Bir Usta-Çırak Hikâyesi

Bu haber 30 Ocak 2018 - 23:53 'de eklendi ve 1.222 kez görüntülendi.
İdris Koçidriskoc@hamlegazetesi.com.tr

İdris Koç

 

Bir ömür bize lazım gelen bilginin önemli bir kısmını, yaşamımızın ilk altı yılında gözlemleyerek, sorarak ve dinleyerek ediniyoruz. Okul çağına geldiğimizde, büyük oranda sınavlarda başarılı olmak için öğrendiğimiz onca şeyi, sınavlardan kısa bir süre sonra unutuyoruz. Maalesef bunların çoğu kalıcı bilgiye dönüşmüyor.

Bu nedenledir ki günümüzde insanı hayata hazırlamak gibi iddialı bir amacı olan okullar ile kitaplardan öğrenilen bilgilerin, sosyal yaşama ve iş hayatına etkisinin son derece azaldığını üzülerek görmekteyiz.

Yaşam becerisine dönüşmeyen bu bilgiler, uzunca bir yaşamı anlamlandırmak ve yönetmekten ziyade, belirli kapıları açmaya yaramakta; o kapıdan girdikten sonra da ne yazık ki kişiyi daha ileriye taşıyamamaktadır.

Bu nedenle günümüzde tamamlanan öğretim programları ve alınan diplomalar, bir kurumda istihdam edilebilme, bir mesleğe başlayabilme; kısaca bir kapıyı aralayabilme açısından önemli bir anahtardır. Ancak alınan bu diploma, genel kabullerin aksine, bir işi/mesleği başarıyla yapmak ve bir alanda uzman olmak için asla yeterli değildir. Bir işi layıkıyla yapmak, gerçek anlamda bir “meslek” sahibi olmak ve bir alanda uzmanlaşmak ise farklı bir öğrenme kültürü geliştirmekle mümkündür:

Modern ve moda deyimle, öğrenmeyi öğrenmek

Yani, hayatın içinde kişisel çabayla, yaşayarak, tecrübe ederek, sınayarak ve sınanarak öğrenmek.

Deneyimlerle kazanılan ve yaşama uyarlanan bu bilgi kişiye aittir, kalıcıdır ve itici güce sahiptir. İnsan, ancak bu bilgiyle işinde ve yaşamında kendisini bir adım ileriye taşıyabilir. Okuldan ve kitaptan alınan bilgi ise çoğu zaman deneyimlenemediği için kişinin yaşamına önemli bir katkı sağlamadığı gibi kalıcı da değildir.

Sosyal yaşamda ve iş hayatında başarılı olmanın yolu sürekli öğrenmek ve deneyim kazanmaktan geçmektedir. İş hayatında bu deneyimi kazanmanın en önemli yöntemi de usta – çırak ilişkisine bağlı öğrenmedir.

Günümüz iş hayatı, klasik usta (yetişkin)-çırak (genç) ilişkisinden daha farklı bir usta-çırak ilişkisini bünyesinde barındırmaktadır. Bilgi, iletişim ve teknoloji çağında yaşanan hızlı değişimler, iş hayatında birlikte mesai yapan genç ve yetişkin neslin, iki taraflı bir usta çırak ilişkisi ile birbirlerini eğitme zorunluluğunu ortaya koymaktadır.

Yetişkinler, mesleğe uyum, iletişim, kurum kültürünü benimseme, aidiyet, kriz durumlarına müdahale, kontrollü ve olgun davranma konularındaki bilgi ve deneyimleri ile gençlere “ustalık” yapma yükümlülüğü taşımaktadır.

Güncel genel kültür ve teknik/teknolojik konularda bilgili, diplomalı, bilgilerini yetişkinlere göre daha kolay yenileyebilen; değişimin ve gelişimin gücüne inanan genç nesil ise, yaş ve dönem itibariyle güncel teknik/teknolojik konularda bilgi eksiklikleri olan ve değişime karşı dirençli yetişkinlere “ustalık” yapmak durumundadır.

Kazan kazan yaklaşımının bir sonucu olarak, bir anlamda yetişkinler gençlere “ustalık” yapmalı; gençler de yetişkinler için birer “kolaylaştırıcı” olmalıdır. İletişimi güçlü, ilişkileri sıcak, verimliliği ve motivasyonu yüksek, imajı olumlu bir kurum kültürü oluşturabilmenin en önemli adımı,  bu karşılıklı bilgi ve deneyim paylaşımını sağlayabilmektir. Bu paylaşım, başarılı bir ekip olabilmenin de en önemli koşuludur.

Unutmamalı ki tecrübe ve ustalık, takvim yapraklarının koparılması ile değil; bilgi, beceri, deneyim, değişim ve gelişim, kısaca öğrenmeyi öğrenme ile ortaya çıkar. Yaşı ne olursa olsun bir kişi, kendi deneyimlerini ve ustalığını ortaya koyabileceği bir alan mutlaka bulacaktır.

Yeter ki, istesin. Yeter ki, kişisel ve meslekî gelişimin gücüne inanasın.

Yeter ki, yaşam boyu öğrenmeyi bir ihtiyaç olarak görsün. Yeter ki, işini ve çalışmayı sevsin.

Kurumlarımızda ve iş ortamlarımızda ustalar ve çırakların yanı sıra üçüncü bir grup daha var. Bu grup; iletişimden, değişimden, gelişimden ve kurum içindeki karşılıklı bilgi ve deneyim paylaşımından uzakta duranlar; yani arada kalanlardır.

Haftaya “arada kalanlar” ile tanışmak üzere…

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Salih Ünal 31 Ocak 2018 / 18:51

Sayın hocam usta çırak/deneyimli deneyimsiz adına ne derseniz deyin zamane gençleri bir an önce yükselmek, kariyer sahibi olmak ve para kazanmak istiyorlar hâlbuki yükseğe çıkmak için merdiven kullanmak gerektirdiğini idrak edememektedirler. Bu yüzden de çok şey kaybettiklerini bilmiyorlar.Halbuki hayatın toplamı yapılmış olan hatalardan ibaret olduğunu geç öğreniyorlar