Bir Musubet

Bu haber 18 Ekim 2018 - 0:19 'de eklendi ve 2.105 kez görüntülendi.
Hayati Nizamoğluhayati@muglahamle.com.tr
Gündem

Hayati Nizamoğlu

2001 krizinde 100 bin liraya ihtiyacım oldu. Çalıştığım özel bankaya gittim. Müdür beni kapıda karşıladı. Talebimi iletince “Abi krediler kapalı ama sana hayır demek olmaz. Çok özel bir faiz çıkarayım, yüzde 400 faizle kredi vereyim.” dedi. Bunu hiç unutmam. O banka ile bütün çalışmalarımı durdurdum ve hesapları kapattım.

Bir kriz geleceği zaman, birçok faktörü içine alarak, adeta bağıra bağıra gelir. Bu kriz ise, bazı dengelerin bozulduğunu kabul etmekle birlikte, aşırı bir balonla karşımıza çıktı.

Kriz 7 Ağustos’ta ilk güçlü sinyalini verdi.

9 Ağustos’da bir kağıt fabrikasından ileti aldım. Bütün ürünlerinin fiyatlarını dolara çevirdiklerini, taleplerimizi anlık kurun karşılığında TL nakit havale ile karşılayabileceklerini belirtiyorlardı.

13 Ağustos günü aynı fabrikadan ikinci ileti geldi. O andan itibaren satışlarını sadece dolar ile yapabileceklerini belirtiyorlar, TL kabul etmeyeceklerini söylüyorlardı. Yani nakit dolar ödeyecektik.

Bir ülke her yerden gelen ekonomik saldırı ve sorunlarla boğuşurken, bu firmanın tarzı unutulacak gibi değildi.

Birden her şey iki misli arttı. Kurun artışıyla oluşan maliyet enflasyonu yanında, ortaya çıkan beklenti enflasyonunun oluşturduğu fiyatlar, saçma bir hal almıştı.

Neyse ki, Türk milletinin sağduyusu, kriz ortamını benimsememişti. Halk normal yaşantısına devam ediyor, bu saldırıların düzeleceğine inanıyordu.

Siyasi irade, aldığı tedbirlerle şu an beklenti enflasyonunun belini kırdı. Şimdi hedef maliyet enflasyonu.

Bu arada ekonomi kanalındaki yorumculara takılıyorduk. Ağzı olan konuşuyordu ama ilginç olan konuşanların çoğu paradan para kazanan firmaların yöneticileriydi. “Yapısal reformlar yapılmalı.” ile başlıyorlardı. İçimden bir ses hep “Arkadaş nedir bu yapısal reformlar. Adam gibi bir anlatın.” diye sormak istedi. Yoksa yapısal reform denilen şey, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin elini ayağını bağlayıp, gelin beni yiyin demek miydi?

Hatta içlerinde, ABD’nin tarım dışı istihdam rakamlarının beklenmesi gerektiğini söyleyenler bile oldu. Ne alakaysa…

Ülkede rakamlar uçuştuğu zaman, büyük kar elde eden zümreler var. Bana göre bunların çoğunluğu bıyıklı yabancılar. Yani dışarıdan oynayan bizim vatandaşlarımız.

Neyse ki bazı tedbirler ile ortalık sakinleşti.

O ortamda bana soranlara “Her kriz bir düzelmedir.” diye cevap veriyordum. Şimdi bu işler nasıl başımıza geldi iyice tespit edip, bir daha olmamasını sağlama zamanı. Bir musubet, bin öğütten iyidir.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.