Bilimsel Eczacılığın 178. yılı

Bu haber 15 Mayıs 2017 - 0:18 'de eklendi ve 346 kez görüntülendi.

Muğlalı eczacılar Bilimsel Eczacılığın 178. yılı kutladı. Kutlamalar çerçevesinde sabah Atatürk Anıtına çelenk sunumu yapan eczacılar daha sonra kahvaltıya geçti. Buradaki programda meslekte 25 yılını dolduran Yener Eczanesi Sahip ve Mesul Müdürü Ecz. Bahar Yener’e plaket verildi.

Muhittin Direk

Muğlalı eczacılar Bilimsel Eczacılığın 178. yılı kutladı. Kutlamalar çerçevesinde sabah Atatürk Anıtına çelenk sunumu yapan eczacılar daha sonra kahvaltıya geçti. Buradaki programda meslekte 25 yılını dolduran Yener Eczanesi Sahip ve Mesul Müdürü Ecz. Bahar Yener’e plaket verildi.

Kutlamalar nedeni ile bir açıklama yapan Eczacılar odası Başkanı İbrahim Ertürk, “Ülkemizde modern-bilimsel eczacılığın kuruluşunun 178. yılı dolayısıyla gerçekleştirdiğimiz basın toplantımıza hepiniz hoş geldiniz. Tarihi ilaçla başlayan, kökleri yüzyıllara dayanan bir mesleğin mensuplarıyız. Ancak Türkiye’de eczacılığın usta-çırak ilişkisi içerisinde öğrenilen bir meslek olmaktan çıkarak akademik bir mesleğe dönüşmesi 1839 yılının 14 Mayıs’ında Mekteb-i Tıbbiye içerisinde açılan eczacılık sınıfına dayanıyor. O günden bu yana yaklaşık iki yüzyıldır halk sağlığını merkeze alan bir perspektifle, sağlığın bireysel ve toplumsal tam bir iyilik hali olduğunun bilinciyle hizmet veriyoruz. Sağlık sisteminin kurucu öznelerinden biri olarak Türkiye’nin dört bir köşesinde hayatın her alanına dokunarak ülkemize ve insanlarımızın sağlığına değer katıyoruz. Dün ve bugün olduğu gibi yarınlarda da insan, toplum ve doğa yararına sağlık, ilaç, eczacılık hizmeti üretmeye devam edeceğiz” dedi.

Başkan Ertürk açıklamasına şöyle devam etti, “Ülke olarak en büyük sorunlarımızdan biri de işgücü planlaması yapmak konusunda maalesef hala önemli eksikliklerimizin bulunmasıdır. Türkiye’nin pek çok Avrupa ülkesine göre genç ve dinamik bir nüfusa sahip olması bir yandan avantajlar sağlarken diğer yandan ciddi dezavantajları da beraberinde getirmektedir. Bu dezavantajların başında yükseköğretim görmüş nitelikli işgücünün işsizlik, güvencesizlik ve değersizleşme olgusu ile karşı karşıya kalmasıdır. Elbette ki yurdumuzun kalkınma ihtiyacına ve yükseköğretim çağ nüfusunun taleplerine cevap vermek amacıyla yeni üniversite ve yüksekokullarının açılması zaruridir. Ancak mesleki bir alanın insan gücü ihtiyacı gözetilmeden mevcut üniversitelerin kontenjanlarında artışa gidilmesi ve üniversite sayısının her geçen gün artması işsizlik sorununun kronikleşmesi anlamına gelecektir. Eczacılık eğitimi alanına bakıldığında Türkiye’de 2000’li yıllar boyunca Eczacılık Fakültelerinin sayısı hızlı bir şekilde yükselmiştir. 1970’lerden 2000’lerin başına 7-8 Eczacılık Fakültesi varken bugün 37 Eczacılık Fakültesi vardır. 2001-2002 döneminde 4000 civarında eczacılık öğrencisi, 700 civarında mezun varken bugün öğrencisi sayısı 10.000’lere, mezun sayısı 1400’lere ulaşmıştır. Bu kadar sayıda Eczacılık Fakültesi’nin varlığının istihdam edilebilirlik açısından ne gibi sonuçlar doğurduğunu, doğuracağını dikkatle incelemek gerekir. Yeni kurulan Eczacılık Fakültelerinde fiziksel altyapı ve donanım eksikliğinin ötesinde en zayıf noktalardan birini eczacı öğretim üyesinin yetersizliği oluşturmaktadır. Bu durumun eczacılık eğitiminin kalitesinde bir düşme yaratacağı açıktır. Bu anlamda YÖK’ün mevcut durum ve uzun vadeli projeksiyonla tutarlı bir yükseköğretim politikası geliştirerek, yeni Eczacılık Fakültesi açılmasına cevaz vermemeye ve mevcut olanların kontenjanları azaltmaya çağırıyoruz.

Son olarak Ban Öztürk, “Türkiye, eczacının bir eczanenin sahibi ve sorumlu müdürü olduğu, eczane zincirlerinin olmadığı, ilacın marketlere düşüp eczacının market çalışanına dönüşmediği ender ülkelerden biridir. Bu sadece biz eczacılar açısından değil ülkemiz açısından da büyük bir nimettir. Zincir eczane, market eczane uygulamaları halk sağlığını riske atmak demektir. ABD’de 2009 verilerine göre % 65’lere ulaşan ilaç zehirlenmelerinin başta gelen nedenlerinin reçetesiz ilaç, ilaç reklamı ve market eczaneler olduğu bizzat Amerikan İlaç ve Sağlık Dairesi (FDA) tarafından kabul edilmiştir. Türkiye’de de zehirlenmelerin % 67’sinin ilaç kaynaklı olduğu Ulusal Zehir Danışma Merkezi (UZEM) tarafından tespit edilmiştir. Bilinçsiz ilaç kullanımı sonucunda zehirlenme oran % 70 civarındadır.

Ülkemizde de bir süredir zincirin önünü açacak girişimlerde bulunulmaktadır. Bugün tamamen masum amaçlarla hareket ettiklerini iddia ederek farklı adlar altında süslü projeleri yürürlüğe koyan ve bazı eczaneleri bu projelere dâhil eden kimi çevrelerin fiili zincir oluşturma çabaları ile karşı karşıyayız. Ancak Türkiye’de eczacılığın genleriyle oynayacak, eczaneleri ayrıştıracak ve meslekî dayanışmayı zayıflatacak, toptan ilaç ve eczane perakendeciliği gibi uygulamalarla eczanelerin sahiplik yapısını değiştirerek zincirin önünü açacak bu tür projelere geçit vermeyeceğimizi buradan ilân etmek istiyoruz. Bu noktada değerli meslektaşlarımızı, Kooperatif Aidiyet Yılı ilân ettiğimiz 2017’de kendi öz-varlığımız, öz ekonomik örgütlenmemiz olan Eczacı Kooperatiflerinin şemsiyesi altında toplanmaya, kooperatiflere güç vermeye ve mesleki geleceğimizi birlikte kazanmaya davet ediyoruz.  Tüm meslektaşlarımızın 14 Mayıs Bilimsel Eczacılık Günü’nü kutluyor;  halkın gözü kulağı olarak ilaç ve eczacılık alanındaki gelişmeleri dikkatle izleyip, toplumu doğru bilgilendirme ve kanalize etme noktasında bizlerden desteğini esirgemeyen değerli basın mensuplarına bir kere daha teşekkür ediyoruz. Halkımıza sağlık dolu günler diliyoruz”.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.