Bir Rektör Kentin Kaderini Değiştirebilir

Bu haber 15 Ağustos 2018 - 1:45 'de eklendi ve 1.750 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Geçen hafta Cuma günü öğleden sonra aynı zamanda gazetemiz yazarlarından, MSKÜ öğretim üyelerinden Prof. Dr. Namık Açıkgöz aradı. “Rektörü nasıl buldun?” diye sordu. Aynı gün MSKÜ Öğrenci Sarayı‘nda yapılan tanışma kahvaltısında üniversitemizin yeni Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Çiçek ile Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Bakiye Uğur, Prof. Dr. Adnan Çevik ve Rektör Danışmanı Doç. Dr. Ahmet Demirak ile birlikte olduk.

Diğer Rektör Danışmanı Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Rifat Kahyaoğlu başka yerde görevli olduğu için kendisiyle tanışamadık.

Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından 15 Temmuz‘da ataması yapılan Prof. Dr. Çiçek, MSKÜ‘nin 4’ncü Rektörü olarak 18 Temmuz‘da Rektör Prof. Dr. Mansur Harmandar‘dan görevi devraldı… Göreve başlayalı neredeyse bir ay oldu, hala öteki rektör yardımcılarını bulup görevlendirememiş.

Rektör Çiçek, bilgilendirme de bulunurken bu konuda “Üçüncü rektör yardımcısını bulmakta zorlanıyorum.” dedi.

xx           xx           xx

Eski “seçimli sistem” olsaydı, rektörle birlikte yardımcıları, danışmanları da göreve başlarlardı. Çekirdek kadrolar yenilenirdi… Çünkü rektörü rektörlüğe taşıyan ekip “kimin nerede yer alacağını” çoktan belirlemiş olurdu…

Rektör o koltuğa gelmenin “faturasını” ödemek durumunda kalırdı…

Yeni rektörümüz Prof. Dr. Çiçek‘in bu anlamda kimseye borcu yok… Atamasını yaptığı için olsa olsa sadece Cumhurbaşkanı Erdoğan‘a borcu olabilir… Birde anasına-babasına, hocalarına…

Üniversitede kimseye borcu olmadığı gibi, Erdoğan dışında hiçbir siyasiye de borcu yok… Bu Muğla içinde, üniversitenin akademik başarısı içinde çok önemli bir şans…

Rektör Prof. Dr. Çiçek o yüzden Muğlalı tabiri ile “silkeleye silkeleye” seçiyor.

Çünkü Cumhurbaşkanı Erdoğan‘a borcunu ödeyebilmesi için, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi‘ni “başarılı üniversiteler” arasına sokabilmesi yolunda bu şart.

Anlayabildiğim ve gördüğüm kadarıyla Rektör Prof. Dr. Çiçek kısa zamanda parmakla gösterilen bir üniversite yaratmak için “arkadaş” veya “siyaset” değil, “başarı” takımı kurmaya çalışıyor…

Yoksa üçüncü rektör yardımcısını bulmakta neden zorlansın…

xx           xx           xx

Prof. Dr. Namık Açıkgöz‘ün “Rektörü nasıl buldun?” sorusunu yanıtlarken, bunları anlattım, “İlk kez bu kadar heyecanlı ve ne yaptığından emin, hayalleri ve hedefleri olan, ‘takım oyunundan yana’, karşısındakilere pozitif enerji yayan, çevresinde sinerji yaratan, üniversite ile birlikte Muğla’nın gelişmesi ve böylelikle ülkenin gelişmesi için Muğla ve Muğlalılarla işbirliğine hazır bir rektör gördüm.” dedim.

O da Rektör Çiçek‘i tanıdığını belirterek, “Kendisini kimseye, siz gazeteci dostlarıma anlatmadım. Herkes kendisi tanısın istedim. Kendisine sahip çıkalım.” dedi.

Geçen hafta Cuma günü basın kahvaltısında dinlediğimiz Rektör Çiçek, “ekibi” ve “üniversitenin” performansı, siyasetin ve yerel yönetimlerin kolaylaştırıcılığı sayesinde hedeflerine ulaştıkça Muğla ve Muğlalılar tarafından da sahip çıkılacaktır…

Biz sahip çıkmakla kalmayıp, destek vereceğiz…

CV‘sini görünce “Dur bakalım” demiştim, kendisini görüp dinleyince beklentilerimiz yükseldi, en azından bende tavan yaptı… Umarım hayal kırıklığına uğramayız…

xx           xx           xx

Tabi ben Rektör Çiçek‘in “Üçüncü rektör yardımcısını bulmakta zorlanıyorum.” sözüne de takıldım… Bu sözü nasıl anlamalıyız?

