BİZ BUNLARI HAKETMİYORUZ

Bu haber 30 Haziran 2010 - 0:00 'de eklendi ve 651 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Dünya genelinde
konuşlananlar arasında, türlü sorunlarla iç içe devletlerden birinin Türkiye
olduğunda, bilmem karşı çıkanlar olur mu?

Ülke
yönetiminde görev üstlenen AKP’nin bazı üyeleri, sorunları görmemezlikten gelse
de gerçeklerden kaçmak olası değil.

Keşke,
su yüzüne çıkan sorunlar olmasa da onlar haklı olsaydı.

O
takdirde, her alanda problemsiz bir ülke olarak yerimizi alırdık.

Bugün
olduğu gibi hem iç bünyede hem de dış dünyada tartışılan ülke olmazdık.

Ama
değil.

Ne
denli gömemezlikten gelinse de ülkemizde su yüzüne çıkan, dolayısıyla mutlak
çözüme kavuşması gereken bir o kadar sorun var.

***

Önceliği terörün aldığı
bir vakıa.

Çeyrek
asırlık süreç içerisinde kimi yıllar duraksayan, bazı yıllarda ayaklanan
teröristlerin yarattığı koas ortamı, ne yazık ki 2 aylık dönemde ayyuka çıkmış
vaziyette.

Bu
süre zarfından yitirdiğimiz 30 bin civarında vatandaşımızın 60’a yakını, son
aylarda hayatından olmuşsa, terörün öncelikli sorun olduğu kaçınılmazdır.

Kime
sorsanız farklı düşüncede değil.

Her ağzını açan, yeter
artık verdiğimiz şehitler.

Her gün al bayrağa
sarılı tabutlar görmek istemiyoruz.

Elbet ateş düştüğü yeri
yakar ama bu demek değildir ki bizim yüreğimiz yanmıyor diyorsa, günümüz
koşullarında terör bu ülkenin en önemli temel meselesidir.

***

Terör kadar olmasa,
şayet önü alınmazsa en az onun kadar etki yaratan ve yaratacak sorun
işsizliktir.

Her hangi bir ülkede
işsizler sayısı, normalin çok üzerinde seyrederse, o ülkede kaosun doğması
kaçınılmazdır.

İlişkin
olarak, şu aşamada ülkemizde ortaya çıkan tablo, bizleri korkutuyor.

Resmi
rakamlara göre 6 milyon, gayri resmi rakamlar 12 milyon civarında işsiz
olduğunu gösteriyorsa, halk endişesinde yerden göğe kadar haklıdır.

Aslında,
rakamın doğruluğu öğrenmek için, her hangi bir kurum tarafından açılan personel
alımları sınavlarına bakmak yeterli.

Bir
kurum, ihtiyaca binaen yeterlilik sınavı açıyor.

Müracaat
edenler sayısı, neresinden bakarsanız bakınız anormal rakamlar içeriyor.

Bunun tipik bir örneğini
Muğla’da gözledik.

Muğla Orman Bölge
Müdürlüğü, yangın sezonunda çalıştırılmak üzere, o da 5 ay 29 gün, sınav
açıyor.

205 kişilik kadro adına
müracaat edenler sayısı 3.788.

Tablo
bu iken, Türkiye’nin önemli problemlerinden birinin işsizlik olduğu ayan beyan
ortadadır.

***

Ülkenin ön plana çıkan
sorunlarından biri de üretim.

Her
alanda kendini gösteren üretim azlığı, Türkiye gibi önemli hamleler içerisinde
olan bir ülke adına, kabul edilemez bir olgu olmasına karşın, realite bu.

Tam
bir açmaz.

Oysa,
değişik alanda üretim istenen düzeyde olsaydı, işsizliğin bu rakamlara çıkması
söz konusu olmazdı.

Üretimle
işsizlik doğru orantılı olduğuna göre, başkaca bir açıklaması yok.

Bu
nedenle, ülkenin mutlak çözüme kavuşması kaçınılmaz işsizliği önlemek için her
alanda üretime dönük faaliyetler içerisine girilmelidir.

Eğitimde yaşanan
kargaşa.

Bir
ülkenin çağdaş bir yapıya kavuşması, dolayısıyla gelişmişlik düzeyine erişmesi
noktasında eğitiminin ne denli rol oynadığı ortadadır.

Bugün,
ileri düzeydeki ülkelerin evvelemirde üstesinden geldiği, çocuklarına
verdikleri yeterli eğitimdir.

Hal
böyle iken ülkemizde yürürlükte olan eğitim sistemi dün olduğu gibi bugünde
tartışılır olmaktan kurtulamıyor.

Yetmezmiş
gibi sınav sayısının artırılması, sadece çocuklarımız değil velileri de strese
sokmaktadır.

Ve
değişik alanlarda daha neler var ki her biri ayrı bir sorun.

Sonuçta,
başkası değil bizatihi kendimiz, güzelim ülkemizi sorunlar yumağı haline
getirdik.

Oysa
bu ülke insanı, bunların hiçbiri hak etmiyor.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.