BİZ BU BOKU NEDEN YEDİK?!!

Bu haber 02 Temmuz 2009 - 0:00 'de eklendi ve 1.591 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Daha önce “Bir şehir inatla yönetilir mi?” diye yazmıştım.
Yönetiliyormuş.
Bunu Muğla’da yaşıyoruz.
Yanan Muğla Belediye Sineması’ndan söz ediyorum.
Muğla’da yaşayanların ve hemen hemen herkesimin tepkilerine rağmen, 40 yaş üstü Muğlalıların pek çok anılarının olduğu o güzelim sinemanın yerinde bir “beton yığını” olarak katlı otopark inşaatı hızla yükseliyor.
 
xx           xx           xx
Yanan sinemanın bitişiğinde bilindiği gibi Hazine’ye ve özel şahıslara ait mülklerin bulunduğu küçük bir ada da bulunuyor. Muğla Belediyesi, Orhan Çakır’ın belediye başkanlığı döneminde o adadaki yapıyı da yıkıp yanan sinema alanına katarak, burada sinemayı büyük bir iş merkezi içinde yeniden ayağa kaldırmak istiyordu.
Hatta bir proje hazırlanıp, maket bile yapılmış ve belediyenin eski hizmet binasının alt katında Muğlalıların görmesi için sergilenmişti de.
Ama…
Yönetim değişti. Aynı partiden olmalarına rağmen yönetim ile birlikte ‘anlayışlar’ da değişti.
Önceki belediye yönetimi daha mı katılımcıydı ne…
 
xx           xx           xx
Aslında o çirkin görüntünün (Muğla mimarisi ile alakasız, kimliksiz, harap yapının yıkılması için) ortadan kaldırılması ve yanan sinema alanına katılması için yeni belediye yönetimi girişimlerde bulundu.
Nevarki, Hazine, yani Muğla Defterdarlığı oradaki mülkü karşılığında yeni yapıdan belediye yönetimine göre fazla pay istemiş.
Belediye yönetimi “kamuyu zarara uğratmama” adına, Hazine’nin istediğini vermiyor. Hazine de “kamuyu zarara uğratmama” adına istedi payda diretiyor.
Olan arada “kamuya” yani Muğla’ya oluyor!
 
xx           xx           xx
Tabi, derler ya “Allah’ın sopası yok”…
Biraz öyle oldu… Otopark inşaatının hafriyat çalışmaları sırasında Hazine’ye ait üç katlı çirkin yapının ölü duvarı çöktü. Bina da kayma oldu. Şükürler olsun ki can kaybı olmadı.
Olsaydı sorumlusu kim olacaktı, bu da ayrı bir soru….
Eğer can kaybı olsaydı, “kamuyu zarara uğratmama” adına can vermiş olacaklardı!
 
xx           xx           xx
Yapılan incelemeler sonunda şimdi o binanın yıkımına karar verildi. Hafta sonuna kadar yıkılacak. Belediye Başkanı Op. Dr. Osman Gürün, “Hazineye ait bu alanı inşaatımıza katma girişimlerimiz devam ediyor.” demiş.
Katlı otopark inşaatı gümrükten mal kaçırırcasına devam ediyor; neredeyse üçüncü katına gelindi. Defterdarlık ikna olursa, o alan inşaat alanına nasıl katılacak?
Lastik mi bu yama yapasın…
 
xx           xx           xx
Neyse ki o çirkin yapı üzücü bir olay sonucu yıkılıp ortadan kalkıyor. Ama orada bir “modern çirkin yapı” yükseliyor. Bilemiyorum, Defterdarlık ikna olur da o ada inşaata katılırsa, o katlı otoparkı biraz estetik hale getirebilecek bir mimari uygulama getirilebilir mi…
Getirilse iyi olur…
 
xx           xx           xx
Biz ne desek boş. Halkı, halkın nabzını tutan basını dinleyen yok!
Gelin ben size bir fıkra anlatayım.
Memleketin birinde bir Yaylı Memet varmış. Bir gün köyün ağası Yaylı Memet’e, “Hadi gel seni pazara götüreyim” demiş. Yaylı Memet kabul etmiş. Binmişler traktöre, çıkmışlar yola. Yolda bir büyük baş hayvan tezeği ile karşılaşmışlar. Ağa, Yaylı Memet’e “Gel bu tezeğin yarısını ye, sana traktörü vereyim.” demiş. Köyün safı Yaylı Memet, “Olur” deyip, tezeğin yarısını yiyerek traktörün direksiyonuna geçmiş. Şehre gelmişler. Alış veriş yapmışlar ve köyü geri dönmüşler. Köye giderlerken; yarım kalan tezekle karşılaşmışlar. Yaylı Memet, ağasına, “Ağam gel şu yarım tezeği ye, traktörü sana geri vereyim. Köylüye mahcup olma” demiş. Ağa tezek yer mi?… Düşünmüş, Yaylı Memet’te haklı. Direksiyonda Yaylı Memet köye girerlerse hali nice olur… Olacak gibi değil. Şöyle bir etrafa bakmış. Kimse yok. İnip traktörden hızla yarım tezeği yemiş ve traktörün direksiyonuna geçmiş. Yaylı Memet ağasına sormuş:
– Ağam köyden çıkarken bu traktör kimindi?
– Benim.
– Ben yarım tezeği yiyince kimin oldu?
– Senin.
– Sonra kalan yarım tezeği sen yedin, traktör kimin oldu?
– Benim.
– İyi de ağam bu boku neden yedik?!!

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.