Biz Yaptık Oldu! Derseniz

Bu haber 23 Nisan 2014 - 19:41 'de eklendi ve 968 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

İSMAİL ATASEVER

Bir ülke yönetiminde görev üstlenen hükümetlerin, mutlak duyarlılık göstermesi gereken temel hususlar vardır.

Şartlar ne olursa olsun asıl olan, halkın tepki gösterdiği hiçbir olaya girişmemesidir.

Buna karşın ben iktidarım.

Ne istersem yaparım! gibi bir eğilim içerisine girilirse, o takdirde demokrasiden dem vuramazsınız.

Bu olsa olsa ancak totaliter rejimlerde geçerli olan eylemdir.

Türkiye halkın iradesine dayalı bir Cumhuriyet Rejimiyle idare edildiğine göre halka rağmen istenmeyen uygulamalara yönelemezsiniz.

Aksi takdirde demokrasiden dem vurulamaz.

***

Ne yazık ki şu aşamada ülkemiz bu tür bir uygulamanın eşiğinde.

Ne yazık ki diyorum.

Resmi Gazetenin 18 Nisan 2014 tarihli sayısında yayınlanan Orman Kanununun 16,17 ve 18.inci maddelerinin uygulanmasına ilişkin yönetmelikler ile ormanlık alanlarda;

Enerji üretim santralleri,

Doğalgaz boru hattı,

Petrol ve Doğalgaz arama tesislerinin kurulmasına izin veriliyor.

Hal böyle olunca Türkiye’nin her kesiminde olduğu gibi en fazla ormanlık alanlara sahip Muğla’da da birbiri ardı sıra tepkiler oluşuyor.

İlimizde en etkin tepki gösteren Marmaris Çevre Gönüllüleri adına başkan Filiz Ersan oldu.

Diyor ki;

Resmi Gazetede yayınlanan yönetmeliğe göre suç işlenmiştir. Bu durumda orman alanlarının üstü işletmelere açılıyor. Altını da mühimmat, silah, bomba ne yaparsanız yapınız deniliyor.

Oysa çıkarılan bu yönetmelikle tam bir çevre katliamı yapılacaktır.

Madem bunlara izin veriyorsunuz çıkarın yangını, patlatın bombaları, orman yansın bitsin.

Bizde kurtulalım.

Açıklamalarını sürdüren Marmaris Çevre Gönüllüleri Başkanı Filiz Ersan, söz konusu yönetmeliğin nasıl bir katliama neden olacağını, ağır bir dille ifade ediyor.

Bu ihanet yönetmeliği sözde ülke ekonomisine katkıymış.

Kaynaklarımızı satarak ekonomik kalkınma olmaz.

Bu bir bahanedir.

Bunlar ülkeye ateşten gömlek giydirdiler.

Bu yerler hatırı kişilere, arazi mafyalarına, terör örgütlerine, rantçılara, yağmacılara çok özel bir uygulamadır.

Dedim ya Ersan’ın altını çizdiği hususlar, şayet gerçekleşirse, kolayına kabul edilebilecek girişimler olmaktan uzaktır.

Dolayısıyla her kim olursa olsun vebal altına giriyor demektir.

Bunun başkaca hiçbir açıklaması yok.

Filiz Ersan açıklamalarını şu sözleriyle bitiriyor.

Doğalgazı, petrolü gel orman içine koy diyorlar.

Üstünü işlet, altına da ne halt edersen et diyerek kontrolü bırakıyorlar.

Dünyanın hangi ülkesinde böyle bir örnek var.

HES’ler TOKİ’ler yağma Hasan’ın böreği Türkiye olduk.

Kısaca Cumhuriyet tarihinin en büyük orman katliamı ile karşı karşıyayız.

***

Kabul edelim ki Marmaris Çevre Gönüllüleri Başkanı Filiz Ersan’ın açıklamaları sıradan yaklaşımlar olmaktan uzaktır.

Her şeyden önce bunda düpedüz itham vardır.

Dahası ülkeye ihanet ediliyor yaklaşımı söz konusudur.

Bu nedenle Filiz Ersan’ın haksız suçlamalarda bulunduğunu kimse söyleyemez.

Şayet altı çizildiği gibi ormanlık alanlarda enerji üretim santralleri, doğalgaz boru hattı, petrol ve doğalgaz arama tesisleri kurulması söz konusu olursa, bunun adı düpedüz orman katliamıdır.

Bu arada denebilir ki;

Petrol aramayalım mı?

Doğalgaz boru hattı geçirmeyelim mi?

Petrol ve doğalgaz arama tesisleri kurmayalım mı?

Şu aşamada Türkiye’nin bu tür enerji kaynaklarına ihtiyacı olduğuna göre karşı çıkmak niye?

Elbette ülkenin bu tür kaynaklara ihtiyacı var.

Buna kimsenin itirazı olamaz.

Ne var ki Türkiye’nin ormanlara da ihtiyacı var.

Öyleyse söz konusu tesisler, ormanlık alanlar yerine yakın çevrelerde konuşlandırılabilir.

Bu mümkün olduğuna göre, zaten türlü nedenlerle her geçen gün yok ettiğimiz ormanlara daha da tahrip etmek, ülkenin geleceğini risk altına almakla eşdeğerdir.

Yine de biz yaptık oldu gibi diretme içerisinde olurlarsa, şüphe yok ki müsebbipler vebal altına girecekler demektir.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.