Malum siyasette “Enkaz devraldık” sözü meşhurdur. Bu akademik yaşamda da mümkün… “Rektör Çiçek enkaz devraldı” da bunu mu ima ediyor, diye sorulabilir… Bu soruya “Olabilir” yanıtı verilebilir, ama böyle bir şey yok… Rektör Çiçek‘in böyle bir iması dahi olmadı…

Ki biz de biliyoruz ki, üniversitemizde alanında yetkin, üretken, çok değerli hocalar var…

Mesela ben hep merak etmişimdir; önceki Rektörümüz Prof. Dr. Mansur Harmandar‘ın ilk günlerinde Rektör Yardımcısı olan Prof. Dr. Ali Osman Gündoğan daha sonra görevinden neden ayrıldı veya bıraktırıldı? Ayrıldı mı, bıraktırıldı mı?

Kamu Yönetimi Bölümü Dekanı Prof. Dr. Turgay Uzun neden değiştirildi veya bıraktı bilmiyoruz…

Ali Osman Gündoğan hoca onca kitapsız akademisyenin içinde kitapları ile yıldız gibi parlıyor. Arafta Bir Düşünür Nurettin Topçu‘nun ele alındığı kitabın da aralarında yer aldığı 7 kitabına “Albert Camus ve Başkaldırma Felsefesi” adını taşıyan sekizinci kitabını ekledi.

Bu önemli kitap geçen hafta Öteki Yayınevi‘nden çıktı. Kitapçılara gelmiş olabilir. Okuru bol olsun…

xx           xx           xx

Kahvaltıya başlarken oturduğu yerden kısa bir açış konuşması yapan Rektör Prof. Dr. Hüseyin Çiçek, kahvaltının sonuna doğru kürsüye gelerek oradan devam etti. Kürsü konuşması soru-cevaba dönüşünce, oturma düzeninde kürsüye yakın olma avantajını kullanarak ilk soruları Nejat Altınsoy arkadaşım ile ben sorduk… Benim sorum uyuşturucu satıcısı oldukları gerekçesiyle yakalanan iki güvenlik görevlisi ve TEKNOPARK üzerine oldu.

Üniversitenin gelişmesinde Muğla‘daki partnerlerinin yeterli olup olmadığını ve özellikle meclisinde, yönetiminde bir tek “sanayici” bulunmayan Muğla Ticaret ve Sanayi Odası (MUTSO) ile TEKNOPARK‘ın hızla yapılanıp, Muğla‘nın gelişmesine katkı yapıp yapamayacağını sordum.

Yanıtı uzunca oldu. Konunun önemi nedeniyle, birazda “bizim yüzümüzden” karşılıklı konuşmaya dönüştü. Elbette yalnız olmadığımızın farkındaydık, ama sabırsızlık olabileceği aklımıza gelmediği gibi, sorumuzun yanıtı her gazeteciyi ilgilendirir düşüncemiz de vardı…

Rektör Çiçek‘in açıklaması “Başka sorularda var” diye kesildi ve Muğla Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Süleyman Akbulut, sayın rektörle karşılıklı konuşur duruma düşmemize “sitemde” bulunarak, “Muğla-Üniversite entegrasyonunu” sordu… Oysa bizim sorumuz üzerine Rektör Çiçek’in yaptığı açıklamaların içinde “entegrasyonda” vardı…

Yine de Rektör Çiçek bu konudaki yaklaşımını anlattı…

xx           xx           xx

Akbulut arkadaşımızın başka sorusu olmadı. Başka soran da çıkmadı… Oysa Nejat Altınsoy‘un ve benim başka sorularımız da vardı. Yeni bir rahatsızlığa neden olmamak için soramadık…

Mesela benim aklımdaki sorulardan biri, ilk günlerde yaptığı bir açıklamasında “Yönetimimizde kimseye soruşturma açılmayacak” derken ne demek istemişti? Ayrıca FETÖ ile mücadele konusunda düşünceleri nelerdi?.. Elbette çok soru vardı. Üniversite ile ilgili soru biter mi? Ayrıca röportaj yaparız. Hem inanıyorum ki, bizim soracaklarımız kadar Rektör Çelik‘inde, rektör yardımcılarının da anlatacakları vardır… Nitekim o gün kahvaltıda Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Bakiye Uğur ve Prof. Dr. Adnan Çevik‘te konuştular. Önemli şeyler söylediler. Nedense daha sonra çıkan haberlerde göremedik…

O gün başka soru soran olmaması da beni üzdü… Sanki kahvaltıya gitmiş gibi dağıldık!

