Bir Kedinin Doğum Sancısı

Bu haber 03 Haziran 2014 - 0:11 'de eklendi ve 2.501 kez görüntülendi.
Namık Açıkgöznamikacikgoz@gmail.com

1975 yılına kadar hep kedimiz olmuştu. O yıl bir kedimiz yavrularını terk etmiş ve o yavrular gözümüzün önünde ölmüşlerdi. Bütün ev, günlerce o yavrucakların üzüntüsünü yaşamıştık. Hele rahmetli babamın üzüntüsü!… Hâlâ o üzüntünün etkisindeyimdir. O yıldan sonra evimizde hiç kedi olmadı. O acıyı yaşamak istemiyorduk; yoksa hepimiz kedi-köpeği çok severdik.

2 yıl önce oğlumun sokaktan aldığı bir kediyi bize bırakmasıyla kediler dünyama tekrar girdiler. Evimiz bahçeli olduğu için, tek kedide kalmadık tabii. Bahçemizdeki kediyi gören sokak kedileri geldi. Şu an, 3’ü evin içinde, 7’si bahçede, 2 yavru hem içerde, hem bahçede olmak üzere 12 kedimiz var.

Mesele bizim kedilerimiz değil…

Geçen gün, öğle vakti Kötekli’de, sürekli miyavlayan bir kedi gördük oğlumla… Oğlum biraz ilgilendi kediyle… “Karnı şiş. Galiba hamile ama ilgi istiyor gibi bir hâli var.” dedi. Ben de kedinin o hâli geçer diye kediyle ilgilenmedim ama aynı günün akşamı saat 20 civarında aynı kediyi aynı miyavlamayla görünce dayanamadım ve derdine çare bulmak için veterinerleri aradım. Sağolsun Nur hanım ilgilendi ama vakit geç olduğu için doğuma müdahale edemedi; bize çözüm yolu gösterdi. Nur hanım’ın yönlendirmesiyle, Büyükşehir Belediyesinin hayvan barınağına götürdük kediyi. Karnı davul gibiydi ama bir türlü doğuramıyor; çok acı çekiyordu.

Akşamın o vakti (saat 21.00 falandı galiba) Hayvan Barınağına vardık. Oradaki nöbetçi gençler (İsa ve Selim) çok ilgilendiler. Hemen Belediyenin veterinerine haber verdiler. Genç veteriner Ferit Kılıç, biraz sonra geldi ve kedinin sezeryanla doğum yapması gerektiğini söyledi. Kediyi ameliyata aldılar ve bize “Hocam sizin beklemenize gerek yok; biz sizi telefonla bilgilendiririz.” dedi.

Biz oradayken, bir kedinin ağzından kan geldiği haberini geldi telefonla. Nöbetçi görevli İsa hemen arabaya atlayıp kediyi bakım için alıp getirdi.

Saat 23.00 civarı, sevgili Ferit aradı ve kedinin 5 yavrusunun olduğunu; yavruların da anasının da durumunun iyi olduğunu söyledi. Büyük Şehrin bu hizmeti son derece övgüye değer bir şey… Muğla sokak hayvanları sahipsiz değil yani.

Hep söylerim: Medeniyetler, ölülerine, yaşlılarına ve hayvanlarına verdikleri değerle büyüktürler… Hayvan vakıfları kuran bir medeniyetin torunlarıyız. Kedi sevgisiyle tarihe geçen Ebu Hureyreler  (Kedi babası) ve ona bu lakabı veren bir dinin mensubuyuz.

Son zamanlarda, şunu da fark ettim; hayvan sevgisi, insanlara, insan olduklarını daha çok hatırlatıyor. Yani, kimin gerçek insan, kimin vahşi yaratık olduğunu, insanlara evcil hayvanlar, kısa yoldan öğretiyorlar.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.