Bilim Adamından Rahatlatan Açıklama

Bu haber 08 Mayıs 2014 - 23:54 'de eklendi ve 865 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

İnsanoğlunun yaşamı boyunca karşılaştığı tehlikelerin başında yer sarsıntısı, yani depremlerin geldiğinde en küçük şüphe yok.

Aksi düşünülemez.

Dünyanın varoluşundun günümüze mevcut kıtalar üzerinde konuşlanan ülkelerde görülen depremler, kimi zaman normal seyrederken, bazı yıllarda tahminlerin üzerinde hasar yaratmıştır.

Bu yüzden geçmişe dönüp baktığımızda, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu birçok ülke aynı depremlerin etkisinde kalmış.

Sonrasında maddi kayıpların dışında, kimi zaman telafisi mümkün olmayan acılar yaşanmıştır.

Şüphe yok ki, benzer tehlikenin sıkça görüldüğü yerleşim merkezlerinde biri Akdeniz ve Ege Bölgesi.

İlişkin olarak Muğla’dır.

Bunun nedeni, önemli deprem kuşağı üzerinde bulunmalarıdır.

İşte bu yüzden, geçmişte yaşanan depremler ve sonrasında ortaya çıkan korkunç manzaralardan etkilenen halk, gelecek adına adeta diken üstündedir.

Hele, kimi zaman aynı bölgede incelemelerde bulunan ilim adamlarının;

“Ege Bölgesinde er veya geç, Richter ölçeğine göre en fazla 6.5 şiddetinde bir deprem olacaktır” açıklaması, endişe ve korkuyu tetiklemiştir.

Her ne kadar halk, aynı açıklamalar sonrasında fazla endişe duymuyor şeklinde yorumlansa da, hiç korkmadığı anlamına gelmez.

Elbette konuya ilişkin verilere dayanarak açıklamalar yapan bilim adamlarına itibar edilmiyor değil.

Sonuçta meydana gelen depremdir.

Ve de hiç şakası yoktur.

***

Buna karşın son olarak, bölge insanının daha bir rahat olmasını sağlayan açıklama Deprem Bilimci Prof.Dr. Ahmet Ercan’dan geldi.

Ercan açıklamasını, İzmir’in Seferihisar ilçesi açıklarında geçtiğimiz gün 4.0, aynı akşam Bodrum’da 4.0, ve sonrasında irili ufaklı 70 sarsıntının meydana gelmesi üzerine yapıyor.

Bu arada Kandilli Rasathanesinden alınan bilgiye göre Datça-Yakaköy’de 3.0. Büyüklüğünde bir başka sarsıntı oluyor.

İşte Ege Bölgesinde meydana gelen depremleri değerlendiren Prof.Dr. Ahmet Ercan;

Deprem fırtınasının olduğu kırığın yaşlı bir kırık olduğunu belirterek, Kuzeydoğu İslamköy’e doğru gidiyor. Deprem fırtınasının illa bir depremle sonuçlanması beklenmez.

Ancak üretebileceği ün büyük deprem de 4-4.5 en fazla 6.2 olur.

Uzunca süreden bu yana aynı bölgede incelemelerde bulunan bilim adamlarından Prof.Dr. Ahmet Ercan’ın da altını çizdiği gibi adı geçen bölgeler, az veya çok deprem riski yaşayan yerleşim merkezleri.

Buna karşın halkın daha bir rahat etmesini sağlayan, Richter ölçeğine göre daha az şiddette oluşacak olması.

Yapılan açıklamalar, bu şiddetteki depremlerin önemli hasarlar yaratmayacağı şeklinde olunca, bölge halkı sakinliğini koruyor.

***

Bu arada, Prof.Dr. Ahmet Ercan, Antalya Körfezinde meydana gelen depreme değiniyor.

Konuya ilişkin yaptığı açıklamada;

Antalya Körfezinde, Karadan 60-63 KM açıkta, 51-90 KM derinde, 4.4 büyüklüğünde bir deprem oldu.

Ardından Fethiye’de 4.1, Bodrum’da 4.0 şiddetinde depremleri gördük.

Antalya depremi, güneyden Anadolu yarımadası altına Kıbrıs Yayı boyunca dalan dilimi üzerinde oluşmuştur.

O nedenle Antalya karasında bir kırık oluşması beklenemez.

Derine dalan dilim üzerinde olduğundan yüzeydeki etkisi de az olur.

Depremlerin ana kaynağı, güneydeki Afrika kaynağının 4 yıldan beri Adriyatik-Ege Denizi ile Batı Anadolu altına dalış hızındaki artıştır.

Güney Ege Dalma Batma Kuşağının Yunanistan batı yakasında etkileşen kaktırmalar, önce Girit Adası dolayında orta Ege’ye, son 15 gündür de Türk sularına doğru kaymaktadır.

Gelecek günlerde depremlerin Mersin, Adana, Çukurova, Hatay önlerine kayması şaşırtıcı olmaz.

Bu olay tüm Anadolu Yarımadasını germektedir.

O nedenle Anadolu’da taşma eşiğine dek gerilmiş kırıklarda tetikleme yaparak kırılmalar eşiğinde deprem yaparsa, beklenmedik bir davranış olmaz.

Kişisel olarak, Güney-Batı Anadolu ile Antalya dolayında büyük deprem beklemiyorum.

***

Görünün o ki, Prof.Dr. Ahmet Ercan’a göre Akdeniz ve Ege Bölgesini kapsayan kuşak üzerinde, büyük hasara neden olacak deprem gözlenmiyor.

Dolayısıyla bu durum, geçmişten günümüze çeşitli sarsıntılarla yüz yüze gelen bölgeler halkı adına sevindirici.

Yine de yapılması gereken, aynı bölgeler halkının yapılaşmada azami dikkat göstermeleri.

Her iki bölgede yer alan yapıların tekrar gözden geçirilmesi.

Yeni yapılaşmaların da belirlenen şartlar içerisinde oluşturulması.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.