Bir Yılın Ardından (III)

Bu haber 04 Ocak 2014 - 10:25 'de eklendi ve 921 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

İSMAİL ATASEVER
Türkiye genelinde konuşlanan iller arasında gerçekleştirilen değerlendirmelerde, ortaya çok önemli kriterler çıkıyor.
Özellikle yaşanabilir kentler baz alındığında.
İlişkin olarak yaşadığımız kent Muğla’ya ait veriler gerçekten her birimizi son derece mutlu ediyor.
Nasıl etmesin?
Muğla doğal güzelliği, iklim koşulları ve sahip olduğu değerler bağlamında, istisna teşkil eden kentlerden biri.
Bu takdirde ister istemez zihinlere bir soru takılıyor.
Muğla marka kent olabilir mi?
Tabi bu sorunun cevabını verecek olan yerel ve uluslararası düzeyde değerlendirmelerde bulunan teşekküller.
Yanı sıra özel sektör ve de bizatihi devlet.
Değil mi ki Muğla, çok değişik alanlarda devlete sayısız katkılar sağlıyor.
Bunun bir karşılığı olmalı.
Ancak o takdirde, sadece ülke bazında değil dünya genelinde yaşanabilir marka kent olarak yerini alır.
Bunu yerden göğe hak ettiğine göre yapılması gereken, Muğla’nın marka bir kent olarak yerini almasının sağlanmasıdır.
***
Geçtiğimiz yılın ortalarında bir önemli olaya tanık olduk ki, yöre halkı adına mutlu olmamak elde değil.
Düşünün bir köy, Marmaris ilçesine bağlı Taşlıca, yaklaşık 150 yıldır susuzlukla boğuşuyor.
Bunca süreçte halk, sarnıçlara mahkûm ediliyor. Tabi diğer canlı varlıklarda.
Aslında devletin ilgili kurumları yıllar boyu çareler aramasına karşın sorunun üstesinden gelemedi.
Ta ki 2013 yılı Ekim ayına kadar.
Yıllardır susuzluğun giderilmesi adına sürdürülen çabalar sonuç veriyor ve Taşlıca köyü suya kavuşuyor.
Şimdi o köyden halkından mutlusu yok.
***
Çoğu kış sezonunda olduğu gibi bu senede, özellikle turfanda sebzecilik ve seracılıkla uğraşan Köyceğiz-Fethiye arası yerleşim merkezleri, bir büyük doğal afetin etkisinden kurtulamıyor.
Şiddetli yağışlar sonrasında onca hektarlık alanda yer alan seralar, şiddetli yağış ve fırtınanın etkisi altında kalıyor.
Sonrası malum.
Yine binlerce hektarlık alanda konuşlanan seralar tahminlerin üzerinde zarar görüyor.
Bu durumda ister istemez bir soru zihinlere takılıyor.
Türkiye’nin en büyük barajları arasında bulunan Dalaman Hidro-Elektrik Santrali, enerji üretimi yanında taşkınların önlenmesi adına inşa edilmemiş miydi?
Hal böyle iken, seraların bu denli zarar görmesi neyin nesi?
***
2013 yılının sonlarına doğru gelindiğinde bir önemli isim Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatcı, yerel yönetim seçimleri adına tercihini bu defa DP’den yana kullanıyor.
Bu arada şu denebilir.
Saatcı’nın tercihini DP’den yana kullanması, önemli bir olay mı?
Eğer bir belediye başkanı, kendi ili dışında Türkiye genelinde yapılan “en başarılı belediye başkanları” değerlendirmesinde, üst üste ödüle layık görülmüşse, elbette yeni dönemde bir başka partiden aday olması önemlidir.
Hele Behçet Saatcı, DP dışında birçok parti tarafından aday olması teklifi almışsa!
Bu bağlamda Muğla gündeminde yer eden bir başka gelişme, Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon’un, “ahte vefa duygularını bir tarafa bırakarak!” önümüzdeki süreçte yapılacak yerel yönetim seçimleri adına partisi DP yerine, tercihini CHP dan yana kullanmasıydı.
***
Geride bıraktığımız 2013 yılının en önemli gelişmelerinden biri Muğla’nın turizm bağlamında her geçen yıl daha bir ivme kazanmasıydı.
Aynı yıl içerisinde, sadece kayıt içi rakamlara göre 8 milyar dolar civarında döviz girdisinin sağlanması, kentin devlete nasıl bir katkı sağladığının bariz göstergesidir.
Üstelik bu rakam sadece kayıt içi ekonomiye ait.
Bu nedenle kimler nasıl bir yaklaşımın sahibi olsa da Muğla, turizm girdileri yanında daha birçok alanda devlete sayısız katkı sağlayan yerleşim birimlerinin başında gelmektedir.
Buna karşın, ilin sorunlardan arınması noktasında devlet gereğini yerine getiriyor mu?
Bu soruya verilecek cevap, geçmişe oranla iyimser olmamızı gerekli kılıyor.
***
Yıl içerisinde kendini gösteren sosyal içerikli olayların ne olduğunu baktığımızda, Türkiye genelindeki oluşumların Muğla’da da yer ettiğidir.
Termik santrallerin özelleştirilmesine karşı çıkışlar önceliği alırken, gezi parkı olayları ve hükümet bünyesinde rüşvet, yolsuzluk, suiistimal ve kara para aklama iddiaları, 2013 yılının sonlarına doğru damgasını vuran olaylar olarak yerini almıştı.
Sonuçta geride bıraktığımız yıl, Türkiye geneli için olduğu kadar Muğla adına kolay unutulacak bir süreç olmaktan uzaktır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.