmek de bizim elimizde.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.