Bir Merhaba, Bir Günaydın Arasında!..

Bu haber 07 Mayıs 2018 - 23:15 'de eklendi ve 570 kez görüntülendi.
İsmail Zorbaismailzorba@hamlegazetesi.com.tr

İsmail ZORBA

 

Bu bahar yalnız mesut günler taşımaktadır,
Başbaşa kalacağız kenarında bir suyun,
Göz alabildiğine yeşil uzanan çayır,
Bir saadet içinde sessiz otlayan koyun.
 

Ziya Osman Saba

 

Bir merhaba, bir günaydın arasında okulun girişinde nöbete başlıyorum. Bir bahar sabahı şehrim yine dingin, yine huzurlu. Gençler yarı uykulu, yarı düşünceli, yarı güler yüzlü. Yarım merhabalar, yarım günaydınlar. Bu baharda, bu dinginlikte niye her birinde bir tamamlanmamışlık var anlamakta güçlük çekiyorum.

Oysa okulun bahçesi adım adım çiçeklenmiş, yeşile bürünmüş ağaçlarla dolu. Kuş cıvıltıları hakeza ruha dolmakta. Tabiat; bünyesindeki tüm güzelliklerini sergilemekte. Bir merhaba, bir günaydın arası bir resmi geçide tutulmuş nöbete devam ediyoruz.

Arada gülen gözler, cıvıl cıvıl günaydınlar, merhabalar geçiyor; kaçırmışım. Çoğunluğa bakışta, çoğunluğun ritminde, ahenginde bir sıkıntı var. İşte yakaladım pırıl pırıl bir günaydın. İncecik, zarif bir kızım. Bir minyatür güzelliğinde, onunla hasbihal ediyorum.

O sırada aradan başka bir günaydın geçmiş, fark edememişim. Yakalandım, bir öğretmen arkadaşım; “İsmail , günaydın dedim.”, diyor. Bir günaydın, bir merhaba arası bu sefer ben kaçırmışım. Dalıp gidivermişim güzelliklere.

Öyleyse bu yarım kalmışlıklar insanın kendi tabiatı gereği. Bir yerde yakalarken bir güzelliği, diğerinde bir günaydını kaçırıp yakalanıyorsun. Ama hepsi bir merhaba, bir günaydın arası. Bütün yarım bırakılmış uykular, güler yüzler, düşünceler, hayaller arasında hayat tamamlanıyor. İnsan insanla, insan tabiatla tamamlanıyor. Hayat bir günaydın, bir merhaba arası bir bahar sabahı yol alıyor.

Bir günaydın, bir merhaba arası bir şeyleri yakalamak, bir şeyleri kaçırmamak adına ilk adımı atıyorum. Kapının önünde havaya, toprağa, çiçeklere, ağaçlara, kuşlara ve de tüm insanlara “Günaydın!.” diyorum. İyi ki varsınız hayatımdasınız, günü eksiltmiyorsunuz penceremden.

Ekrandaki yarım kalmışlıklar sona eriyor birden. Her şey bir günaydın sonrası cıvıl cıvıl, umut dolu. Herkes ne kadar da canlı, güler yüzlü, aydınlık!. Sen nasıl başlıyorsan ilk merhabana; bak, işte hayat da sana öyle dönüyor.

Seninle aydınlanıyor yürekler, gülüyor gözler, umutlanıyor tüm düşünceler.. Her günaydının, her merhabanın bir farklılığı, bir farkındalığı var. Bakın, kuş cıvıltıları harika bir melodiye dönüşüyor, tabiatın güzellikleri, renkleri coşuyor. An’a dokunuyor yüreğin, an’a şahitlik ediyor içten bir günaydın!.

Onca keşmekeş, onca ayrıntı, onca boğulmuşluk, onca tıkanmışlık arasında yol alamazken birden bir günaydın, bir merhabayla her şey değişiyor. Hayatın ritmini buluyor. Her şey sevmekle başlıyor. Her şey hayata içini açmakla başlıyor.

Kusura bakma arkadaşım, bak kaçırdığım bir günaydınla seni de etkilemişim. Ama sen, iyi ki varsın. Bana tüm kaçırdığım günaydınları, merhabaları hatırlattın. Sen hatırlatmaya devam et ki uyanayım.

Bir merhabaya, bir günaydına önce kendi içimizde başlayalım. Neden kaçıyoruz ki bir merhabadan, bir günaydından.

“Bu bahar güleceğiz en içten bir sevinçle, 

Bir melek ordan bize uzatacak elini. 

– Beni bırakma kalbim, kalbim sen bana söyle. 

Ümitlerin en güzelini!..”

Ziya Osman Saba

Bir günaydının, bir merhabanın muştuladığı güzelliklere dönelim. Özünden bize yansıttıklarına. Söz; değil mi neticede. Bir merhabayla, bir günaydınla başlayan sözler!.. Sözler aynamız, sözler parolamız, sözler duruşumuz, sözler insanı şifreleyen tüm kodları çözen anahtar.

Bir merhaba, bir günaydın çiçeğin yaprakları gibidir. Yediveren sürgünleri gibi, nezaketin zarafet yüklü duruşu gibi ruhumuza girer. Bir merhabada, bir günaydında insan aşka düşer; adı aşk olur. Aşk da insan!..

Bir merhaba, bir günaydın  insana hürmettir. Bir günaydının, bir merhabanın saygınlıktan geçer yolu. Geçmezse adı aşk olmaz. O zaman her günaydına, her merhabaya bir  “Aşk olsun!” diyelim o zaman.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.