BİR KENTTE YAŞAMANIN BEDELİ

Bu haber 23 Şubat 2013 - 10:15 'de eklendi ve 1.090 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Her kim olursa olsun kentte yaşıyorsa, bir takım sorumluluk ve yükümlülükleri olduğunu aklından çıkarmamalı.
Aksi halde orada yaşamanın ne hükmü kalır ki!
O takdirde varlığınızla yokluğunuz belli olmadığı gibi ait olduğunuz yerleşim birimi sıradan olmaktan öteye gidemez.
Hiç kimse böyle bir konumda olmasını istemediğine göre asıl olan, size yüklenen müeyyideleri yerine getirmektir.
Tabi bu kriterlerin altını çizerken, sorumluluğun herkes için eşit olması mümkün değildir.
Kimileri imkanlar ölçüsünde dayanışmaya ortak olur.
Bazıları da daha bir taşın altına elini koyarlar.
En azından koymalılar.
Koysunlar ki onlar, üzerine farz olan müeyyideleri yerine getirmiş olmanın hazzını tatsınlar.
***
Yeri geldiğinde kaleme aldığım bu konuyu bir kez daha gündeme getirmem boşuna değil.
İçinde bulunduğumuz süreçte her birimizi bekleyen bir takım sorunlar var ki üstesinden gelmek kaçınılmaz.
Bir kere yaşadığımız kent Muğla, sıradan bir yerleşim biri değil.
Türkiye genelinde konuşlanan 81 il içerisinde istisna teşkil eden şehirlerden.
Hem konum itibariyle hem de sahip olduğu nice değerler itibariyle.
Hepimiz biliriz ki Muğla, Yüce Yaratan’ın bize bahşettiği doğal bir yapıya sahiptir.
Bir taraftan özellikle kış mevsiminde kirlenme olsa da havası, çeşitli tahribata uğramasına karşın küçümsenmeyecek hektarda ormanları, 1124 KM uzunlukta sahil bandı ve hepsinden önemlisi Türkiye’nin II. Cumhurbaşkanı rahmetli İsmet İnönü’nün dediği gibi “bacalarına kadar bembeyaz, temiz Muğla” vurgusu, sıradan ayrıcalıklar değildir.
Bu kadar da olsa.
Eğer bu il 22 milyar dolar tutarında yıllık turizm girdilerinin 4/1’de sahipse,
Ülke enerji üretimine % 12 oranında katkı sağlıyorsa,
Kültür balıkçılığı ve çam balı üretiminde rakipsiz ise,
Maden kömürü, krom ve zımpara taşı bağlamında hatırı sayılır bir rezerve sahipse,
Turfanda sebzecilik ve seracılık yönüyle emsallerini çok gerilerde bırakmakta ise,
Ve daha neler Muğla’yı ayrıcalıklı yapıyorsa, şapkamızı önümüze koyup düşünmeliyiz.
Acaba biz, Muğla adına üzerimize düşen görevi yerine getiriyor muyuz?
Kısaca ilin sahip olduğu her türlü kaynaklar yerel ve genel bazda yeterince değerlendiriliyor mu?
Hepsinden önemlisi devlet, Muğla’nın ülkeye katkıları diyerek, aynı hassasiyeti gösterip, sorunlardan arınması için benzer yaklaşım içerisinde mi?
***
Devlet, geçmişten günümüze Muğla’nın karşılaştığı sorunların çözümü noktasında şu veya bu şekilde yaklaşım gösterdi, gösteriyor.
Yeterli olup olmadığı tartışıladursun, bu defa kendimize gelmek istiyorum.
Yani bizler, bu kente yaşamak, ilişkin olarak türlü nimetlerinden istifade ettiğimiz halde, ne yapıyoruz?
Kabul edelim ki, Muğla’nın daha da temiz bir havaya kavuşması diyerek, titizlik gösterdiğimizi söylemek olası değil.
Özellikle çevrenin korunması noktasında.
Bir zamanlar uçsuz bucaksız ormanlarımız bugün, belirli alanlarda sıkışıp kalmışsa, kabul edelim ki yeterli hassasiyeti göstermedik.
Dünyanın en uzun kıyılarına sahip kent olduğumuz halde, korunması ve denizlerin kirlenmemesi için, duyarlılık gösterdiğimizi de söylemek olası değil.
Bacalarına kadar beyaz Muğla’yı geleceğe taşımak için azami gayret gösterilse de teknolojik şartların etkisi, karşımıza onanmaz engeller çıkardı, çıkarıyor.
İşte bu yüzden termik santrallerden enerji elde edilirken, havanın kirlenmesine boyun eğdik.
Bilinçli, bilinçsiz orman tahribatına, tüm gayretlerimize karşın yeterli önlem alamadık.
Sadece kendi bölgemize has bazı tarım ürünlerin değerlendirilmesinde, yaya kaldık.
Dünyada sayılı yerleşim merkezlerinden olduğumuz halde ne kültür balıkçılığı ne de çam balını istenilen düzeyde değerlendiremedik.
Kısaca, Allah’ın özene bezene yarattığı bir kentin yaşayanları olarak, tüm gayretlerimize karşın sahip olduğumuz her türlü varlığı ne koruyabildik, nede yeterince değerlendirdik.
Dolayısıyla bu kente yaşamanın bir bedeli vardır diyerek, üzerimize düşen görev layıkıyla yerine getiremedik.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.