BİLE BİLE İNTİHAR

Bu haber 15 Kasım 2011 - 0:00 'de eklendi ve 623 kez görüntülendi.
İsmail Ataseverismailatasever@hamlegazetesi.com.tr

Ulusal bazda yayın yapan gazetelerin birinde bir haber.
Bu bayramda trafik terörü daha az can aldı!
Aslında mizahi bir yaklaşımla mı bu haber yapıldı, yoksa geçmiş bayramlarda yşanan daha fazla can kaybına istinaden mi kaleme alındı kestiremedim ama üzüntü verici.
Ne demek, bu defa trafik terörü daha az can aldı!
Oysa, geçen Kurban Bayramında yitirdiğimiz insanımız sayısı 63.
Bu anlayışa göre 63 değil daha fazla mı olması gerekiyordu?
Bırakın aynı rakamı bir kişinin bile trafik kazasında canından olması, acı bir kayıptır.
Zaten, bir taraftan terör eylemlerinde yitirdiklerimiz, diğer yandan Van ili ve çevresinde meydana gelen depremde kaybettiğimiz vatandaşların acısı yetip artarken, bir de trafik kazasında hayatını kaybedenlerin acıları daha bir depreştirmedi mi?
Üzerimizde kara bulutlar dolaşırken bu tür kazaların eklenmesi, hepimizi kahretmiyor da ne yapıyor?
Sonra, kazalar sonucu sönen ocakları düşünelim.
Yetim ve öksüz kalan çocuklar.
Evladını yitiren ana ve babalar.
Eşinden olan dullar.
Bunlar acı vermedi mi?
Üstelik, günlük hayatta karşılaştığımız kazalara, böylesine önemli günlerde meydana gelenler eklenince.
Onun için, bu bayramda trafik terörü daha az can aldı haberi, halkın haber alma hakkıyla örtüşen bir yaklaşım olmaktan çok uzaktır.
Bu düpedüz, kimler nasıl bir yaklaşım içerisinde olsa da, “kaş yapayım derken göz çıkarmaktan” başkası değildir.
Belki, geçmiş bayramlara oranla trafiğe daha az kurban verdim ama neticede kaybolan 63 candır.
Hangi dil, din ve ırktan olursa olsun, bu tür kazalarda insanların hayatını kaybetmesi, elbette üzüntü vericidir ama yitirilenler bizim insanımız olunca, daha bir üzüntüye gark olmamak mümkün değildir.
***
Peki nedendi?
Neden, böylesine önemli günlerde yollar kan gölüne dönüyor?
Neden medya organları hava tahmin raporu verir gibi, trafik kazalarından dem vuruyor?
Acaba, başka ülkeler içinde durum aynı mı?
O ülkelerin, kendilerince önem arzeden günlerinde, bizdeki gibi trafik kazaları olmakta mıdır?
Oralardaki can kayıpları, bizim yitirdiklerimiz düzeyinde midir?
Yoksa, yok denecek kadar az mıdır?
Türkiye, bizatihi takip ettiğimiz kadarıyla bu alanda bir rekorun sahibi olduğuna göre, bizde bir eksiklik var demektir.
Eksiklikten öte, trafik kurallarını ihlal ve karşısındakine saygısızlık söz konusudur.
Aksi olsaydı, direksiyonun başına geçenler, karşısındakini hiçe sayarcasına araç kullanmaz.
Trafik kurallarını altüst etmezdi.
Ama alkollü aracın üzerine çıkar, tabir yerindeyse olanca gücünüzle gaza basarsanız, elbet kontrolü kaybeder.
Hem kendiniz hem de karşınızdakinin hayatını riske atarsınız.
Zaten atıldığı için değil mi, bunca kazalar.
Akabinde gelen ölümler.
***
Meselenin daha çarpıcı yanı ne biliyor musunuz?
Bu tür kazaların çokluğu nedeniyle bayramlardan korkar olduk.
Nasıl olmazsınız?
Her bayramda sayısız ölümler.
Akabinde sönen ocaklar.
Halbuki bizler için çok anlam taşıyan bu günlerde, daha bir mutlu olmak için acılar yaşanmaması gerekirdi.
Ölümler asla.
Onun için, kim ne derse desin bayramları korku ve endişe içerisinde beklemeye başladık.
Acaba bu bayramda trafik terörüne kaç kurban vereceğiz! sorusu zihinlerden çıkmaz oldu.
Hal böyle olunca diyoruz ki, bu durum bile bile intihar değilse ne?

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.