Birde Atatürk Gibi Düşünün

Bu haber 29 Ekim 2015 - 23:47 'de eklendi ve 922 kez görüntülendi.
Dr. Gülten Şimşekgultensimsek@hamlegazetesi.com.tr
Bakış

Prof. Dr. “İlknur Güntürk’ün Kalıpçı” yazılarında anlatıyor.

2004’de bir konferans veriyorum birden bir hanımefendi ayağa fırladı. Dedi ki “Ben Norveçliyim ve şu anda Norveç’te çok sık kullandığımız bir deyim var, bu deyimin anlamını anladım” dedi. Hanımefendi “nedir o deyim” dedim. “Norveççe’de “ATATÜRK gibi düşünmek” deyimi var. Çok sık kullanırız bu deyimi” “nerelerde kullanırsınız” dediğimde “Hani bir problem veririz çöz diye o da tembellik eder çözmez. Deriz ki ona bu problemin mutlaka çözümü var. Birde ATATÜRK gibi düşün”. O gün otelime geldim televizyonu açtım o kadar çok kişiye bir den, ATATÜRK gibi düşün dediğimi hatırlıyorum ki galiba Norveççe’den çok bizim dilimizin bu deyime fazlasıyla ihtiyacı var diye düşünmeden de edemedim diye anlatıyor…

EVET gerçektende ‘Birde Atatürk Gibi Düşünün’ dediğimiz günleri yaşıyoruz.

Büyük önder bu topraklara armağanlar vermiştir. En büyük armağanı da Cumhuriyettir. Cumhuriyet asırlık olma yolunda ilerliyor. Bizler onurlu ve şerefli bekçileri olarak, kadınlarımıza yakışan tavırla, ilelebet müdafaa ve muhafaza için de olacağız.

Cumhuriyet denince hepimizin yüreğimizin en anlamlı yerinde yaşayan ve yaşatılan. Sıkı sıkıya sarılma isteği ve bilinci.

Bilmeliyiz  ki biz Cumhuriyetin evlatlarıyız.  Bu varlığı bizler koruyup, yaşatıp, gelecek kuşaklara aktarmalıyız…

Hani sporcuların ellerinde yanan meşaleler olur ya, o sporcudan diğer sporcuya geçer. Silsile şeklinde devam der ya, yanan cumhuriyet ateşini bizler gençlere, gençlerde yeni yetişecek kuşaklara aktararak,  ilerleyecek ve insanlık var olduğu sürece yaşayacaktır.

Cumhuriyetin ateşi hiç sönmesin. Kadınlarımız  ve erkeklerimiz eşit şartlarda taşıyıp yaşatsınlar…
Yanan Cumhuriyet ateşinde de kadınlarımız etkin olsun istemekteyim…

Unutmamalıyız ki üretmediğimiz; düşünmediğimiz ve sorgulamadığımız sürece toplumsal, siyasal ve kültürel yaşamda, biz kadınların ayak izleri olamayacaktır.

Onun için kadınlarımız;

Ülkemizin aydınlık geleceğinin Cumhuriyet olduğuna inanarak ve kendimize rehber olarak görmeliyiz.
Bol bol okumalıyız. Hiç kimseyi taklit etmemeliyiz. Sadece bize örnek modellerden esinlenip, insanlık ve kadınlık duruşumuza değerler katmalıyız.

Yüksek değerlerimiz olmalıdır. Bu değerlerimiz çerçevesinde canla başla çalışıp toplumsal yaşama ve kadın haklarına olumlu katkılar sağlayabiliriz.

Araştırmacı, gözlemci ruh içinde olmalıyız.

Maddiyat ile maneviyatımızı dengeleyip toplumda örnek olmalıyız.

Değerlerimizin kimliğimiz olduğunu unutmamalıyız.

Dilimiz, tarih bilincimiz ve binlerce yıllık nesilden nesille aktarılan özgün yapımızı çocuklarımıza aktarmakla görevliyiz. Her ne kadar öz değerlerimizi koruyup yaşatırsak, dünya toplumları da bize o derece saygı gösterir. Suni ve popüler kültür bize değer katmaz.

Kendi yolumuzu kendimiz çizmeliyiz. Başkalarının olumsuz esintilerine kapılmadan yol alalım. Çizdiğimiz yolda donanımlarımızı arttırarak ilerlemeliyiz.

Ekonomik özgürlük çok önemli, başarı ve tutku ile yapılan meslek sahibi olmak ve bu meslekte, emeği ve bilgiyi birleştirmek çok önemli.

Kültürel değerlerimizi çocuklarımıza öğretmeliyiz. Çocuklarımıza bu değerleri vermeden önce, değerlerimizin yüce olduğuna, kendimiz inanmalıyız’

Küreselleşen dünyada değerlerimizi koruyarak ve geleceğe inançla yürüyerek ülkemizin varlığını geleceğe taşıyabiliriz.

Kadınlar, kadınların bireysel gelişimlerini tetikleyen birer güç olmalıdır.

Ulu önder; Mustafa Kemal Atatürk’ün; Türk Kadınlarının hiçbir alanda erkeklerden ve Avrupalı kadınlardan geri kalamayacakları yolundaki inancını vasiyet gibi şu sözlerle belirtmişti;

“Kadınlarımız için asıl mücadele alanı, asıl zafer kazanılması gereken alan biçim ve kılıkta başarıdan çok ışıkla, bilgi ve kültürle, gerçek faziletle süslenip, donanmaktır. Ben muhterem hanımlarımızın Avrupa kadınlarının aşağısında kalmayacak, aksine pek çok yönden onların üstüne çıkacak şekilde ışıkla, bilgi ve kültürle donanacaklarından asla  şüphe etmeyen ve buna emin olanlardanım…” Ne denli manalı sözlerdir Atatürk’ün vecizeleri.

Ben Türk Kadınlarına derim ki; Atatürk’ün kızları olarak; bilgiyle, kültürle ve sevgi ile donanarak, vatanımızın en önemli bekçisi olmak yakışır. Ne büyük mutluluktur ki Atatürk’ün kızı olmak…

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.