Bir Ramazan yazısı…

Bu haber 25 Ağustos 2009 - 0:00 'de eklendi ve 1.490 kez görüntülendi.
Özcan Özgürozgurmugla@hotmail.com
Özgürce

Bu gün 5. oruç.
Günler çabuk geçiyor.
Yıllarda öyle…
Çocukluğumun Ramazan’ın da “davul” vardı, “top” vardı.
Muğla’nın Asar Dağı’ndan topun atıldığını duyup, “Top atıldı” diye eve koşturmak için, gün batımı sokakta beklerdik.
Sokakta evinin önünde oturan bir tanıdığınıza rastlayıp, “Hayrola?” dediğinizde, alacağınız yanıt bellidir:
“Topu bekliyorum.”
Yani iftarı…
 
xx           xx           xx
Topu beklemiyoruz artık. Davul da yok. Sesinden rahatsız olanlar varmış!
Ezan sesinden de rahatsız olanlar var. Camiler belediyelerin yetkisinde olsa,  herhalde ezan da susturulacakmış!..
 
xx           xx           xx
Ramazan Topu ile iftarımızı yapar, orucumuzu açardık, ama Ramazan Davulu ile sahura kalkmazdık. Çoğu zaman davul evin önüne gelip, davulcu mani okumaya başladığında, biz sahur yemeğini yarılamış olurduk.
Ama davulcuya, “Biz zaten uyanıktık” deyip bahşişini vermemezlik etmezdik.
Ramazan’ın pek çok güzellikleri vardı;
Her evde, bütçeye göre saraylı, baklava, kalburbastı yapılırdı. Hiç biri yapılamışsa, imdada un helvası, Pazar helvası yetişirdi.Mahalle fırınlarında toptan önce Muğla kavurmalı veya ıspanaklı, peynirli börek (guydurmak) yaptırmak için sıraya girilirdi. Pideler bol susamlı olurdu. Varsılın pidesi yumurtalı… Mahallenin yaşlısına, muhtacına yemek yağardı. Komşuda pişen, “koktu diye” mutlaka size de düşerdi. Kimi zaman da konu komşu bir araya gelinir, sofra büyütülürdü…
Ramazan Topu ve Davulu da sevginin, saygının, dayanışmanın doruğa çıktığı bu kutsal günlerin adeta güzel bir ritüeliydi…
 
xx           xx           xx
Bu gün artık topu beklemiyoruz.
TV ekranının karşısına geçip, il il imsak vaktini izliyoruz.
Muğlalıları top da mı rahatsız ediyordu bilmiyorum!..
Ama belediye yetkililerine göre, davuldan rahatsız olanlar çokmuş.
Ben bizim evin altındaki tüpçünün metal gürültüsünden rahatsız oluyorum… Geceleri evin önünden geçen çöp kamyonunun çöpleri sıkıştırırken çıkardığı metal ses de rahatsız ediyor. Hele düğün, sünnet alayları, mahalle arasında yapılan düğünler, mevlitler, belediye hoparlöründen yapılan anonslar beni çıldırtıyor.
Hadi bunları da yasaklayın!
 
xx           xx           xx
Geçen hafta Ramazan’ın ilk günü Ankaralının Kahvesi’nde, Perşembe’den Cuma’ya geçmişiz. Davulu duymasak, sahurdan haberimiz olmayacak, aç oruca yatacaktık!…
Yeniden Ramazan Davulu’nu duymak güzeldi.
Ertesi gün bir yazı yazıp, Muğla Belediyesi’ne teşekkür etmek istedim.
Olmadı!…
Geçen yıl Ramazan Davulu’nu kökten yasaklayan Muğla Belediyesi, bu sene “insafa gelip” yeni düzenleme yapmış.
Düzenlemeye göre, ilk gün duyduğumuz Ramazan Davulu’nu bir daha Ramazan’ın 15. gününde ve bir de Kadir Gecesi’nde ve Ramazan Bayramı arifesinde duyabilecekmişiz.
Amaç ne?
Ramazan davulcularını 4 günlük “kazanç” ile susturmak mı?!!
 
xx           xx           xx
Sanki bizim derdimiz, Ramazan Davulcusu’nun geliri!
Sanki Ramazan davulcuları bir ekmek kapılarından oldular diye tepki gösteriyoruz!
Koca yaz geldi geçiyor; akşamları Ankaralının Kahvesi’nde otururken, yan taraftan bir belediye meclis üyesinin işlettiği Sanat Evi’nden yükselen bangır bangır müzik sesine tepki göstermedik.
Hoş gördük…
Yıllardır, “Muğla’da mescit ile meyhane yan yanadır. Çünkü Muğla, hoşgörünün ve demokrasinin limanıdır.” diye övündüğümüz Muğla’da yılda bir ay Ramazan Davulu’na hoş görü kalmadı mı?
 
xx           xx           xx
Muğla’yı güzel geleneklerinden koparıp, örf ve adetlerinden uzaklaştırarak nereye taşıyabilirsiniz ki…
Davulsuz, topsuz, Ramazan’ınız kutlu olsun…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.