Bir babanın isyanı

Bu haber 21 Aralık 2016 - 0:18 'de eklendi ve 636 kez görüntülendi.

manset-52010 yılında Bodrum Yalıkavak’ta işadamı Ahmet Bayer’in villasında hayatını kaybeden mankenler kraliçesi Aslı Baş davasının 28. Duruşması Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Dava ileri bir tarihe ertelenirken, Aslı Baş’ın babası Mehmet Yavuz Baş, 4 yıldır devam eden davanın sonuçlanmamasına tepki göstererek, “Bütün ifadeler, bütün alınan deliller onların cinayeti işlediğini gösteriyor. Ne bekleniyor, neden bu deliller değerlendirilmiyor, neden tutuklanmıyorlar anlamıyorum. Onlar serbestçe geziyorlar, biz hala bekliyoruz” diyerek tepkisini dile getirdi.

Kadir Tamer

2010 yılında Bodrum Yalıkavak’ta işadamı Ahmet Bayer’in villasında hayatını kaybeden mankenler kraliçesi Aslı Baş davasının 28. Duruşması Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Duruşmaya tutuksuz yargılanan işadamı Ahmet Bayer, Aslı Baş’ın babası Mehmet Yavuz Baş katıldı. Yaklaşık 4 yıldan bu yana devam eden davada yalan tanıklıktan haklarında dava açılan ve son duruşmada yeniden dinlenmeleri kararı alınan B.S. ve M.S. Almanya’da bulunmaları nedeni ile duruşmaya katılmadı. Mahkeme heyeti B.S. ve M.S.’nin Almanya’da ifadelerinin yazılı olarak alınmasına, duruşmanın ise 6 Nisan tarihine ertelenmesine karar verdi.

Acılı baba isyan etti

Kısa süren duruşma sonrasında adliye çıkışında açıklamada bulunan Aslı Baş’ın babası Mehmet Yavuz Baş yaklaşık 4 yıldan bu yana devam eden davanın sonuçlanmamasına isyan etti. Mehmet Yavuz Baş, “Bu davada her şey ortada. Ama bir türlü sonuç alınamadı. Mahkeme daha önce tanık olarak dinlenen kişileri tekrar dinlemek istedi. Ama onlar bu duruşmaya gelmediler. İfadelerinin orada alınarak zaman kazanmak, mahkemeyi sürünceme de bırakmak istiyorlar. Bunların taktikleri hala devam ediyor. Kızımın ölümü 7. senesine giriyor. Bütün ifadeler, bütün alınan deliller onların cinayeti işlediğini gösteriyor. Ne bekleniyor, neden bu deliller değerlendirilmiyor, neden tutuklanmıyorlar anlamıyorum. Onlar serbestçe geziyorlar, biz hala bekliyoruz” diyerek tepkisini dile getirdi.

Aslı Baş ailesinin avukatı Fahri Safa Küpçü, ise, “Yalan tanıklıktan sanık olan B.S. ve M.S. daha önceden mahkemenin aldığı kararla yeniden dinlenmeleri amacıyla bu duruşmaya çağırılmışlardı. Ancak yurt dışında oldukları gerekçesi ile duruşmaya katılmadılar. Tabiri caizse atış serbestken atış kolaydı. O zaman tanık sıfatıyla istediklerini, istedikleri şekilde söyleyebiliyorlardı. Şimdi artık sanık sıfatıyla burada ifade verecekler. Tabi bu biraz daha zor bir süreç. Yurtdışında oldukları için bizim hukukumuzda yurtdışından zorla getirme gibi bir hüküm yok. Almanya’da ikamet ettiklerine dair bir bilgiyi diğer sanıklar verdiği için Almanya’ya şu aşamada yazı yazılacak ve ifadeleri orada alınacak. İşin ciddiyetinden dolayı bizde o duruşmaya katılmayı düşünüyoruz. Görgü tanığı olup olmadıkları bizde net değil. Verdikleri beş ifade var. Beşi de birbirinden farklı. Ortada beş benzemez ifade var. Bir çalışılmış tanıklık diyebiliriz. Buna itiraz etmiştik daha önce ama ciddiye alınmadı. Dosya Yargıtay’dan döndü. Yargıtay bunlarında sanık olarak bu dosyada yargılanması gerekir dediği için şu an bu dosyada yargılanmaya başladılar. Fakat duruşmaya gelmediler. 6 Nisana kadar eğer yetişirse bu kişilerin ifadesinin Almanya’da alınması sağlanacak. Biz bundan çekinmiyoruz oraya kadar gideriz. Çünkü soracağımız sorular var” dedi.

Platform üyeleri yalnız bırakmadı

Bu arada Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu üyeleri duruşma öncesi adliyeye gelerek, Aslı baş ailesine destek verdiler. Adliye binası önünde bir açıklama yapan platform üyeleri son dönemde artan kadın cinayetlerine tepki gösterdiler. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu adına açıklama yapan Nida Sanem, “Aslı Baş 2010 tarihinde Bodrum’da Ahmet Bayer’in villasında hayatını kaybetti. Yıllardır devam eden davada birçok kez raporlarla olayın bir cinayet olduğu ortaya koyulmuş olsa da, Türkiye’nin sayılı zenginlerinden biri olan Ahmet Bayer ve ailesinin yargılandığı davada gerçeklerin üstü örtülmeye çalışıldı. Biz Aslı Baş için adalet sağlanana dek bu davanın takipçisi olduğumuzu ifade etmek için buradayız. Geçtiğimiz kasım Ayında 28 kadın öldürüldü, 18 kadın cinsel şiddet uygulandı. Kendi hayatlarına dair karar vermek isteyen kadınlar işkencelere maruz kalıyor, ölümle burun buruna geliyorlar, hatta öldürülüyorlar. Kadınlar işyerlerinde, evlerinde kamu alanlarında, okullarında, toplu taşıma araçlarında cinsel şiddete maruz kalıyorlar. Bizler yaşam hakkımız, özgürlüğümüz ve laiklik için direniyoruz. Direnmeye devam edeceğiz. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu olarak tüm kadınlar haklarını kazanana kadar mücadelemize devam edeceğiz” dedi. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun açıklamasına CHP Kadın Kolları üyeleri de katılarak destek verdi. Açıklamanın ardından platform üyeleri sessiz bir şekilde dağıldılar.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.