Biz De Karşıyız Ama!..

Bu haber 28 Nisan 2014 - 19:39 'de eklendi ve 937 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

İSMAİL ATASEVER

Yaşadığımız kent Muğla adına, yıllardan bu yana bir mücadele verildi.

Özellikle sivil toplum kuruluşları ve çevreciler tarafından.

Onlar, ne zaman doğanın tahrip edilmesine ilişkin bir girişimde bulunuldu.

Toptan karşı çıktılar.

Bazen de nöbet tutarak, dünya harikası nice yerlerin yerle bir olmasını önlemek istediler.

Buna karşın kimi zaman başarılı olsalar da ülke yönetiminde görev üstlenen hükümetler kararlı bir tutum sergileyince, ister istemez geri çekilmek zorunda kaldılar.

Ama bu davalarından vazgeçmek anlamına gelmiyordu.

Ne olursa olsun mücadele etmek gerekir diyerek, tutarlı bir şekilde yollarına devam ettiler.

Muğla genelinde benzer direniş hareketlerinin en son örneği şu sıra Ankara’da sürdürülüyor.

Yaklaşık bir ayın üzerinde sendika başkanlarının başı çektiği direniş hareketi, hükümetin Kemerköy ve Yeniköy Santrallerinin özelleştirilmesi eğilimine ilişkin.

Her ne kadar söz konusu ihalenin son aşamasına gelinse de aynı girişimin temsilcileri 1 Mayıs’ta top yekûn direniş hazırlığı içerisindeler.

Bu eylemlerden nasıl bir sonuç çıkar, bekleyip göreceğiz.

***

Asıl altını çizmek istediğim husus, geçmişten günümüze, özellikle son yıllarda sinema ve dizi çekimi yapımcıların platform olarak gördükleri Muğla ve çevresinde gerçekleştirdikleri çekimler üzerine.

Buna karşın bilmem bazıları, ikisi arasında ne gibi ayrıcalık var diye düşünürler mi?

Var, hem de öyle bir var ki…

Tüm ayrıntılar bir yana, ülkemizin en fazla izlenen yapıtları arasında yer alan “Çocuklar duymasın” dizisinden tanıdığımız bir önemli aktör Müfit Can Saçıntı’nın her vesileyle diline doladığı “replik” her şeyi anlatıyor.

Yıllarca aynı diziyi izleyenler bilir ki, Müfit Can Saçıntı, gelişmeler karşısında farklı eğilimde olan birisidir.

Özellikle doğanın tahrip edilmesi gündeme geldiğinde, “ben buna karşıyım” yaklaşımı içerisinde oldu.

***

Şimdi ise aynı oyuncunun başrolü üstlendiği bir dizinin galası yapıldı geçtiğimiz günlerde.

Hem de kentimiz sınırları içerisinde.

Yapımcılığını ve senaristliğini Birol Güven’in, başrollerini ve yönetmenliğini Müfit Can Saçıntı ve Rasim Öztekin’in paylaştığı “Mandıra Flazofu” nun Gala gecesi, film çekimlerinin gerçekleştirildiği Çökertme’de köylüler ile birlikte yapılıyor.

Ama ne Gala!

Kesinlikle bildiğimiz türden değil.

Bunda şatafata yer yok.

Gala için Çökertme sahiline yakın açık alanda dev bir dijital ekran kuruluyor.

 “Mandıra Filazofu” sinema filmi öncesi mahalle sakinleri çekirdeklerini hazırlayarak tahta sandalye üzerinde filmi izleyerek, bir yerde nostalji yapıyorlar.

Bu arada aynı Galaya katılanlar arasında kimler yok ki?

Başta Muğla Valisi Mustafa Hakan Güvençer olmak üzere Büyükşehir Belediye Başkanı Op.Dr. Osman Gürün, CHP milletvekili Hakkı Süha Aldan, il başkanı Mustafa Öztürk, bir kısım kurum müdürleri ve oyuncular.

Yanı sıra Çökertme halkı.

Özellikle vali Güvençer çok mutlu.

Diyor ki;

Biz Muğla’nın sadece güzelliğine değil, her şeyine meftunuz. Bu güzelliğin başkaları tarafından fark edilmesi, sıklıkla dile getirilmesi, hepimizin yüreğinde apayrı duygulara sebebiyet veriyor.

Bu güzellikler başkaları tarafından fark edilir ve ne kadar dillendirilirse, Muğla’lılar olarak biz bundan hep hissedar oluruz.

Artık bu sanatçılar bizim için birinci derecede hemşehrimiz olmuşlardır.

Belli ki Vali Mustafa Hakan Güvençer, aynı filmin Muğla’ya ne denli önemli katkı sağlayacağı için son derece mutluydu.

Yine de son noktayı “ben buna karşıyım” replikleriyle tanıdığımız oyuncu Müfit Can Saçıntı koyuyor.

Hem de eylemiyle.

Onun, içinde yaşadığı dünya düzenine karşı koyduğu tavır, Muğla’nın Çökertme Köyü yakınlarında, ıssız bir kulübede yaşamaya kadar götürür.

Aslında filmin asıl yükünü çeken oyuncu Saçıntı’nın olaylara yaklaşımı kadar tercih ettiği hayat tarzı, insanoğlunun doğayı tahrip etmesine tepkidir.

Zaten, ben her şeye karşıyım vurgusu çok şeyler anlatıyor.

Anlatıyor da çoğu vatandaşımız gibi bizler de doğanın bu denli tahrip edilmesine karşı olduğumuz halde, yine birileri bildiğini okumaktan geri kalmıyor.

Elbet bir gün zihinlere dang edecek ama vakit çok geç olacaktır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.