Bir Adım, Bir Nefes, Bir Süpürge…

Bu haber 15 Kasım 2017 - 1:48 'de eklendi ve 1.155 kez görüntülendi.
İdris Koçidriskoc@hamlegazetesi.com.tr

 İdris KOÇ

İnsanlık adeta hız çağında yaşıyor. Bu, belki de teknolojinin sağladığı imkanların bir neticesi. Kısa zamanda bir yerlere, saniyeler içinde bilgiye ulaşabilme kolaylığı çağın en önemli özelliği oldu.

Hız, diğer taraftan insan ilişkilerinin de bir özelliği: Acele, telaş ve özensizlik…

İnsanımız koşuşturma ve bir yerlere, bir şeylere yetişme telaşı içinde hayatın anlamını unuttu. İşinden, eşinden, dostundan zaman çaldıkça; kendisi için zaman biriktirdikçe daha huzursuz olmaya başladı. İnsanlardan ve gereksiz gördüğü şeylerden arttırdığı zamanlarda, kendi mutluluğu için bir şey yapamaz oldu.

Geçen hafta “Yavaş güzeldir.” derken yavaşlamaktan kastım; tabi ki işleri yavaşlatmak değildi. Yavaşlamaktan kasıt; görmek, duymak, işitmek, dinlemek, dinlenmek, fark etmek ve nefes almak…

Bütün bunları düşünürken, Michael Ende’nin keyifle okuduğum ve zaman kavramını farklı bir kurguyla işleyen kitabı Momo’yu tekrar elime aldım.

Kendisine yöneltilen sorulara hemen cevap vermeyerek düşünen, cevap vermesi gerektiğine inanırsa, daha da uzun düşünerek soruları öyle cevaplayan İhtiyar Çöpçü Beppo’ya göre dünyadaki bütün anlaşmazlıklar, kasıtlı veya kasıtsız, aceleye getirilerek söylenmiş birtakım yalan yanlış sözlerden kaynaklanmaktaydı.

İhtiyar Çöpçü Beppo, hikayenin kahramanı Momo’ya acele ve telaşı şöyle anlatıyor: “Bak Momo, ne oluyor, biliyor musun? Bazen önüne upuzun bir cadde çıkıyor. Öyle uzun ki, insan bunun sonu gelmez sanıyor. O zaman acele etmeye başlıyorsun. Gittikçe daha çok acele ediyor insan. Her önüne baktığında yolun hiç de kısalmamış olduğunu fark ediyorsun. Daha hızlı ve daha gayretli çalışıyorsun; sonunda nefesin kesilip güçsüz kalıyorsun. Ve cadde hâlâ upuzun bir şekilde seni bekliyor.”

Bu tespitlerden sonra ihtiyar Çöpçü Beppo’nun  küçük Momo’ya  nasihati ise şöyle:  “İnsan caddenin tamamına bakıp hemen bir karara varmamalı. Her zaman adım adım ilerlemeli. Sürekli olarak bir adım sonrasını düşünmeli, bir adım, sonra derin bir nefes, sonra bir süpürge.İşte o zaman hayat zevkli olur. Önemli olan işini iyi yapmaktır. Bir de bakarsın ki adım adım bütün yolu bitirmişsin. Nasıl olduğunu anlamadan ve yorulmadan. Önemli olan da budur.

Giymediğimiz elbiseler, okumadığımız kitaplar, harcamadığımız paralar, ziyaret etmediğimiz yakınlar birikmekte. Sürekli ertelediğimiz planlarımız var. Bir türlü arayıp hal hatır soramadığımız dostlarımız var.

Tozlanan eşyalarımız var.  Kullanmadığımız salonunu temizlemek için gündelikçi aldığımız evlerimiz ve evin küçük oturma odasına sıkıştırılmış bir hayatımız var.

Sürekli zamanımız olmadığından, yetişemediğimizden, yoğunluğumuzdan, yorgunluğumuzdan yakınmaktayız. İple çektiğimiz Cuma’lar, haftaya başlama stresine kurban giden Pazartesi’ler var.

Bir gönül yorgunluğu, zihin yorgunluğu, biraz da beden yorgunluğu almış başını gidiyor. Çare ise ihtiyar Çöpçü Beppo’nun formülü:

Bir adım, sonra derin bir nefes ve sonra bir süpürge…

İşte, işleri güzel yapmanın ve hayatı yorulmadan, insanları yormadan keyifle yaşamanın formülü…

Aslında fantastik bir çocuk romanı olan, ancak bir yetişkinin bile zaman kavramı konusunda başka yerde bulamayacağı bir içeriğe sahip Momo’ya tekrar dönelim: “Zamanı ölçmek için takvimler, saatler yapılmıştır, ama bunlar bir şey ifade etmez. Herkes çok iyi bilir ki, bazen bir saatlik süre insana bir ömür gibi gelirken, bazen de göz açıp kapayıncaya kadar geçip gider zaman. Zamanın bu garip kısalığı-uzunluğu, o saat içinde yaşanan olaylara bağlıdır. Çünkü zaman, yaşamın kendisidir. Ve yaşamın yeri yürektir.”

Evet, yaşamın yeri yürektir. İçten davranarak, gönülden severek, dostun-milletin acısını ve derdini yürekte hissederek, zihnimizin arkasında başka hesaplar yapmadan; yormadan ve yorulmadan yaşamak…

Ve tabi ki unutmadan; bir adım, sonra derin bir nefes ve sonra bir süpürge…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
özer koyuncu 15 Kasım 2017 / 10:45

Allah razi olsun İdris hocam. Sen yazmaya devam et inşallah ,biz zevkle bu güzel Yazılarini okumaya devam edeceğiz inşallah Fethiye’den selamlar