Birlik Beraberlik Günleri… « Hamle Gazetesi

Birlik Beraberlik Günleri…

Bu haber 27 Kasım 2015 - 23:35 'de eklendi ve 1.282 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Hemşerimiz Yüksel Aksu’nun “Dondurmam Gaymak” filmindeki dondurmacının “Bir cinnet her şeyi halleder” dediği gibi, bir uçak düşüşü de halledebiliyormuş.

Sanki bir cinnet hali yaşanıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan sınırımızda Rus uçağı düşürüldüğünü açıklarken, 24 Kasım nedeniyle orada bulunan öğretmenler alkışlıyorlardı. Akıl alacak gibi değildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan gaza gelmedi. “Alkışlanacak bir şey yok” diye uyardı. Ama galiba anlaşılmadı! Ertesi gün RusyaDoğal gazı keseceğini” açıklayınca sokaktaki adam şöyle diyordu;

Kurarız sobaları, kestane patlatırız.

Öyle öğretmenlerle böyle sokaktaki adam oluyor!

 

xx           xx           xx

Rusya sadece doğal gazı kesmiyor. Türkiye’ye turist göndermiyor. Türkiye’den beyaz et, narenciye ve sera ürünlerinin ithalatını durduruyor. Türkiye’nin Rusya’daki başta inşaat olmak üzere yatırım faaliyetleri engelleniyor. Ne yani Rusya ile ekonomik ilişkilerimiz var diye Rus uçaklarının egemenliğimizi ihlaline izin mi verelim?

Elbette hayır…

Sınırı geçen olursa vururum” demişsin. Buna rağmen geçilmişse vuracaksın. Vuruldu da… Doğru ve egemenlik hakkımız olan yapıldı. Tekrar edilirse, yine yapılacaktır. Yapılmalıdır.

İşte bu günler birlik beraberlik günleri!

 

xx           xx           xx

Bu günler birlik beraberlik günleri, ama efelenme, diklenme, horozlanma günleri de olmamalı…

2008-2010 yılları arasında ABD’nin Ankara Büyükelçisi olarak görev yapan ve Bush yönetiminde ABD’nin Ulusal Güvenlik Danışmanı Yardımcılığı görevini üstlenen James Jeffrey, Fox Business kanalında katıldığı programda Türkiye’nin sınırını ihlal eden Rus uçağını düşürmesiyle ilgili açıklamasında, “Doğrusu, sonunda birinin Putin’e haddini bildirmesinden memnun oldum. Putin’in son derece hassas olan sınır bölgesine saldırganca tutumu devam ediyor, çünkü müttefiki Suriye böyle talep ediyor. Uçaklarıyla NATO hava sahasını defalarca taciz ediyor.” diye konuşmuş.

Gerçekleri söylüyor, ama “had bildirme” konusunda sanki bize de gaz veriyor. Madem Rusya tahrikkar tutumunu NATO sınırlarında da uyguluyor, NATO ne yapıyor?

Rus uçağının düşürülmesinin hemen ardından saflar belirlendi. Çin ve İran ile birlikte Çeçenistan Rusya’nın yanında yer aldı. Suriyeli göçmenlerden yakınan NATO ve AB Üyesi Yunanistan’da öyle yaptı, farkında mısınız?

 

xx           xx           xx

Gazetelere bakıyorum bir kısmının “savaş çıkar çıkmaz diye bir tasası falan yok. Keyifleri yerinde… Bir kısmı “Suriye’de ne işimiz var?” deyip, itidal sergiliyor.

Önceki gece televizyonlarda yapılan tartışmaları kafamda tartıyorum, Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” sözünü anımsıyorum…
Nereye gidiyor Türkiye?.. Ortadoğu, hatta Dünya nereye gidiyor? Bataklık bu, kim batar kim çıkar belli mi?

Sanki Türkiye’nin Ortadoğu bataklığına girmesi bazılarının umurunda değil. Gazetenin manşetine bak;

“Tam 10 kez uyardık günah bizden gitti!” 
İyi
de günah bizden gidince savaşa mı gireceğiz? Günah ABD’den, AB’den neden gitmiyor? Bizim günahımız ne?

Suriye’den kaçanlar bize geliyor. Yarın bizden (Allah göstermesin) kaçan siviller nereye kaçacak? Evet, üzerine üzerine gelirlerse vurursun. Vuracaksın… Ama efelenip diklenmenin alemi var mı bilemiyorum…

Karşımızda cinnet halinde bir lider var! Uçağının düşürülmüş olmasının hazmı kolay olmayacaktır…

 

xx           xx           xx

Belgeselleri çok izlerim. Suriye’de yaşananlara bakarken gözümün önüne vahşi yaşamda yaralı bufalo geliyor. Aslanın ardından çakallar, akbabalar üşüşüyor. Kendi insanına eziyet eden baskıcı ve inatçı sözüm ona liderin elinde Suriye paramparça…

Tabi Suriye henüz leş durumunda değil, ağır yaralı… Ama son darbelerle onu canlı canlı parçalayıp herkesin payını tıkınacağı bir yemeğe dönüştürme uğraşısı var.

