BİR EĞİTİMCİYİ DAHA UĞURLADIK

Bu haber 06 Temmuz 2013 - 10:59 'de eklendi ve 1.209 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Yeni bir acı daha düştü yüreğimize.
Hem de kolayına silinmeyecek türden.
Nasıl silinsin?
Nasıl kayıtsız kalırsınız?
O yıllarca Türk Milli Eğitiminin daha çağdaş yapıya kavuşması diyerek öğrencilerini bu doğrultuda yetiştirmeye çalışmışsa, unutmanız o kadar kolay değildir.
Unutamazsınız.
Üstelik son yılları aynı kurum çatısı altında geçirmişseniz.
Yaşadığımız kent diyerek, nice sorunların çözüme kavuşması noktasında kalem oynatmış ve çeşitli söyleşilerde bulunmuşsanız.
Dedim ya onunla kader birliği etmişseniz, yokluğunu unutamazsınız.
O yok artık.
Zira ebedi istirahatgahına doğru yol aldı.
***
Bilmem kimden bahsettiğim kestirildi mi?
Eğitim Camiası ve Hamle Medya Grubu yayın Organlarını takip edenler, sanırım kimden dem vurduğumu anlamışlardır.
Ama yine de Oktay Kaya hocamız olduğunun altını çiziyorum.
Geçtiğimiz Çarşamba günü ebedi yolculuğuna uğurladığımız değerli hocamız.
Her ne kadar uzunca bir süre rahatsız olsa da onda o azim ve yaşama sevinci olduğu sürece daha uzun yıllar yaşar diyorduk.
Ne var ki yanıldık.
Peki, özde kimdi Oktay Kaya?
O Kars ilinde doğmasına karşın yıllar öncesinde öğretmen olarak Muğla’ya atanmıştı.
Akabinde Turgutreis lisesinde Edebiyat Öğretmenliğine başlar.
Şahsen gerek yönetici gerekse öğretmen olarak gözlemlerim, onun devamlı öğrencilerle haşir neşir içerisinde olduğuydu.
Özellikle Muğla şivesi ve dil konusunda hep uyarılarda bulunur.
Her Muğla’lının konuşma ve yazı dilinde e ve i hallerini yanlış kullanıp, telaffuz ettiğini belirtirdi.
Dolayısıyla anında ikaz eder.
Bundan böyle konuşma ve yazı dilimizi bu şekilde kullanmamız gerektiğini vurgulardı.
***
Derken aradan yıllar geçer.
O emekliliği seçmiştir.
Ama boş durmayı sevmez.
Bir taraftan küçük çapta ticaret yapar.
Yanı sıra topluma bir şeyler kazandırmak gerektiğini düstur kabul ettiği için, yerel bazdaki yayın organlarında yazılar yazardı.
Son yıllarda da Hamle Medya bünyesinde birlikte olduk.
Bir taraftan, kendine özgü diliyle günlük konuları işler.
Makalesinin sonunda mutlaka, yanlış kullanılan kelimelerin doğrusunu belirtirdi.
Kısaca, emekli olmasına karşın hizmette görevinin sona ermediği bilinciyle hareket ederdi.
Tek sıkıntısı, bilgisayar kullanmadaki zorluk.
Onun için günlük kaleme aldığı yazılarını elle yazar, dizgi bölümünde görevli arkadaşımıza iletirdi.
Kimi zamanda, kişi, kurum ve kuruluşlar bazında Hamle TV’de söyleşiler gerçekleştirmişti.
Aslında, tüm bu uğraşlara karşın hayatı kolay geçmez.
Eşi İstanbul’da olduğu için Hasan Nuri Öncüer Huzur Evinde kalmayı yeğler.
Yaklaşık 10 seneye yakın süre aynı yurtta kalır.
Ne var ki sağlığı yerinde değildir.
Hamle’ye geldiğinde sorardık.
Sağlığın nasıl hocam?
Çok sağlıklı olduğumu söyleyemem.
Belli ki yaşam onun için zordu.
Üstelik geçen sürede daha da zorlaşmıştır.
Zaten bir süredir makale yazamaması ve TV programı yapamaması bu nedendi.
Derken zil çalar.
Ve Oktay Kaya hocamız son noktayı koyar.
Toprağın bol, mekanın cennet olsun sevgili hocam.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.