Birileri Takdir Etmesede!..

Bu haber 19 Ocak 2015 - 0:41 'de eklendi ve 1.130 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Acaba diyorum!

Ülkemiz kadar insani değerleri yüksek bir başka memleket halkı var mıdır?

Hem de “kendi himmete muhtaç bir dede kimlere himmet ede!” gerçeğine karşın.

Kimler nasıl bir yaklaşım içerisinde olsa da yok.

Aksi olsaydı, geçmişten günümüze ülkemiz için;

Yeryüzünde Türkler kadar merhametli ve insani değerleri yüksek bir başka ülke yok denmezdi.

Hem de birçok ülke tarafından.

Kaldı ki bu yaklaşım afaki değildir.

Zira tarih boyunca çok örnekleri görüldü.

Osmanlı İmparatorluğundan günümüze öyle anlar oldu ki, mağdur ve yoksul ülkelerin hep yanında olduk.

Bununla da yetinmeyip, birçok dünya ülkesi adına maddi manevi hiçbir şeyi esirgemedik.

Bu kadar da olsa!

Aynı dönemdeki savaşlar sonrasında sınırlarımız içine katılan ülkeler halkının kılına halel getirmedik.

Daha bir önemlisi, ülkemizin kurtuluş savaşına atıldığı süreçte, zarar görmemeleri için başta Suriye olmak üzere birçok ülkeye gönderilen Ermenilerin mal varlıkları, savaş sonrasında aynen iade edildi.

Ermeniler hala, yanlış bir saplantı içerisinde oldukları halde gerçek başkası değildir.

***

Şimdi…

Çok fazla uzağa gitmeden yakın geçmişe bakalım.

Bir dönem, Saddam Hüseyin’in zulmünden kaçan Peşmergelerin ülkemize sığınmalarını sağladık.

Hem de tereddüt etmeden.

Peymergeler, “besle kargayı oysun gözünü” misali, bir zaman sonra karşımıza dikilseler de biz elimizden geleni esirgemedik.

Onları Yüce Yaratan’ın yarattığı kullar olarak gördük.

Ya dünyada geç uyanan kıta olarak görülen Afrika’daki birçok ülkeye yardımlarımız!

Somali ve Etopya başta olmak üzere nicelerine uzanan yardım eli!

Bu kadar olduğu sanılmasın.

ABD’nin başı çektiği, İngiltere’nin ona destek verdiği Körfez Savaşı sonrasındaki Irak.

Eğri oturup doğru konuşalım.

Sözüm ona Irak halkını Saddam rejiminden kurtarmak amacı güttüğünü söyleyen Sam Amcanın asıl niyetinin petrol olduğunu bilmeyen var mıydı?

Aynı savaş sürecinde ülkesinden kaçan Irak halkına sığınmak hakkı veren ve yıllarca besleyen yine ülkemiz Türkiye oldu.

***

Ve bugünlere geldik.

Bugün derken içinde bulunduğumuz yıl sanılmasın.

Yaklaşık 4 seneden bu yana Devlet Başkanı Başer Hüseyin’in zulmünden kaçarak ülkemize sığınan Suriye’lileri kapımıza açan yine biz olduk.

Başer farklı algılasa da açmaya da devam ediyoruz.

Hem de tahminlerin üzerinde bir rakama ulaştıkları halde.

Aynı süre içerisinde ne kadar Suriye’linin ülkemize geldiğini bakınız Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan nasıl açıklıyor.

Diyor ki;

Biz Türkiye olarak tarih boyunca, hep mazlum ve mağdur ülkeler halkının yanında olduk.

Ne zaman birileri, kapımıza dayandı.

Asla arkamızı dönmedik.

Bunun son örneği Suriye’den gelip birçok ilimize yerleştirdiklerimiz.

İlişkin olarak, tahminlerin üzerinde rakam veriyor.

Bugün, Suriye’den gelip ülkemize gelenlerin sayısı 2,5 milyonu geçti.

Bu sayıdaki Irak halkını, 23 şehrimize yerleştirdik.

Yerleştirmeye devam ediyoruz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı süre içerisinde Suriye halkı için ne kadar para harcandığının da altını çiziyor.

Bugüne kadar ülkemize sığınan Suriye’liler için 5 milyar dolar harcadık.

Ardından, mangalda kül bırakmadığı gibi burnundan kıl aldırmayan birçok dünya ülkesine sitemini dile getiriyor.

Suriye halkı için dışarıdan gelen yardımın tutarı ancak 250 bin dolar.

Bilmem Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın verdiği rakamlara bakarak, insan hakları savunucularına ne denir?

Bu durumda, samimi oldukları inandırıcı olabilir mi?

Hiç sanmıyorum.

***

Bu tablo üzerine ister istemez Türkiye ile ilgili bir soru cevap arıyor.

Acaba dünya devletleri, ülkemizin bu tür insani yaklaşımlarını takdir ediyor mu?

Yoksa yine bildiklerini okuyarak, farklı nazarlarla bakmaya devam mı ediyorlar?

Ne yazık ki bu sorulara, başta Avrupa kıtasında konuşlanan ülkeler olmak üzere daha niceleri için olumlu cevap vermek olası değil.

Veremezsiniz!

Böylesine samimi yaklaşımlarımıza karşın onların ülkemize bakış açılarında hiçbir değişiklik yok.

Dün öyleydi, bugün de aynı.

Onlar, hala Haçlı Seferlerine takılıp kalıyorlar.

Ne yapsanız, ne etseniz, tabir yerindeyse ağzınızla kuş tutsanız da bize bakışlarında hiç değişiklik yok.

Olmayacak ta.

Ama biz, başkaları takdir etsin etmesin, inançlarımız ve insani değerlerimiz gereği mağdur ve mazlum ülkelerin yanında olmaya devam edeceğiz.

Kaldı ki bu yaklaşımlarımızı, başkaları takdir etsin diye değil, yaratılanı severiz yaratandan dolayı sergiliyoruz.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.