İnsanın ister istemez, bizim bu kanlı sofrada ne işimiz var diye sorası geliyor. NATO ülkeleri ile birlikte barış, demokrasi, özgürlük götüreceğiz… Eğer öyleyse Suudi Arabistan’ın aramızda ne işi var? Irak’a demokrasi geldi mi?

Yaralı, canlı canlı parçalanmış Suriye’nin neresi kime düşecek? Bize ne düşecek?

Önce Irak parçalandı, şimdi Suriye parçalanıyor, sonra neresi?

 

xx           xx           xx

Ben hala Suriye’de ne işimiz var anlayabilmiş değilim. Komşumuz olmayan Rusya’nın savaş uçaklarının sınırımızda ne işi var, onu da anlayabilmiş değilim… (!)
Büyük ekonomik kayıplar; yılda 3 milyon Rus turist, 3 milyar dolar döviz… Rusya’ya ihracatımız 4 milyar dolar. Rusya’da inşaat işlerinin son 5 yıldaki rakamı yaklaşık 22.5 milyar dolar.

Suriye’den ne bekleniyorsa o bu kayıplara, Rusya’nın düşmanlığını kazanmaya değer mi?
Doğalgaz bağımlılığı, Rusya ile dostluğu geliştirip ekonomik faydayı artırmayı, Batı’ya olan bağımlılığı dengelemeyi bir kenara koyalım… Rusya’nın müdahalesi sonucu Suriye üzerinden bir 3.Dünya Savaşı olasılığını da bir kenara koyalım… Ülkemizin bütünlüğünün masaya konması riskini nereye koyalım…

İnşallah böyle bir risk yoktur. 3. Dünya Savaşı olasılığı da…

 

xx           xx           xx

Rus uçağını düşürdük, kim kazandı? Acaba Rusya bile bile uçağını düşürtmüş olabilir mi?

Şimdi Rusya düşen uçağını bahane edip, Suriye’ye bombardıman uçaklarını korumak için havadan havaya ateş açabilen avcı uçaklarını getiriyor. Suriye’deki 24 bombardıman uçağına 10-12 avcı uçağı ekleniyor. 300 km menzilli S300, S400 füzelerini Suriye’ye yerleştirdi bile… Karadeniz filosunun hava savunması için üretilmiş armadası yola çıktı. Türkiye-Suriye karasuları sınırına konuşlandırıyor.

Rusya “Esad’ sahip çıkıyorum” diye, Suriye’yi sahiplenmiş. Amerika Suriye’nin neresinde?

Ayrıca Rusya‘nın Lazkiye‘de konuşlu 34 sabit kanatlı uçağı var. Filoda 12 adet Su-25, 12 adet Su-24M2 bombardıman uçağı, 4 adet Su-30SM ve 6 adet Su-34 avcı uçakları bulunuyor.

Suriye adeta Rusya tarafından işgal edilmiş, Amerika tarafından da kuşatılmış durumda. Sanki Amerika ile Rusya kendi toprakları dışında 3. Paylaşım Savaşı yapıyor!

Rusya’nın kazandığı bu konumu kazanmış olan var mı?

xx           xx           xx

BBC ve İngiliz Guardian’dan Kore Savaşı‘ndan bu yana ilk kez NATO üyesi bir ülkenin, bir Rus savaş uçağını düşürdüğünü vurgulayan Shaun Walker, analizinde Rusya‘nın resmi haber ajansı Sputnik‘in Türkiye‘yi, “NATO’nun hasta adamı” olarak nitelendirmesini ve “Erdoğan’ın çılgınlığı 3. Dünya Savaşı’na neden olabilir” uyarısında bulunmasını hatırlatıyor… Sputnik’in bu söylemine karşın satır aralarında Rusya‘nın Türkiye‘ye verdiği mesajın, krizin kontrol dışına çıkmasına izin vermeyeceği olduğunu söylemiş.

İnşallah… Yoksa Türkiye Rusya için Amerika’nın Vietnamı olur…

Walker‘ın yazısından bir satır da şöyle:
Rusya Türkiye’ye çok öfkeli olsa da, Moskova’nın durumun daha da kötüleşmesini istemediği açık. Diplomatik ilişkilerin kesilmesi masadaki bir seçenek değil
Böyle olmalı. Ne de olsa havlayan köpek ısırmaz, ama galiba Putin’in gözü dönmüş. Sorunun diplomatik yolla aşılmasının yollarını birer birer kapatıyor.

Korkarım yeni provakatif girişimleri de olacak gibi de…

 

xx           xx           xx

Elbette Türkiye, bundan sonra da Türkmenlere sahip çıkacaktır ve Rusya’nın hasmane hareketlerine misliyle karşılık verecektir. Vermelidir de…

Benim bir diğer anlayamadığım ise Türkiye’nin hala Akkuyu Nükleer Santralı’nı askıya almamış ve NATO ile AB ülkelerinin Rusya’ya yaptırım uygulanabileceği işareti vermemiş olması…

Unutmayalım ki, doğal gaz ve inşaatı bir kenara koyarsak bu krizden en çok etkilenecek illerin başında Antalya ile Muğla gelmektedir. Umarım bu konuda b ve c planlarımız vardır.

Umalım ki sağduyu ve barış kazansın. Savaşın kazananı görülmüş değil…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.