BİR YILDIZ DAHA KAYDI

Bu haber 10 Ekim 2012 - 0:00 'de eklendi ve 699 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Beylik bir söz dilimizden eksik olmaz oldu.
Ölümün yüzü soğuktur.
Hele genç ölümler söz konusu olunca.
Ve de etrafını neşe saçan, hayat dolu birisi aramızdan ayrılmışsa, gerçekten ölümün yüzü soğuk.
İşte geçtiğimiz hafta sonu böylesine bir ölümle yüz yüze geldik.
Yediden yetmişe herkesin yakından tanıdığı, kendisiyle olduğu gibi çevresiyle barışık bir değerli arkadaşımız Mehmet Ali Eren’i ne yazık ki kaybettik.
Böylesine özellik ve hasletlere sahip onun için tek söyleyebileceğim “bir yıldızın daha kaydığıdır”
Yıldız diyorum.
Onu bu payeye yakıştıran bizatihi kendisidir.
O her şeyden önce bir eğitimciydi.
Yıllar boyu, aldığı eğitimin kendisine kazandırdıklarını hep paylaştı.
Hem de genç ihtiyar demeden.
Kimi zaman oldu çok genç nesle yöneldi.
Yıllar boyu da yetişkinlerle beraber oldu.
Bu tür bir eğilim içinde olmaktaki tek amacı, Türkiye olarak sahip olduğumuz değerlerin yaşatılması ve de gelecek yıllara taşınmasıydı.
O bu tür bir yol izlerken, bu ülkeye, yanı sıra yaşadığım kent Muğla’ya borcum var diye düşündü.
Değil mi ki Anadolu’nun her karış toprağı folklorik yapıyla yoğrulmuştu.
İlişkin olarak Muğla.
Bütün bu değerler yaşatılmalıydı.
İşte, hem öğretmenliği sürecinde hem de emekliği seçtikten sonra bunun uğraşını verdi Mehmet Ali.
Hiç karşılık beklemeksizin, sahip olduğumuz değerleri korumak, kollamak ve gelecek nesillere aktarmalıyız dedi durdu.
Uğraşları sadece bunlar olsa.
Ya, Muğla ağırlıklı türküler ve her figüründe yaşanmış bir hayatın izlerini taşıyan folklorumuzu bir kitapta toplaması.
Bıkıp usanmadan, o ilçe senin bu ilçe benim diyerek derlediği tüm folklorik değerler, bugün onun özellikle Muğla’ya yaptığı en büyük ve önemli hizmetler arasındadır.
Bütün bu uğraşlarında ne denli titiz davrandığının göstergesi, her şeyin aslına uygun olmasıdır.
Yıllar, hatta asırlar öncesinde yaşanan olayları yansıtan türkülerin aslına uygun söylenmesinde gösterdiği titizliğin kıyafetlere de yansıtılması, onun geçmişe ne denli bağlı ve de saygılı olduğunu gösterir.
O artık bu alanda bir duayen olmuştur.
Daha açık bir ifadeyle bilge kişidir.
Kim halk oyunlarını sergilemek istedi, ilk başvuracağı kişinin Mehmet Ali Eren olduğunu bilmektedir.
Dolayısıyla halk oyunları federasyonu nezdinde bilirkişilerden biri olması, boşuna değildir.
***
Sevgili Mehmet Ali’nin uğraşları Muğla’nın kültürü ve folklorik yapısıyla sınırlı kalmadı.
O, bir başka dalda daha hizmet vermeliyim düşüncesiyle girdiği yolda, Belediye Meclis Üyeliğine seçildi.
CHP yönetimlerin görev üstlendi.
Dedim ya onun tek amacı, her alanda Muğla’ya hizmet etmekti.
Acaba diyorum.
Acaba hangi birimiz onun kadar Muğla sevdalısı oldu?
Onun kadar geçmişten günümüze sahip olduğumuz değerlerin yaşatılması mücadelesini verdi?
Her şeyden önce hayata, hep güler yüzle baktı?
İşte tüm bu özellikleri sinesinde barındıran kişiydi değerli arkadaşım Mehmet Ali Eren.
Üstelik tüm bu uğraşları verirken, asla rahatsızlığın arkasına saklanmadı.
Benim için ast olan değerlerimizi sahip çıkmaktır dediği için gecesini gündüzüne kattı.
Yorulduğunun hiç farkına varamadı.
Oysa, ruhen olmasa da bedenen yorulmuştu.
Ve bu yorgunluk, ne yazık ki onu aramızdan aldı kopardı.
Hem de bu ülkeye ve de Muğla’ya daha çok hizmetler vereceği süreçte.
Neylersin ki o artık yok.
Yüce yaratan daha çok sevmiş olmalıydı ki yanına aldı.
Ve değerli arkadaşım Mehmet Ali.
Sen bizleri çok erken terk edip gittin.
Gittin, hem de onca sevenini bırakarak.
Seni son yolculuğuna uğramak için Kurşunlu Camiine gelen o aşırı kalabalığı görünce dedim ki “bir yıldız daha kaydı.”
Mekanın cennet, toprağın bol olsun kardeşim.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.