BİZ EZBERİ BOZDUK

Bu haber 18 Haziran 2010 - 0:00 'de eklendi ve 786 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Bir
süre önce Muğla’ya gelip partililerle istişarelerde bulunan AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, kurumumuz
Hamle’yi ziyaretinde, bir teklifte bulundum.

Ülkemiz ve dışımızdaki gelişmelerle
ilgili görüşlerinizi almak istiyorum.

Neden olmasın deyince stüdyoda ilk
sorum, erken seçime yönelik oldu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, seçimler
zamanında yapılacak dedi ama her ihtimale karşı düşüncesiyle mi ülkemizi
dolaşıp teşkilatlarınızla istişarelerde bulunuyorsunuz?

Bakınız, şunun altını
bir kez daha çizelim. Seçimler zamanında yapılacak. Ama biz AKP olarak, sadece
seçim sürecinde değil, her zaman halkımızla iç içeyiz. Onun için 4 seçimde
halkımızın teveccühü partimize oldu.

Eğer başka partilerin
yaptığı gibi vatandaşın karşısına seçimden seçime çıkarsanız, sizi azleder.

Söylediği
doğruydu. Kabul edilsin edilmesin realite o ki mevcut siyasi partiler
içerisinde halkla devamlı diyalog içerisinde olan parti AKP.

Bizler
nice partiler biliyoruz ki, seçmenin karşısına seçimden seçime çıktılar. Böyle
olunca elbette, istenilen neticeyi alamazlardı. Nitekim alamadılar.

İnsani yardım amacı güden “Mavi Marmara”
gemisine İsrail’in yaptığı saldırıyı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bir kere, İsrail’in
insanlık dışı eylemlerini tasvip etmek olası değil. Üstelik Gazze’de bir
insanlık dramı yaşanıyorsa. Kaldı ki bir sivil toplum örgütünün organize ettiği
ve 32 ülke vatandaşının yer aldığı bir gemiydi Mavi Marmara.

Bu olay karşısında Türkiye’nin izlediği
politikayı nasıl buluyorsunuz?

Türkiye devlet geleneği
olan bir ülkedir.

Bir yerde insanlık dramı
yaşanıyorsa sırtımızı dönemezdik.

Nitekim dönmedik.

İsrail’in tutukladığı
kişilerin 24 saat geçmeden serbest bırakması, Türkiye olarak izlediğimiz dış
politikanın bir zaferidir.

AKP
Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik’in, bu konudaki açıklaması da doğruydu.
Türkiye, İsrail’e karşı bir dik duruş sergilediği için aynı gemideki insanlar
kısa sürede Türkiye’ye gelmişti.

Aynı saldırının asla kabul edilemez eylem
olduğu tamam da, benzer kargaşa Kırgızistan ve Türkmenistan’da da yaşanıyor.
Aynı duyarlılığı neden buralar için göstermiyorsunuz?

Hükümet olarak bu ülkeler
için de gerekli girişimlerimiz oldu.

Dış İşleri Bakanımız
Davutoğlu, hemen harekete geçerek, gerekli mercileri ayağa kaldırdı.

Sonra, İsrail’in
saldırısıyla Kafkaslardaki gelişmeler aynı değil.

İsrail’in yaptığı
düpedüz insanlıkla bağdaşmayan eylemler. Bu yüzden aynı ülke bugün yapayalnız
kalmıştır.

Bakın size bu konuda bir
örnek vermek istiyorum.

Biz Türkler tarihin her
döneminde dini, dili ve mezhebi ne olursa olsun, karşımızdakini önce insan diye
baktık.

Osmanlı döneminde tüm
dünya Musevileri dışlarken dönemin padişahı II. Beyazıt onları kabul ederek,
insanca yaşamalarını sağlamıştır.

Biliyorsunuz Gazze abluka altında. Bu
olaydan sonra abluka kalkar mı?

Mısır kısa sürede asıl
geçit noktası olan kapıyı açsa da hemen kalkacağını sanmıyorum. Zaman her şeyi
gösterecek.

Peki Hamas’la ilgili farklı görüşler var.
Hamas terör örgütü mü değil mi?

Eğer, insani direniş
adına sürdürdüğü mücadeleye karşın Hamas, terör örgütü olarak
nitelendiriliyorsa, başkaca ne söylenir. Kaldı ki İsrail, yürüttüğü terör
eylemlerini örtmek için Hamas’ı örnek gösteriyor.

İsrail ile olan ilişkin bundan sonra
nasıl hal alır?

Kısa sürede düzeleceğini
sanmıyorum. Ne zaman İsrail makul çizgiye gelir o takdirde düzelebilir.

Türkiye’nin ekseni kaydığı söyleniyor?

Bizi biz yapan kendi
vatanımızdır. Buna karşın dünyada yalnız yaşayan ülke olmadığımıza göre her
kesimle iyi ilişkiler içerisinde olmalıyız. Kısaca 360 dereceye varan dış
politika izlemek durumundayız.

Bunun anlamı herkesi
kucaklayan politikadır.

Biz dünyayı Türkiye’ye
taşıyan politika izlemek istiyoruz.

Açıkça söylemek
gerekirse “biz ezberi bozduk.”

Eskiden tek dostumuz
olarak Pakistan görülürdü. Bugün Türkiye dünya genelinde yer edinen Avrupa
Konseyi, Avrupa Parlamentosu, Birleşmiş Milletler, Nato, İslam Kalkınma Örgütü,
Karadeniz İşbirliği Teşkilatı olmak üzere daha birçok örgütte söz sahibi ülke
konumundayız.

Hal böyle iken eksen
kaymasından söz etmek, abesle iştigaldir.

Anayasa değişikliği sürecinde muhalif
partilerle neden diyalog içerisine girmediniz?

Girmeye çalıştık ama nafile.

Sıkılmış yumrukla el
sıkışamazsınız.

İşte
AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik’in yönelttiğim sorulara verdiği
cevaplar.

Kimi
açıklamalarını kabul etmek mümkün ama bazıları tartışmaya açık.

Yine
de takdir değerli okurlarımın.

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.