Bin Seneden Beri İlk Defa Başkanını Halkımız Seçecek

Bu haber 09 Temmuz 2014 - 23:44 'de eklendi ve 1.158 kez görüntülendi.
Hüseyin Nizamoğluhuseyinnizamoglu@hamlegazetesi.com.tr
Nerede Kalmıştık

Selçuklular ve Osmanlı döneminde hakanlar ya savaş kazanarak veya aileden devam ederlerdi. Cumhuriyet dönemine geçişte bu usulü çok partili demokrasi şekline geçmek birkaç defa denendi. Ancak dinde reform yapılması fikri ağır basıyordu. Her kurulan ikinci parti mecburen dindar çoğunluğu kendiliğinden arkasına alıyordu.

Lider Mustafa Kemal Paşa, partiler üstü kalması için verilen sözleri elbette bu şartlarda kabul edemezdi. Çok arzu etmesine rağmen bir türlü çok partili hayata geçilemedi. Bu durumda elbette kendiliğinden gizli veya açık muhalefet doğuyordu. Bir sürü Osmanlıdan devir eden dalkavuk ve masonluğa bulaşmış kişilerin kabinede yer almasına da mani olunamadı. Yönetim, Osmanlı döneminin hatalarını tamamen din ve devlet birliğinden ileri geldiğini savunanlar çoğunlukta idi. Tek partinin bütün hatalarını halk çoğunluğu bir türlü kabul edemiyordu.

Tek parti öyle çıkmaza girdi ki, artık açıkça dine karşı savaş anlamına gelebilecek hataları savunmaya da başladı.

Yönetime yön veren tarikat veya guruplar da çok yanlış yaptırıyorlardı. Ezan’ın Türkçe okunmasını hala savunanlar

halktan hiç destek görmüyor.

Bu azınlık Atatürk’ten sonrada aynen değil de daha fazla baskı uygulamıştır. 1940’lı yıllarda evlerde din öğrenmek için dahi elifba bulunması yasaktı. 1950 yılında biz yaştakiler asker iken, kıyıda kenarda kalmış din öğretici kitaplar görüyorduk. İlk zamanları yasak iken, Demokrat Parti iktidarında bu yasak kalkmıştı. Bu kitaplar Atatürk sağ iken okutulmuş ve daha sonra yasak edilmiş ki, depolardan çıkıyordu.

Anlatmak istediğim şudur; bin seneden beri bir türlü başkanını halk seçemedi. Birileri güya yetkisini kullanıp filan kişi şef veya Cumhurbaşkanı olacak… Emriniz olur Paşam… İnönü’yü milli şef olma emrini veren birinci ordu, 27 Mayıs’tan sonra, Cevdet Sunay’ı emirli seçtiren, Korutürk’ü seçtirenler gene askerlerdir. Kenan Evren ihtilalle geldi. Turgut Özal’ı, Demirel’i, Nejdet Sezen’i askerler emir vererek seçtirdiler. Hiç baskı olamadan seçilen Abdullah Gül’dür. Onun seçiminde de bin bir tür oyun oynanırken, çoğunluk partisi; artık bundan böyle Cumhurbaşkanını halkımız seçecek kararı almak zorunda kalmıştı. 2007’deki seçimin halk oylaması ile yapılması beklenirken, MHP meclise ilk girince, Mecliste 367 rakamını destek olduğu için eski usulde seçim yapıldı.

Şimdi 2007’de yapılan değişiklikle ilk defa başkanını halkımız seçecektir. Bin yıldan beri ilk defa başkanı halk seçiyor. Dolayısı ile seçilecek olan ille de başkan olacak.

BAŞKANLIK NE GETİRECEK?

Evvela, kabine meclis dışından da olabilecek… Ülkenin uzun dönemde menfaati için alınan kararları değiştirmeyi düşünen bile bulunmayacak. Dış ülkelere yurt aleyhine casusluk edenler varsa, bunların ne olacağını anayasa cevaz verecek.

Bu seçimde Ak Parti’nin adayına oy verenler ayni zamanda yeni anayasa yapılmasına da söz vermiş olacaktır.

Demokrasi geldikçe ülkenin itibarı artacak. Bu konuda çatı veya toplama kişiler için ömür tüketmemeliyiz. Bu seçimde ülke sorunları en önde gelmelidir. Bu önemli konu için daha ilerde yazacaklarımız olur diyorum ve konuyu izninizle değiştirip geciken tebrikleri sunuyorum.

MUĞLA VE MENTEŞE’DE GECİKEN TEBRİKLERİMİ ÖZÜR DİLEYEREK SUNUYORUM

Büyükşehir Belediye Başkanlığını kazanıp makamına, görevine başlayan Dr. Osman Gürün’ü tebrik ediyorum ve hizmetlerinde başarılar diliyorum…

SITKI KOÇMAN ÜNİVERSİTESİ Rektörlüğüne tekrar başlayan Prof. Mansur Harmandar’ı tebrik ederek vazifesinde başarılar diliyorum. ( Kendisine bu seçimde hiç art düşünmeden destek olan güzide insanları da ayrıca tebrik ederek, kendilerinin ülkenin ihtiyacı olan örnek birliği sağladıkları için duygularımı iletiyorum) MENTEŞE İLÇE BELEDİYE seçimini kazanıp görevine devam etmekte olan, Mühendis Bahattin Gümüş Bey Efendiyi tebrik ederek başarılar diliyorum…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
asi 11 Temmuz 2014 / 00:11

SAYIN NİZAMOĞLU YANDAŞ OLDUĞUNUZ HİÇ BELLİ OLMUYOR.
BAŞKANLIK SİSTEMİ GELİRSE PKK ELEBAŞLARININ İSTEKLERİ YERİNE GELMEYECEKMİ, TEHDİTLERİ HER GEÇEN GÜN BÜYÜYOR. DOĞU VE GÜNEYDOĞU BÖLÜNECEK KÜRDİSTAN OLACAK SİZİN ÇOKMU HOŞUNUZA GİDECEK.