TEKNOPARK sorum nedeniyle MUTSO‘yu küçümsediğimi düşünenler de olabilir. Hayır… Sadece yetersiz buluyorum. Muğla Basınını da yetersiz buluyorum…

Ki Muğla’nın STK’ları mı, siyaseti mi, neyi yeterli?

xx           xx           xx

Nejat Altınsoy arkadaşım, kahvaltı izlenimlerini benden erken davranıp dün “Bir Rektör Kentin Kaderini Değiştirebilir Mi?” başlıklı yazısı ile paylaştı. Etkilenmemek için okumadım. Başlık etkili olmuş… Bana sorulsa yanıtım “Değiştirebilir” olurdu. Önümüzde Eskişehir ve Yılmaz Büyükerşen örneği var… Büyükerşen değiştirdi, biraz tanıdığımız Hüseyin Çiçek de değiştirebilir mi?… Ben soruyu “Prof. Dr. Çiçek en az Büyükerşen kadar ‘idealist’ görünüyor. Muğla Eskişehir kadar kaderinin değişimine hazır mı?” diye değiştireyim…

Birkaç gün sürebileceği için sorunun yanıtı ile Rektör Hüseyin Çiçek‘in hedeflerini, beklentilerini ve beklentilerimizi bayramdan sonraya bırakalım.

Öğretim üyelerinin dil seviyesi yükseltilecek.”, “Muğla’nın marka şehir olması için çaba harcanacak.”, “ARGE öne çıkacak, TEKNOPARK geliştirilecek”, “TUBİTAK’ın ilk 50 listesine girilecek.”, “Üniversite Yolgeçen Hanı olmuş”, “Yerel yönetim-üniversite işbirliği arttırılacak.” başlıkları ve daha fazlası bayramdan sonra…

———————————–                                                                               ————————————

GÜNÜN SÖZÜ: “Yaşam, çok zalim bir öğretmendir. Önce sınav yapar, sonra ders verir. Andre Gide

ÇİVİ

2000 yılında ölen Manukyan’ın mirası için 16 kişi “Biz de ona ortaktık” demiş. Vay .ezevenkler vay.

Beni Bi Gülmek Aldı:)))

————————————————————————————————————————–

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

3 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Muammer Özdemir 15 Ağustos 2018 / 09:20

Rektörümüz Prof.Dr. Hüseyin Çiçek hakkında hiç olumsuz bir söz duymadım. Yerel basınımızın deneyimli ve değerli kalemlerinden bilmediğimiz detayları da okuyoruz. Rektörümüz Muğla’mız için bir kazanç. Biz Muğlalılara düşen görev rektörümüze yardımcı olmaktır. Muğlalılar bu olgunluğa ve sağ duyuya sahiptir.
Yılmaz Büyükerşen Hoca kendini üniversitede kanıtladı ve Eskişehir Halkı da onu Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile ödüllendirdi. Rektörümüzün Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığına potansiyel aday gösterilmesi hocayı zora sokar. Çiçek Hocayı Eskişehir’le kıyaslarsak hemen hedef tahtası yaparlar. Başarısız olması için ellerinden ne gelirse yaparlar. Daha geniş kitlelere ulaşan ve hitap eden siz gazeteci üstatlarımız hocamızı fitne ve fesat düşüncelerden koruyunuz. Rektörümüze çalışmalarında başarılar dileriz.

Reşat Öztepe 15 Ağustos 2018 / 11:17

Ben soruyu “Prof. Dr. Çiçek en az Büyükerşen kadar ‘idealist’ görünüyor. Muğla Eskişehir kadar kaderinin değişimine hazır mı?” diye değiştireyim…GOCUMAN ; Benim de katkım olsun. Önce kendime sonra da gadın Moğlama sormak istiyorum. varmısın değişime. sevgi ve saygı.

Taşkın Bilginer 16 ağustos 2018 16 Ağustos 2018 / 19:00

Gözünün içine baktığımız şehrimiz için atanan önemli bir görev adamına içinde ŞANS-KADER-KISMET yazılı torbayı uzatıp çek bakalım ne çıkacak kaderine demekle olmuyor artık..Daha önce o torbaya elini daldırıp çekenin yarattıkları ,ürettikleri dev eğitimi gördük..ŞANS bizim,KADER Eğitimin ,KISMET yönetenin oldu….Şimdi Rektörümüz Porf. Dr. HÜSEYİN ÇİÇEK,tamamen .temkinli ve yaratacağı dünyasının oluşumunu özenle kurmak istiyor ..Kadrosuda güçlü olmak zorunda…Güveniyoruz..Bizlere düşecek görevleride heyecanla bekliyoruz..Değerli ÖZCAN arkadaşım bu önemli yazınıza da içtenlikle katılırım …Teşekürler..