Bir Yılı Geride Bırakırken (II)

Bu haber 01 Ocak 2015 - 23:23 'de eklendi ve 1.043 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Aynı başlığı taşıyan yazımın ilk bölümünde, koca bir yılı geride bıraktığımız süreçte Muğla genelinde meydana gelen önemli gelişmelerin bir bölümünün altını çizmiştim.

Her ne kadar ülke genelinde konuşlanan kentlere göre daha sakin bir il olarak yer etmesine karşın, yine de toplumu ilgilendiren olayların meydana geldiğinden dem vurdum.

Artık genel seçim sathı mailine girilmişti.

Bu nedenle Muğla’ya, partiler genel başkanları olmak üzere ön saflarda yer eden siyasilerin biri gelip diğeri gidiyordu.

Ne var ki her seçim sürecinde olduğu gibi gözlemlediğimiz, birbirlerine göndermeler ve de vaatler zincirinden başkası değildi.

İktidar olmaları halinde her kesimde iyileştirmeler yapılacağı yanında Muğla’ya getirecekleri hizmetleri sıralıyorlardı. Özellikle iktidar partisi tarafından.

Buna karşın bir realite vardı ki yadsımak olası değil.

Bakıp gördük, kadının yine yeri yok!

Aslında, yıllardır partilerin eğilimlerine bakarak sürpriz değil şeklinde algılasak da, acaba bu defa farklı olacak mı? demiştik.

Ama hepsi o kadardı.

Nihayet, hiçte tasvip görmeyen seçim atmosferi sonrasında sandıklar açılmıştı.

Bakıp görüldü yine değişen bir şey yok.

Ak Parti yine ipi göğüslemişti.

İlişkin olarak aynı süreçte dikkat çeken önemli bir ayrıntı, bazı adayların, kişisel bazda aldıkları oy itibariyle partilerin önüne geçtiğiydi.

***

Bu arada Muğla çok değerli bir hekimini kaybetti.

Parası olsun veya olmasın herkesin derdine deva olmaya çalışan Op.Dr. Gültekin Palabıyık aramızdan ayrılmıştı.

Biraz zaman geçmişti ki bu defa, hoş sohbetleri ve nüktedan tavırlarıyla iz bırakan bir değerli büyüğümüz Hasan Özsoy’u da kaybettik.

Ardından, iz bırakan isimlerden Gürkan Birgili ve uzunca yıllar Ziraat Odası Başkanlığını yürüten Suat Oyman, iyilik timsali bir hanımefendi Suat Dereli de hakkın rahmetine kavuşmuştu.

***

Uzunca süre Muğla gündemini meşgul eden Sıtkı Koçman Üniversitesi bünyesinde yapımı kararlaştırılan Tıp Fakültesine ait Morfoloji binasının yapımına başlamanın ardından bu defa yılın sonlarına doğru 500 Yataklı Hastanenin temeli atılıyordu.

İlişkin olarak herkesi mutlu eden açıklama, aynı hastanenin sadece bölgesel değil uluslararası düzeyde bir sağlık merkezi olacağı şeklindeydi.

En önemlisi de buydu. Değil mi ki Muğla geneli, bir yıllık süreçte tahminlerin üzerinde yerli yabancı turist çekiyordu. Tam teşekkül bir hastanenin konuşlanması olmazsa olmaz koşuldu.

***

Yıllardır film yapımcıların çekim merkezi haline gelen Bozüyük Beldesi, bir yerde almış başını gidiyordu. Öncesinde uzun ve kısa metrajlı olarak çekilen filmlere bu defa, reyting bağlamında ilk sıralarda olduğunu gördüğümüz “güzel köylü” dizisi eklenir.

Bundan aynı belde ve civar yerleşim birimleri kadar herkes memnundu.

Nasıl olunmaz?

Bu girişimler, Muğla’nın istisna bir yerleşim birimi olduğunu gösteriyordu.

Her yıl olduğu gibi yine orman yangınlarına maruz kalacak mıydık?

Her ne kadar yangınlar bağlamında Muğla son yıllarda, diğer illere göre en az yangınlara sahne olan iller arasında yer alsa da, aynı mevsimde tahminlerin üzerinde sıcaklık vardı.

Bu nedenle 1 hektar dahi olsun ormanın yanması yürekleri dağlardı.

Bakıp gördük ki, son 5 yılın ortalamasına göre 2014 yılı biraz daha fazla orman yangınlarına maruz kalan bir kentti.

Yılın ilk 8 aylık döneminde meydana gelen gelişmeler birbirini takip ederken, bu defa aynı olayların halkımıza yansıtılmasında önemli bir görevin sahibi gazeteciler, yeni bir cemiyetin kurulmasına karar verir.

Kısa bir süre sonrasında gazeteci Cem Kaytan’ın başkanlığında “Muğla Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti” kurulur.

***

Aynı süre içerisinde dikkatlerden kaçmayan önemli bir ayrıntı, bayramların eski özelliğini kaybetmesiydi.

Belki çocuklar bayramları doyasıya yaşıyorlardı ama ya büyükler?

Gelenek ve göreneklerimizin simgelerinden olan dini bayramlar, toplumun geneli adına farklı bir yer işgal ederken bu defa şekil değiştirmişti.

Artık bayram yerine dönen meydanlar, sokak ve caddeler bomboştu.

Bilmem nedeni üzerinde durmaya gerek var mı?

***

Bu arada üst düzey görev yapan mülki amirler değişikliği üzerine Vali Fatih Şahin’in yerine Amir Çiçek Muğla valiliğine atanmıştı.

Acaba Çiçek, nasıl bir tavır sergileyecekti?

Zaman zaman il genelinde meydana gelen gelişmeler üzerine görüşlerini belirtirken bir önemli noktanın altını çizmişti.

Muğla, Türkiye genelinde konuşlanan iller arasında ayrıcalık gösteren bir yerleşim merkezi. Bu nedenle asıl olan her kesimde huzurun sağlanmasıdır.

Ardından konuya ilişkin görüşlerini açıklar.

Mutlu birey, huzurlu toplum.

***

Yıllardır gündemde olmasına karşın bir türlü hayata geçirilemeyen 2.TOKİ Evleri için milletvekili Prof.Dr. Yüksel Özden açıklama yapar.

2.TOKİ Evleri mutlak surette gerçekleştirilecek.

Her yerleşim birimi gibi Muğla içinde 2.etap evlerin yapılması öncelik alan bir durumdu.

Ne de olsa vatandaşa söz verilmişti.

Şimdi, gerçek ihtiyacı olanların tek beklentisi, biran önce 2. etap evlerin yapımına başlanılması.

Aksi halde ümitler yerini karamsarlığa bırakırdı.

Böylelikle acısıyla tatlısıyla bir yılı geride bıraktık.

Başlangıçta ifade ettiğim gibi 2014 yılı Muğla, geçmiş yıllardan farklı olmayan bir kent olarak yerini almıştı.

 

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.